Anadolu Platformu Başkanı Aldemir Açıklaması

Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir, Fethullah Gülen'in kendisi hakkında açtığı tazminat davasına ilişkin, "Bizler, cemiyetler ve sivil toplum örgütleri, içinde yaşadığımız topluma açık ve içinde yaşadığımız toplumun vicdanı olmak zorundayız. Bunun için görüşlerimiz, fikirlerimiz, düşüncelerimiz yargıçlar kullanılarak perdelenemez ve engellenemez" dedi.

Aldemir, Bülbülzade Vakfı'nda düzenlediği basın toplantısında, 10 Şubat'ta Yeni Akit gazetesinde yayınlanan bir röportajında yer alan ifadelerinden dolayı, Gülen'in avukatları aracılığıyla kendisi hakkında Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 50 bin TL manevi tazminat davası açtığını anımsattı.
Türkiye'nin ve İslam dünyasının çok kritik bir dönemden geçtiğini ve herkesin sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini belirten Aldemir, aklı, vicdanı, izanı hep beraber korumanın daha ciddi bir sorumluluğa dönüştüğü bir süreç yaşadıklarını ifade etti.

Şu anda yaşananların toplumun her kesimini yakından ilgilendiren bir durum olduğuna işaret eden Aldemir, şöyle konuştu:
"Teşhir, kınama, komplolar ve insanlara tuzak kurmalar gerek ülkemizde, gerekse de İslam dünyasında ve dünyada vicdan taşıyan her insanı yakından ilgilendiriyor ve rahatsız ediyor. Hepimiz son derece sağlıksız bir durumla karşı karşıyayız. Tehlikeye ve her açıdan toplumun sağlığını, düşünme biçimini etkilemeye dönük bir uluslararası operasyon yaşamaktayız. Bunları yaşarken bizlerin, kamuoyuna mal olmuş, her boyutuyla tartışılan bir konuyla ilgili görüş beyan etmek, fikirlerimizi paylaşmak, bu toplumda yaşayan, sorumluluk sahibi her insan gibi bizlerin de insani ve vicdani bir sorumluluğumuzdur.
Vicdanları kanatan, vicdanları yaralayan bu duruma karşı görüşlerimizi her daim kamuoyu ile paylaşıyoruz. Fethullah hoca ve onun camiası olarak addedilen grubun, Türkiye'de ve İslam dünyasında son dönemde, özellikle İslam dünyasının geleceğine dönük ortaya koyduğu insan idrakini aşan, adeta bir kamikaze gibi toplumun değerlerine karşı yapılan vahim duruma karşı meseleyi tahlil eden, bunun tarihi arka planını, serencamını ortaya koyan bir tahlilden, bir yorumlamadan ibaret olan görüşlerimin dava konusu olması kamuoyunu ve bizi zedeledi, rahatsız etti."
Darbeciliğin, 17 Aralık'da tekrar ortaya çıkan açık toplum düşmanlarının ve kapalı yapıların içerisinde var olan bir virüs olduğunu vurgulayan Aldemir, "Onun için bizler, cemiyetle ve sivil toplum örgütleri, içinde yaşadığımız topluma açık ve içinde yaşadığımız toplumun vicdanı olmak zorundayız. Bunun için görüşlerimiz, fikirlerimiz, düşüncelerimiz yargıçlar kullanılarak perdelenemez ve engellenemez. Biz bu ülkedeki Devlet Güvenlik Mahkemelerinde yargılanmış, cezaevlerini görmüş insanlarız. Bizzat birçok darbeci ile hemhal olmuşuz. Onun için mahkemelerle fikirler engellenemez. Ama bugün kendileri diyor ki 'mahkemelerle dershaneler kapatılamaz'. Fakat bakıyorsunuz ki bunun aynısını kendileri kullanıyor" diye konuştu.

En sivil eleştiriyi dahi tahammülsüzlük göstererek mahkemelere taşıdıklarına işaret eden Aldemir, cemaatlerin iş takipçiliğini ve her birinin birer şirket gibi hareket etmeyi bırakarak, millettin yeniden diniyle, değerleriyle buluşması için çaba sarf eden alanlara dönmesi gerektiğinin altını çizdi.
Kaynak: AA