Soma'yı En Çok 'Gündemden Düşmek' Endişelendiriyor
Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birliği (APHB) tarafından, Soma'da meydana gelen maden faciasında hayatını kaybeden işçilerin yakınlarına yönelik yürütülen Soma Dayanışma Ağı (SOMADA) Projesi verilerine göre, işçi yakınlarında "öfke" devam ediyor ve kendilerini en çok "gündemden düşmek" endişelendiriyor.
Türkiye Kızılay Derneği, Türk Psikologlar Derneği, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği, Türkiye Psikiyatri Derneği, Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı Derneği ile Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği'nin bir araya gelmesiyle oluşturulan APHB ekipleri, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın koordinasyonu ve Borusan'ın desteğiyle, maden faciasının yaşanmasından hemen sonra olay yerine giderek projeyi başlattı.
Birlik üyesi 210 civarında gönüllü uzman, proje kapsamında yaklaşık 4 aydır madende hayatını kaybeden işçi yakınları, arama kurtarma faaliyetlerine katılan kamu çalışanları ile olayda yaralanan ya da aynı madende çalışanlara psikolojik destek veriyor. Gözlemlerini ve elde ettikleri verileri değerlendiren ekipler, buna göre yol haritası belirliyor.
- Yaklaşık bin 500 kişiye ulaşıldı
Proje koordinatörü Suat Özçağdaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bakanlık ve kaymakamlık, sivil ayağı olarak kendileri ve destek veren özel kuruluşların katılımıyla üç ayaklı bir proje yürüttüklerini söyledi.
Olayın hemen ardından Soma'ya giderek çalışmaya başladıklarını belirten Özçağdaş, şöyle devam etti:
"Madende yakını bulunanların çoğu Manisa ile çevre illerin kırsalında yaşıyor. Mobil ekiplerle onlara ulaştık. Sadece köylerde 523 kişiye böyle hizmet verildi.
Kazada eşini kaybeden 255 kadın ve babasını kaybeden 432 çocuktan oluşan birinci dereceden, amca, dayı gibi ikinci dereceden yakınlar var. Olayda yaralanan 487 madenci var. Hepsine hizmet verdik. 4 ayda, üçte biri bireysel olmak üzere bin 500 kişiyle doğrudan, bine yakın kişiye grup halinde görüştük. Yaşadıkları travmayı atlatmaları ve hayata tutunmaları için bu çalışmalara devam ediyoruz. Uzman sayımızı 300'ün üzerine taşımak istiyoruz."
- "Öfke devam ediyor, unutulmak endişelendiriyor"
Türk Psikologlar Derneği İstanbul Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Aslı Çarkoğlu da olaydan sonra Soma'da kalmalarının ve sürekli ziyaret edip, çevrelerinde kalıcı olmalarının, işçi yakınları üzerinde olumlu etki yaptığını anlattı.
Madenci yakınlarında şu ana göre, ilk haftalarda biraz daha fazla şok ve öfke bulunduğunu dile getiren Çarkoğlu, şu bilgileri verdi:
"Sorumlulara karşı hala ciddi oranda öfke var. Şekli belki değişiyor ama yoğun olarak hala var. Çünkü olayın doğal afet olmadığını biliyorlar. Gündemde olmak kendilerine iyi geliyor çünkü olayın unutulmadığını ve bir şeyler yapılması için hala uğraşıldığını görüyorlar. Bu yüzden Soma'nın haber olarak çıkmasını, Türkiye çapında konuşulmasını çok önemsiyorlar. Haberlerin azalıyor olması onları endişelendiriliyor. 'Unutuluyoruz, giden gitti, kimsenin umurunda değiliz' diye düşünüyorlar. Ayrıca, Mecidiyeköy'deki gibi başka yerlerde olan kazalar acılarını tazeliyor."
