12 Eylül'ün 'işkence Reçetesi' Ortaya Çıktı
12 Eylül 1980 askeri darbesinin üzerinden tam 32 yıl geçti.

Hemen her gün gardiyanlar tarafından sorguya çıkıp çıkmayacaklarının sorulduğunu dile getiren İlter, "Çeşitli ceza yöntemleri vardı. Mesela oturacak, bir öğün yemek yiyecek, uyumayacak gibi. Bir iki lokmayı saklıyorlardı, askerler gidince getirip bize veriyorlardı. Ölmeyecek kadar yemek yiyorduk. İşkenceye hazır hale gelince tekrar yukarıya çıkarıyorlardı." dedi.
Uyuduğunuz zaman yüzlerce jop vurulduğunu anlatan İlter, bir defa uyuduğunda ölümüne dövüldüğünü ifade etti.
"KENAN EVREN VE TAHSİN ŞAHİNKAYA'NIN ÖLMELERİ BEKLENİYOR"
12 Eylül davasının ise hiç yürümediğini belirten İlter, şöyle devam etti: "Başladığımız noktada bekliyoruz. Aradan 6 ay geçti, bir arpa boyu kat edemedik. Ümitlerimiz kırılmaya başladı.
İlk başta bu yargılamaya karşı çıkanlar, 'Sembolik bir yargılama olacak, ceza almayacaklar' diyorlardı. Biz de 'Hayır, sembolik olmaz. Devletin savcısı sembolik soruşturma açmaz, mahkeme sembolik dava açmaz' diyorduk. Ama geldiğimiz noktada ümitlerimiz kırılmaya başladı.
Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya'nın ölmelerini bekliyorlar. Öldükleri zaman dava düşecek ve 'hadi geçmiş olsun, ne şiş yansın ne kebap'. Onu bekliyorlar diye düşünüyorum. Ama onların kolay öleceğini düşünmüyorum. İşte '6 ay 1 yıl içinde ölür bunlar. Mahkemeyi uzatalım' gibi bir düşünce olduğunu zannediyorum ama bu hesapları doğru çıkmaz. "
