HDP'nin Seçim Bildirgesi

ANKARA - HDP, 7 Haziran seçimleri öncesinde "Büyük İnsanlık" olarak açıkladığı seçim bildirgesinin sloganını "Büyük İnsanlık Büyük Barış" olarak revize etti.

HDP'nin 7 Haziran seçimleri öncesinde hazırladığı bildirgenin giriş bölümünde "yeni yaşam kurma" çağrısı yapılırken yeni bildirgede "radikal demokrasi" çağrısında bulunuldu.

Demokratik bir hükümetin inşası için HDP'nin sorumluluk almaya hazır olduğu vurgulanan yeni bildirgede, 1 Kasım seçimlerinin "öz yönetimlere" dayalı demokratik Türkiye'ye açılan yeni bir kapı olabileceği savunuldu.

Yeni bildirgede eskisinden farklı olarak, ilk bölüm kadınlara ayrılırken, anadilde eğitim konusunda ısrarcı olunduğu ve kadınların kaç çocuk doğuracağına kadınların karar vereceği ifade edildi.

-Demokratik özerklik yerine öz yönetim

Yeni beyannamede "Kalıcı barış ve demokratik çözümde ısrarlıyız" başlığına yer verildi. Bu bölümde "barışçıl yöntemlerle, müzakere yoluyla, öz yönetim modeliyle Kürt sorunun çözüleceği ve Türkiye'nin demokratikleşmesinin önünün açılacağı" savunuldu.

HDP'nin önceki seçim bildirgesinde "demokratik özerklik" vurgusu yapılırken, yeni bildirgede bunun yerine "öz yönetim ya da yerinden yönetim" başlığına yer verildi. Bu bölümde özyönetimin 21. yüzyıl Türkiyesi'nin inşaası bakımından yaşamsal olduğu öne sürülerek öz yönetimin özerk ve demokratik yerinden yönetim modeli olduğu belirtildi.

Yeni bildirgede ayrıca "Tekçi değil demokratik Cumhuriyet" başlığına da yer verildi. Bu bölümde ise HDP'nin cumhurbaşkanının yetkilerini sınırlandıracağı ve sembolik düzeye çekeceği vadedildi.

Her iki bildirgede de "12 Eylül darbesinin ürünü olan MGK'nın anayasal ve yasal çerçevesi ortadan kaldırılacak. TCK'nın evrensel demokratik ilkelerle uyumlu olmayan bölümleri, TMK, iç güvenlik ve çeşitli isimler altında işleyen özel yetkilerle donatılmış mahkemeler kaldırılacak, bu mahkemeler tarafından uygulanan adaletsiz ceza sistemine son verilecek" ifadesine yer verildi.

Demokratik anayasa, Siyasi Partiler Yasası'nın demokratikleştirilmesi, yargı reformu yapılması, basın etik yasasının düzenlenmesi, koruculuk sisteminin kaldırılması, vicdani red hakkının yasalaştırılması gibi vaatler her iki bildirgede de yer buldu.

Eski bildirgede, "Göçmenlere insana yaraşır muamele" vadedilirken yeni bildirgede sığınmacı ve mültecilere yer verildi. Bu bölümde Türkiye'de 2 milyonu Suriyeli olmak üzere 2,5 milyon sığınmacı bulunduğu vurgulanarak, "sığınmacı ve mülteciler açısından sağlanacak her tür koşulun bir yardım konsepti boyutundan çıkartılarak bir hak konsepti alanına taşınmasının hayata geçirileceği" belirtildi.

-Asgari ücret 2 bin lira olacak

Daha önceki bildirgede bulunan "her eve, her ay 10 metreküp su, 180 kilovat/saat elektrik ücretsiz verilecek, ısınma desteği sağlanacak. Mülkü olmayan kiracılara 250 TL kira desteği verilecek", "18 yaşına kadar çocuk ve gençlere, engellilere ve emeklilere toplu taşıma ücretsiz olacak", "ev kadınlarına emeklilik hakkı sağlanacak", "Esnafların vergi yükü azaltacağız", "Borçlarını esnaflarımız lehine yapılandıracağız", "Şehir merkezlerine yeni AVM ruhsatı vermeyeceğiz", "Su ve elektrik küçük çiftçilere ücretsiz verilecek" gibi vaatler, yeni bildirgede de korundu.

7 Haziran seçimlerinden önce açıklanan bildirgede bin 800 liraya çıkartılacağı açıklanan asgari ücretin yükseltileceği öne sürüldü. Yeni bildirgede, "Asgari ücret, ilk etapta 2 bin lira olacak" ifadesine yer verilirken işçilere yılda en az 1 ay ücretli izin vaadi yinelendi.

Her iki bildirgede de 4+4+4 uygulamasına son verileceği ve eğitim sisteminin çocuğun üstün yararı gözetilerek yeniden yapılandırılacağı belirtildi.

Önceki bildirgede "Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılarak, devletin din ve inanç alanından elini çekmesi sağlanacak, din ve inanç işleri topluma, inanç sahiplerine bırakılacak" ifadesine yer verilirken, yeni bildirgede Diyanet İşleri Başkanlığının "Din ve İnanç İşleri Kurulu" olarak yeniden yapılandırılacağı kaydedildi.

Kaynak: AA