Çarkoğlu, olayın yaşandığı madende çalışan işçilerin de psikolojilerinin bozuk olduğunu vurgulayarak, "Şartlarda değişiklik olduğu bilgisi insanlara ulaşmıyor. Yaşam şartlarının değiştiği konusunda fikirleri yok. 'Madene girmek istemiyorum ama ekmek kapısı, gitmek zorundayız' diyorlar. 'Ne hissediyorsunuz?' diye sorunca, 'Girmeyi istemiyoruz hele de aynı haldeyse. Orada çalışmak istemiyoruz' diyorlar" ifadelerini kullandı.
Kaynak: AA
Birlik üyesi 210 civarında gönüllü uzman, proje kapsamında yaklaşık 4 aydır madende hayatını kaybeden işçi yakınları, arama kurtarma faaliyetlerine katılan kamu çalışanları ile olayda yaralanan ya da aynı madende çalışanlara psikolojik destek veriyor. Gözlemlerini ve elde ettikleri verileri değerlendiren ekipler, buna göre yol haritası belirliyor.
- Yaklaşık bin 500 kişiye ulaşıldı
Proje koordinatörü Suat Özçağdaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bakanlık ve kaymakamlık, sivil ayağı olarak kendileri ve destek veren özel kuruluşların katılımıyla üç ayaklı bir proje yürüttüklerini söyledi.
Olayın hemen ardından Soma'ya giderek çalışmaya başladıklarını belirten Özçağdaş, şöyle devam etti:
"Madende yakını bulunanların çoğu Manisa ile çevre illerin kırsalında yaşıyor. Mobil ekiplerle onlara ulaştık. Sadece köylerde 523 kişiye böyle hizmet verildi.
Kazada eşini kaybeden 255 kadın ve babasını kaybeden 432 çocuktan oluşan birinci dereceden, amca, dayı gibi ikinci dereceden yakınlar var. Olayda yaralanan 487 madenci var. Hepsine hizmet verdik. 4 ayda, üçte biri bireysel olmak üzere bin 500 kişiyle doğrudan, bine yakın kişiye grup halinde görüştük. Yaşadıkları travmayı atlatmaları ve hayata tutunmaları için bu çalışmalara devam ediyoruz. Uzman sayımızı 300'ün üzerine taşımak istiyoruz."
- "Öfke devam ediyor, unutulmak endişelendiriyor"
Türk Psikologlar Derneği İstanbul Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Aslı Çarkoğlu da olaydan sonra Soma'da kalmalarının ve sürekli ziyaret edip, çevrelerinde kalıcı olmalarının, işçi yakınları üzerinde olumlu etki yaptığını anlattı.
Madenci yakınlarında şu ana göre, ilk haftalarda biraz daha fazla şok ve öfke bulunduğunu dile getiren Çarkoğlu, şu bilgileri verdi:
"Sorumlulara karşı hala ciddi oranda öfke var. Şekli belki değişiyor ama yoğun olarak hala var. Çünkü olayın doğal afet olmadığını biliyorlar. Gündemde olmak kendilerine iyi geliyor çünkü olayın unutulmadığını ve bir şeyler yapılması için hala uğraşıldığını görüyorlar. Bu yüzden Soma'nın haber olarak çıkmasını, Türkiye çapında konuşulmasını çok önemsiyorlar. Haberlerin azalıyor olması onları endişelendiriliyor. 'Unutuluyoruz, giden gitti, kimsenin umurunda değiliz' diye düşünüyorlar. Ayrıca, Mecidiyeköy'deki gibi başka yerlerde olan kazalar acılarını tazeliyor."
Çarkoğlu, olayın yaşandığı madende çalışan işçilerin de psikolojilerinin bozuk olduğunu vurgulayarak, "Şartlarda değişiklik olduğu bilgisi insanlara ulaşmıyor. Yaşam şartlarının değiştiği konusunda fikirleri yok. 'Madene girmek istemiyorum ama ekmek kapısı, gitmek zorundayız' diyorlar. 'Ne hissediyorsunuz?' diye sorunca, 'Girmeyi istemiyoruz hele de aynı haldeyse. Orada çalışmak istemiyoruz' diyorlar" ifadelerini kullandı.
