Kadına Yönelik Şiddet Karşı Uluslararası Mücadele Günü
İzmir Barosu Kadın Hakları Danışma ve Hukuk Araştırmaları Merkezinden sorumlu Yönetim Kurulu üyesi avukat Nuriye Kadan, Türkiye'de son bir yıl içinde 238 kadının öldürüldüğünü söyledi.
Kadan, Baro Yönetim Kurulu ile Kadın Hakları Dayanışma ve Hukuk Araştırmaları Merkezi üyeleriyle birlikte İzmir Adliyesi Baro Birimi'nde düzenlediği basın toplantısında, şiddete maruz kalan kadın sayısı hakkında net bir bilgiye ulaşmanın mümkün olmadığını belirterek, her üç kadından birinin, yaşı kaç olursa olsun, şiddet gördüğünün bilimsel araştırmalarla kanıtlandığını ifade etti.
Kadına yönelik şiddetle mücadelenin bir gün değil, sürekli olması gerektiğini vurgulayan Kadan, 'Ülkede 2016 yılı başından şu ana kadar 238 kadın öldürüldü. Her yaştan, her şehirden, her kültürden öldürülen 238 kadın. Belki de bu açıklamayı yaparken sayı arttı. Kadınlar bu hızla öldürülmektedir.' dedi.
Kadına yönelik şiddetin ortadan kalkması için kadına yönelik ayrımcılığı besleyen, destekleyen uygulamaların ortadan kalkmasının zorunlu olduğunu dile getiren Kadan, şunları kaydetti:
'Kadına yönelik şiddetin ortadan kalkması için, toplumun temellerinin ve yönetimin gerçekten demokratik olması gerekli ve zorunludur. Kadına yönelik şiddetin ortadan kalkması için bizzat şiddetin aracı ve sonucu olan eril dil, kullanım dışında kalmalıdır. Tüm bunların gerçekleşmesi, devletin ve siyasal iktidarların sorumlulukları yüklenerek, tüm kurumlarının eş güdümlü çalışması ile gerekli sosyal politikaların yaşama geçirilmesi ile sağlanacaktır.'
Kaynak: AA
Kadına yönelik şiddetle mücadelenin bir gün değil, sürekli olması gerektiğini vurgulayan Kadan, 'Ülkede 2016 yılı başından şu ana kadar 238 kadın öldürüldü. Her yaştan, her şehirden, her kültürden öldürülen 238 kadın. Belki de bu açıklamayı yaparken sayı arttı. Kadınlar bu hızla öldürülmektedir.' dedi.
Kadına yönelik şiddetin ortadan kalkması için kadına yönelik ayrımcılığı besleyen, destekleyen uygulamaların ortadan kalkmasının zorunlu olduğunu dile getiren Kadan, şunları kaydetti:
'Kadına yönelik şiddetin ortadan kalkması için, toplumun temellerinin ve yönetimin gerçekten demokratik olması gerekli ve zorunludur. Kadına yönelik şiddetin ortadan kalkması için bizzat şiddetin aracı ve sonucu olan eril dil, kullanım dışında kalmalıdır. Tüm bunların gerçekleşmesi, devletin ve siyasal iktidarların sorumlulukları yüklenerek, tüm kurumlarının eş güdümlü çalışması ile gerekli sosyal politikaların yaşama geçirilmesi ile sağlanacaktır.'
