Lösemi Hastası Genç Anne

Türkiye'nin '3 yaşındaki oğlum için yaşamak istiyorum' seslenişi ile tanıdığı lösemi hastası İzmirli Gamze Akbaş, kendisini yaşama bağlayacak uygun donör bekleyişini sürdürüyor.

Lösemi Hastası Genç Anne
Genç annenin durumu hakkında bilgi vermek amacıyla ve Türkiye'deki yardım taleplerinin netleşmesi adına bir basın toplantısı düzenlendi. Basına çıkan haberlerin yanlış anlaşılmasını engellemek adına açıklama yaptıklarını dile getiren Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof.Dr. Mehmet Ali Özcan; şöyle konuştu: 'Hastamız 9 Eylül Üniversitesi Hematoloji Servisi Onkoloji Bölümü'nde yatmaktadır. Hastamızla iki yıl önce bir hekim arkadaşım vasıtası ile karşılaştık. Hekim arkadaşım, akrabasının lösemi hastası olduğunu ve üniversite hastanemize alınmasını istedi. Biz akşamı Gamze Akbaş'ı hastanemize yatırdık ve testlerebaşladık. Testler sonucunda Akut Kan Kanseri olduğunu tespit ettik. Hastamıza gerekli ilaç ve kemoterapi tedavisini uyguladık. Tedavi uygulandıktan sonra kendisine ait kök hücre naklini gerçekleştirdik. Hastalığı ortadan kalktı. Kendisini takip ettik. Tekrarlanma riski olduğu için 3'er aylık aralıklarla takibe aldık. En son takibimizde kan değerlerinde bozukluk tespit ettik. Tekrarlanma riski nedeniyle yatışını yaptık. Kendisi ilk geldiğinde 27 yaşındaydı. Elinde bebeği vardı. Şimdi geldiğinde ise 3 yaşında oğlu var. '

TÜRK HALKININ İLGİSİ ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR
Türkiye'de herkesin hastanelere koştuğunu yardım etmek istediklerini dile getiren Başhekim Özcan; sözlerini şöyle sürdürdü: 'Biz hastanemiz olarak Gamze'ye gerekli gördüğü tedaviyi uyguluyoruz. Her şey yolunda giderse başkasından kök hücre naklini gerçekleştireceğiz. Kardeşinin uyumlu olup olmadığına iki yıl önce bakmıştık. Ancak, uyumlu olmadığını tespit ettik. Seçenekleri değerlendiriyoruz. Basında her şey bitmiş gibi bir ortam oluştu. Böyle bir şey söz konusu değildir. Şimdiki yolumuz akrabalarınınuyumlu oyup olmadığına bakmaktır. Ayrıca, dışarıdan da kök hücre nakli açısından uyumlu kişiler aranıyor. Henüz kemik iliği bankasına sorgu yapacak duruma gelmiş değiliz. ' Gamze Akbaş'ın eşinin mesleği gereği kamera karşısına çıkamadığını dile getiren Başhekim Özcan; sözlerine şöyle devam etti: 'Ülkemizin her yerinden Gamze hanıma yardım için insanlar geliyor. Böyle bir yardımdan netice almamız mümkün değildir. Şimdi tedavimizi yaparken verici bankalardan ilik bulamayız düşüncesine düşersek, yaptığımız tedavileri boşa harcarız. '

Ülkemizde iki ilik bankası bulunduğunu anlatan Özcan, şöyle konuştu: 'Birincisi İstanbul Üniversitesi'nde ikincisi Ankara Üniversitesi'ndedir. Sağlık Bakanlığı yetkilileri ile görüşmeler içerisindeyiz. Bu önemli tablodan daha iyi planlama yaparak daha çok verici barındıran kemik iliği bankası hazırlamalıyız. Şu an Gamze adına kan testi yaptıran vatandaşlarımızın çabası boşa çıkabilir. Verilen kanların kemik iliği bankasının arşivine girilmesi ve vericinin sadece Gamze Hanım adına değil tüm hastalar içinbağış yapacağını ve bunun ileriki zamanlarda da kabul edeceğini beyan etmesi gerekmektedir.

'Şu anki ortamdan ötürü herkesin yardım için hastanelere akın ettiğini anlatan Özcan, şunları söyledi: 'Ancak, ileriki süreçlerde vericiye ihtiyaç duyduğumuzda, kişi kendinden nakil yapılmasını isteyemeyebilir. Biz bu yardımları elbette önemsiyoruz. Ancak, ülkemizdeki hastanelere gidip 'Ben Gamze Akbaş için kan vermek istiyorum' diyen insanlarla dolu durumda. Bu durumu anlamayan ve ne olduğunu bilmeyen çalışanlarda bulunmaktadır. Bu açıdan yardım etmek için verdiğiniz kanların kemik iliği bankası sisteminekayıtlanması gerekmektedir. Bir tüp kan ile sisteme kayıtlanmanız mümkün değildir. Şu an üniversite hastanemizde bile her pencere ve kapıdan yardım etmek için çıkan insanlar var. Ayrıca, Sağlık Bakanlığımızın 'Türk Kök Projesi' faaliyete geçirildiğinde çok daha sistemli bir veri tabanına sahip olacağız. Bununla ilgili çalışmalar sürdürülmektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) kardeşte uyumluluk bulunmazsa akrabalarında taranmasına imkan verecek bir sistemi kabul ediyor. '

Başhekim Özcan; 'Gazetecilerin yardımlarının randevu sistemi ile alınması söz konusu olabilir mi? ' sorusuna şöyle cevap verdi: 'Zaman söylemek olmaz. Biz bağışçılık konusunun devamını önemsiyoruz. Benim asıl korkum bu yapıda gelen sayısız insanın kemik iliği bankasına kaydolamamasıdır. Gamze tam teşekküllü bir hastanede bu işi en iyi yapan doktorların emin ellerindedir. Bugün vermek istediğimiz mesaj, kimse bağışçı olmaktan vazgeçmesin. Ama hemen kan vermek içinde hastanelere akın etmeyelim. Şu anhastamızın durumunda da ümitsiz bir çerçeve yoktur. ' Akrabalarının kan testine başlandığını ifade eden baba İbrahim Canseven ise; 'Akrabaların kan testinden netice alacağımıza inanıyorum ' dedi. Yapılan basın toplantısına Gamze Akbaş'ın doktoru Prof Dr. Güner Hayri Özsan ve Hematoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Fatih Demirkan da katıldı.
Kaynak: İHA