Naslı'dan İran Uyarısı
Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Ankara Şube Başkanı Türker Naslı, uluslararası toplum tarafından uygulanan ambargonun kalkmasının ardından başlayan yeni dönemde İran’la ekonomik ve ticari ilişkilerin doğru yönetilmesi gerektiği uyarısında bulundu.

İki ülkenin güçlü ekonomik ve ticari partnerlik için gerekli her türlü imkan ve kaynağa sahip olduğunu belirten Naslı, İran’ın aynı zamanda Türkiye’nin Orta Asya pazarlarına açılımında da en kısa güzergah oluşuna işaret etti. Naslı, TÜGİAD ailesi olarak Türkiye ve bölgesinin huzur ve refahı, kalkınma ve gelişimini, bu doğrultuda tüm komşularla barış ve iyi komşuluk ilişkilerini arzuladıklarını bildirdi. Bölge ülkeleri arasında kalkınmayı, ekonomik büyümeyi sağlayacak, refahı yükseltecek işbirliği imkanları ile yakından ilgilendiklerini söyleyen Naslı, bu tür işbirliklerinin geliştirilmesine katkı vermeyi de görev saydıklarını ifade etti.
“İKİLİ TİCARET HACMİ KAT KAT ARTIRILABİLİR”
Türkiye ve İran’ın bölgede çok özel bir yere sahip büyük ekonomiler olduğunu belirten Naslı, şunları söyledi:
“İran, tarihsel, coğrafi, kültürel açılardan köklü ilişkilere, derin bağlara sahip olduğumuz bir ülke. Nüfus ve yüzölçümü bakımından en büyük komşumuz. İki ülke arasında ekonomi ve ticaret alanında da güçlü bağlar bulunmaktadır. Türkiye ve İran arasındaki ticaret hacmi yaklaşık 10 milyar dolar olup, bunun 3,7 milyar dolarını bizim İran’a ihracatımız, 6,1 milyar dolarını da bu ülkeden yaptığımız ithalat oluşturmaktadır. İran, Türkiye ekonomisinde temel girdi olan ve ithalat faturasının en büyük bölümünü ödediğimiz petrol ve doğalgazda en büyük ikinci tedarikçi konumundadır. Türkiye’nin İran’a ihracatında önem arz eden başlıca ürün grupları ise altın, çelik profil, lif levha, otomotiv yan sanayi ürünleri, sentetik iplik, cam mutfak eşyası, mobilya ve beyaz eşya başta eşitli sanayi ürünleridir. Yani ikili ticarette Türkiye’nin İran’a, İran’ın da Türkiye’ye ihtiyaç duyduğu alanlar var. Türkiye ve İran’ın ekonomik potansiyellerini dikkate aldığımızda biz bu ürün yelpazesinin çok daha zenginleştirilebileceğine, iki ülke arasındaki ticaret hacminin çok daha yüksek düzeylere çıkarılabileceğine inanıyoruz. Biz, iki ülke arasında çok daha ileri ekonomik ilişkiler ve ortak pazarlara yönelik işbirliği için gerekli potansiyelin mevcut olduğuna da inanıyoruz. Ambargonun kalkması, bu açıdan son günlerde yaşanan önemli bir gelişme, tarihsel süreçte önümüze çıkan çok önemli bir fırsattır. İkili ticaret hacmi kat kat artırılabilir. Ekonomi ve ticarette iki ülke ilişkilerinin çok daha üst seviyelere çıkarılması için ortaya çıkan fırsat, devletimiz ve iş dünyamız tarafından çok iyi değerlendirilmeli, doğru yönetilmelidir.”
