Darbe hazırlığı 2011‘de başlamış

Paralel yapının darbe girişimi hazırlıklarına MİT krizinin yaşandığı 2011'de başladığı ortaya çıktı. Uyuşturucu ticareti yapmaktan tutuklanan Mahmut Çelik, savcılar Öz ve Seçen’in, kendisini Erdoğan aleyhinde ifade için zorladığını açıkladı.

Darbe hazırlığı 2011‘de başlamış
Darbe hazırlığı 2011‘de başlamış
Uyuşturucu ticareti yaptığı iddiasıyla tutuklanan Mahmut Çelik, paralel yapı soruşturmaları kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na ifade verdi. Çelik emniyet, savcılık ve müfettişler aracılığıyla kendisinin, gözaltına alındığı dönem Başbakan olan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesi aleyhinde bilgi ve ifade vermeye zorlandığını, kabul etmeyince de kendisi ve ailesini kumpasın ortasında bulduğunu anlattı.

30 YIL HAPİS CEZASI ALDI


2011 yılında uyuşturucu ticareti yaptığı gerekçesiyle tutuklanan ve 30 yıl hapis cezasına çarptırılan Mahmut Çelik, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na paralel yapı soruşturmaları kapsamında'müşteki’ sıfatıyla ifade verdi. Çelik, savcılıkta verdiği ifadede çarpıcı iddialarda bulundu. Çelik, dönemin özel yetkili savcıları Fikret Seçen ve Zekeriya Öz’ün de aralarında bulunduğu bazı emniyet ve müfettişler tarafından kendisine, o dönem Başbakan olan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesi aleyhinde bilgi temin etmek için baskı uygulandığını öne sürdü. Çelik, ikili ilişkileri sayesinde İstanbul’da o dönem görev yapan Hrant Dink davasına bakan mahkemenin başkanı Erkan Canak’ın da aralarında bulunduğu bazı hakim ve savcıları tanıdığını ifade etti. Çelik, kendisine o dönem Dink cinayetine bakan mahkeme başkanı Erkan Canak hakkında bilgi sorduklarını söyledi. Çelik’in o dönem Dink cinayetine bakan mahkeme başkanı Erkan Canak ile Balyoz davasının gönderildiği mahkemenin başkanı Zafer Başkurt ile teması tespit edilmiş ve iki başkan da önce görevden alınıp daha sonra meslekten atılmıştı. Savcılık bu iddialar üzerine soruşturma başlatırken Çelik’in tutuklandığı uyuşturucu davası dosyasının yeniden incelemeye alındığı öğrenildi. Çelik’in suçladığı Seçen ve Öz’ün de bulunduğu savcılarla ilgili iddialar araştırılıp HSYK’ya bildirilecek. Çelik’in dile getirdiği iddiaların doğru olması halinde ise paralel yapının MİT krizinden önce Erdoğan’ı hedefine koyup koymadığı netlik kazanacak.

İkisinden de şikayetçiyim


Çelik, kendisine evrak imzalattıklarını belirterek, “Sonradan öğrendim ki o evrak gizli tanık olmak istediğime dair dilekçeymiş” dedi. Çelik, Başbakan Erdoğan ve çevresi aleyhinde bilgi toplamak için kendisinin kullanılmaya çalışıldığını söyleyerek, Öz ve seçen'den şikayetçi olduğunu ifade etti.

Öz'den ağır küfürler


Seçen’in teklifini kabul etmeyince Zekeriya Öz’ün konuşmaya başladığını ifade eden Çelik, “Öz bana hitaben,'Sen bu alçaklara neden güveniyorsun.'Senin Başbakanın ancak ben yattıktan sonra evinde yatabiliyor. Yoksa korkudan evinde yatamıyor’ dedi.”

İlk temas emniyetten


2010 yılında çiftlik işini yarıda bırakarak İstanbul’da bir kuyumcu dükkanı açtığını aktaran Çelik, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde o dönem görev yapan H.A, S.T M.N. ve E.D isimli polislerin dükkanın bir önceki kuyumcu sahibine 2.5 trilyon kaptırdığını öne sürdü. Polislerin bu parayı dükkânın yeni sahibi olduğu için kendisinden temin etmek istediklerini belirten Çelik, “Kabul etmeyince tekrar geldiler. H.A ve M.N'ye 10 bin dolar verdim” ifadelerini kullandı. Çelik H. A’nın başka bir tarihte tekrar gelerek istedikleri parayı vermezse kendisi ve ailesine operasyon düzenleyeceklerini söylediğini aktardı.

Onlara kadın ayarla


Teklifin devamında yaşananları aktaran Çelik şöyle devam etti: “Bana,'Sen Efkan Ala, Mücahit Arslan, Mustafa Erdoğan ve Hasan Yeşildağ hakkında bize bilgi ver. Onlarla ilişki halindesin. Onlara kadın ayarla. Bunlar hangi ihaleleri alıyorlar, kimlerle çalışıyorlar bilgi topla’ dediler. Ben Efkan Ala’yı tanımadığımı Mustafa Erdoğan’ı tanıdığımı ancak teklifi kabul edemeyeceğimi söyledim. Komiser H.A Erdoğan’a küfürler etti. Orada bulunan bir istihbaratçı polis bana,'Sen bunlara güveniyorsun. Bunların başına ne gelecek göreceksin’ diye bağırdı. Kabul etmeyince polis Narkotik Müdürü’ne ailemden kim varsa toplayıp gözaltına almasını söyledi.”