"başbakan Erdoğan`ın Ajanısın" Deyip İşkence Yaptılar

Suriye`de, Esad yanlısı ordu birlikleri tarafından işkenceye maruz kalan Mürsel Almaz yaşadığı kabus dolu günleri anlattı.

'başbakan Erdoğan`ın Ajanısın' Deyip İşkence Yaptılar
Hatay`ın merkez ilçesi Antakya`ya yaşayan 5 çocuk babası inşaat işçisi Mürsel Almaz (40), akrabalarını ziyaret için gittiği Suriye`de, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan`ın ajanı olduğu suçlamasıyla hapse atıldığını, Şam`da ve değişik askeri hapishanelerinde kaldığı 41 günün çoğunun da, hem psikolojik, hem de fiziki işkence gördüğünü anlattı. Fiziki ve psikolojik baskı gördüğünü belirten Mürsel Almaz, "İşkencenin her türlüsünü gördüm" dedi

"20 GÜNLÜK BİR BEBEĞİ REHİN ALIP BAŞINA KURŞUN SIKTILAR" Suriye`de, işkenceleriyle anılan değişik hapishanelerinde tutulduğunu ve bu süre zarfında artık hayattan umudunun kalmadığını belirten Almaz, Ben her türlü işkence gördüm ama en fazla elektrikle işkence gördüm. Hapishaneden işkenceye götürülenlerin birçoğu, vücudunun bir uzvu kesilmiş olarak geri getiriliyordu. Bende artık hayattan umudumu kesmiş, öleceğim günü bekliyordum, her an ölecekmiş gibiydim. Gördüğüm işkencelerden sonra, psikolojik ezikliğin yanı sıra fiziki sorunlar da yaşamaya başladım.İşkencelerden sonra günlerce idrarımdan kan geliyordu. Şam`da kaldığım hapishanede yaşadıklarımı asla unutamam. 20 günlük bir bebeği, Suriye ordu birlikleri tarafından aranan babası için hapishaneye getirdiler. Yani, babasının teslim olması için bebeği rehin almışlar, baba gelmeyince herkesin gözü önünde bebeğin kafasına kurşun sıktılar" diye konuştu

"HAPİSHANELERDE, 9 YAŞINDAKİ ÇOCUKTAN 100 YAŞINDAKİ ADAMA KADAR İNSAN VAR" 15 Temmuz`da, Türkiye sınırına 200 metre uzaklıktaki Salkın köyü yakınlarındaki bir restorana giderken yolda tanklarla karşılaştığını belirten Almaz, aynı tanklarla daha önce de karşılaştığını fakat sorun yaşamadığını vurgulayarak, "Daha önce o bölgeden sorunsuz bir şekilde geçmiştim. Bu kez yapılan kimlik kontrolünde gözaltına alındım. Nedenini bilemiyorum ama beni Başbakan Recep Tayyip Erdoğan`ın ajanı olmakla suçladılar, küfürler ettiler. Daha sonra beni İdlib`deki Askeri İstihbarat DaireBaşkanlığı`na götürdüler. Burada beni sorgularken defalarca elektrikle işkenceye maruz kaldım. Beni, buradaki sorgularda işkence yapılırken kullanılan Filistin askısına bağladılar. Günlerce askıda kaldım, ayaklarım şişerek morardı. Burada en çok ailemi özledim, onları düşünerek hayatta kalmaya çalıştım. Hapishanelerde, 9 yaşındaki çocuktan 100 yaşındaki adama kadar her yaştan, her gruptan, her çeşit insan vardı. İşkence gördükçe ve işkenceye maruz kalanlara tanıklık ettikçe artık öleceğimeinanmıştım" şeklinde konuştu

"EZAN OKUYAN ADAMIN DİLİNİ KESTİLER" Yakalandığında, cebinde 4 bin TL bulunduğunu iddia eden işkence mağduru Mürsel Almaz, cebindeki her şeyi Suriyeli askerlerin aldığını söyledi. İdlib`deki Askeri İstihbarat Daire Başkanlığı`ndaki sorgusunun ardından Şam`a götürüldüğünü ve burada yerin iki kat altında, içinde sadece bir tuvalet taşı bulunan bir hücreye çırılçıplak konulduğunu söyleyen Almaz, "Bu hücrede çırılçıplak ellerim ve ayaklarım bağlı tutuluyordum. Ellerimi ve ayaklarımı sadece yemek verilirken yarım saatliğine çözüyorlardı. Buradaezan okuduğu için birinin dilinin kesildiğine tanıklık ettim. Sorgu odalarında işkence görenlerin kesik uzuvları, tırnakları ve kanları vardı. Askerler işkence için sopa, ip, bıçak ve elektrikli testereye kadar her şeyi kullanıyordu. Hapishanedeki askerler, tutuklulara ağır hakaretler ediyor, küfürler yağdırıyordu. Suriye askerleri `Burada Allah yok, Allah olsa sizi kurtarırdı. Buranın Allah`ı da Peygamber`i de Esad` diyerek tutuklulara Beşar Esad`ın fotoğrafını öptürüyordu" diye konuştu

"İŞKENCE DOLU GÜNLERİN ARDINDAN `ÖZÜR DİLERİZ` DEDİLER" Almaz, işkence ile geçen yaklaşık iki ay sonra, kendisine `araştırdık, sen hiçbir olaya karışmamışsın, özür dileriz, biletini al, sonra da seni bırakacağız` dediklerini belirterek, şunları anlattı: "Beni Şam`daki başka bir hapishaneye götürdüler. Burada hep yabancılar vardı ve tek Türk bendim, burada 2 haftaya yakın bir süre kaldım. Param olmadığı için Türkiye`deki ailemi aradım, kardeşlerim kaldığım cezaevine gelerek beni buldular. Hapishaneden çıkarken sorun yaşamamak için Suriye askerlerine 100 dolar rüşvet verdik. Askeri araçların eşliğinde Şam havaalanına götürülüp İstanbul`a giden bir uçağa bindirildim. Türkiye`ye geldiğimde uçaktan inip yeri öptüm. Artık bir daha hiçbir sebep dolayısıylaSuriye`ye gitmem."
Kaynak: İHA