Mimar Sinan’ın Eseri Çürümeye Terk Edildi
Mimar Sinan’ın Balat’ta inşa ettiği Ayakapı Hamamı, bakımsızlıktan harabeye dönmüş durumda.

‘HAMAMI SATIYORUZ’Eseri korumak istemelerine rağmen yatırım yapamadıklarını ifade eden Yıldırım, bu nedenle yatırımcılar aradıklarını belirtti.
“Hamamı satmaya çalışıyoruz.” diyen Yıldırım, İyi bir ortaklık teklifi gelmesi halinde yap-işlet-devret modelini de düşünebileceklerini söyledi.
Yıldırım, “Bize birçok ortaklık geldi. Manevi inancımızdan dolayı o ortaklıklara sıcak bakamadık. Biz burayı kutsal emanetler olarak görüyoruz. Sol tarafımızda Eyüp Sultan Hazretleri, yukarıda Fatih Sultan Mehmet Hazretleri, Yavuz Sultan Selim Hazretleri… Bunlar bizim büyüklerimiz, atalarımız. Bunlara saygı duyduğumuz gibi diğer taraftan Fener Rum Patrikhanesi var. Oraya da saygı duyuyoruz. Bana göre buralar kutsal emanetlerdir. Buraya öyle bir yer yapılmalı ki onları rahatsız etmemeli. Buraya bir katma değer sağlamalı. Bu mahallenin çehresini değiştirmeli. Üç yıl önce burayı 3 milyon dolara satılığa çıkartmıştık. Bu fiyatı belgelere dayanarak çıkarttık. Rakam üç yıl öncesine aittir. Biz bu rakamı şu an telaffuz bile edemiyoruz. Hamamı satılığa çıkarttığımız için eleştirildik. Keşke bağışlayabilecek gücüm olsa da bağışlasam ama yok. Sonuçta bu tapu, satın alınarak elimize geçti. Tapuyu bir yerlerden almadık. Tapuya bakılabilir incelenebilir.” şeklinde konuştu.
AYAKAPI HAMAMI HAKKINDA Nurbanu Sultan tarafından Mimar Sinan’a yaptırılan eser, 1930’lara kadar hamam olarak kullanılmış. Yapıya verilen değişik isimler nedeniyle, uzun süre Mimar Sinan’ın eseri olarak anlaşılmamış. Hamam tarih boyunca ‘Çıfıt Hamamı’, ‘Valide Sultan Hamamı’, ‘Havuzlu Hamam’, ‘Yenikapı Hamamı’ gibi isimlerle anılmış. 1997 yılında, bir yüksek mimarın araştırmaları sonucu Mimar Sinan’a ait olduğu anlaşılmış ve bu şekilde tescillenmiş. Sadece erkeklerin kullanabileceği şekilde tasarlanan Ayakapı Hamamı, Yahudi inancındaki durgun suda banyo yapma geleneğinden hareketle içinde ‘çıfıt batağı’ denilen özel bir havuza da sahip. Dış duvarları kesme taş ve tuğladan yapılan hamamın soyunmalık kısmının üzeri ise kubbe ile örtülmüş. Kubbe üstünde şu anda bulunmayan bir aydınlık fenerinin de olduğu söyleniyor. Eser İstanbul'daki bir kaç havuzlu hamamdan biri olmasıyla da dikkat çekiyor .
