Hititlerle İlgili İlginç Bir Keşif Daha
Dünyanın en eski medeniyetlerinden birisi olan Hititlerin ilginç bir yönü daha keşfedildi.

Kutsal bir şehir olan Şapinuva'nın hem kendisi hem de sahip olduğu yönleriyle ön plana çıktığını dile getiren Prof. Dr. Süel, 'Bu özelliklerin başında gelen bu şehrin sahip olduğu arındırma, insanları temizlenmiş bir ruha kavuşturma, tanrıları hoşnut etme özelliğidir. Şehrin sahip olduğu bu özellik o kadar kuvvetlidir ki buraya gelmeden, buradan sağlanan dua metinleri veya kutsanmış sularla uzakta da bu temizlik sağlanabilmektedir. Dolayısıyla Şapinuva'da yapılan törenlere çok önem verilmiş olmalıdır.Ayrıca şunu belirtmek gerekir ki Ağılönü bu kutsal şehirde ayrı bir kutsal alandır ve burada çok daha önemli ritüeller yerine getirilmiş olmalıdır. Ortaköy tabletlerinde birçok Hurrice, kurban terimi içeren ritüeller bulunmaktadır. Bu ritüellerde kuş, koyun ve kuzunun, keçi, dağ keçisi gibi bir kısım hayvanların yakma ya da kanlarının akıtılması yoluyla kurban edildiği anlaşılmaktadır. Arınmak, iyilikler dilemek amacı ile yapılan bu ritüel törenlerde kuşlar özellikle yakma yoluyla tanrılara sunulmaktadır 'dedi. Ortaköy-Şapinuva'da açığa çıkarılan çok sayıda kurban çukuru ve ele geçen hayvan kemiklerinin özellikle de kuşlara ait tırnak, gaga ve kemik kalıntılarının ritüel metinlerin ele geçen arkeolojik delilleri olduğunu dile getiren Süel, 'Buradaki en önemli husus, gün ışığına çıkarılan arkeolojik kalıntıların çivi yazılı metinlerle örtüşmesidir.
Törenlerden sonra bu alanın üzerinin iyi sıkıştırılmış kalın bir kil tabakası ile örtüldüğünü görmekteyiz. Kullanıldığı andan itibaren kirlendiği kabul edilen buçukurların tekrar kullanılmaması için yapılan bu kil örtü, çukurların bulunmasını da engellemektedir. Yakma işleminde tamamen yok olan kuşlarla birlikte, kuşlara yüklenen kirliliğinde yok olduğuna, geriye kalan küllerin de zaten kara toprağa karışıp zararsız hale geldiğine inanılıyor olabilir ' ifadelerini kullandı. Ağılönü kutsal alanında kurban çukurlarının çeşitli amaçlara göre değişik yapılarda (formlarda) karşılarına çıktığını dile getiren Süel, 'Çok hafif bir derinlikte kare veya yuvarlak olarak açılan sığ çukurlarda yakma yoluyla kurban sunumu yapılmaktadır. Kurban çukurları tek olabildiği gibi böbrek şeklinde ikiz çukurlarda mevcuttur. Çivi yazılı metinlerden törenlerde hayvanın kurbandan evvel sersemletilmesi maksadıyla kafasına taş veya benzer bir aletle vurulduğu bilinmektedir. Araştırmalarımız sonucundaçukurların içinde ve üstünde hafifçe işlenmiş bazen de işlenmemiş olarak bol miktarda bu taşlara rastlanılmıştır. Çukurun içinde bir veya iki tane olabildiği gibi daha çok sayıda da taş olabilmektedir
Bu bilgilerin Ortaköy arşivinde bulunan Hurrice tabletlerin incelenmesi ile elde edildiğini anlatan Prof. Dr. Aygül Süel, 'Bu konu filojik çalışmaların arkeolojik çalışmalara ne derecede katkı bulunacağının göstergesi olarak, bizi her iki disiplinde de ilerleme kaydedecek sonuçlara ulaştırmıştır ' şeklinde konuştu.
