Alman Hastanesi‘nden Bir İlk

Diyarbakır‘da hizmet veren Özel Alman Hastanesi, bölgede bir ilki başararak, böbreğinde tümör bulunan bir hastanın kanserli olan böbreğini kapalı ameliyat gerçekleştirerek aldı.

Diyarbakır‘da hizmet veren Özel Alman Hastanesi, sol böbreğindeki ağrılardan dolayı hastaneye gelen bir hastanın tetkiklerini yaptıktan sonra, hastanın sağ böbreğinde tümör bulunduğunu tespit etti. Hemen tedavi altına alınan hasta Laparoskopik Radikal Nefrektemi adı verilen ve vücuduna 0.5 ila 1 santimetrelik 3 noktanın açıldığı kapalı ameliyat ile tedavi edildi. Alman Hastanesi‘nde görev yapan Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Özgür Uğurlu, böbrek tümörünün özellikle 60 yaşın üzerindeki kişilerde sıkça görülen

tümörlerden biri olduğunu ve tedavisinin ise, tümör böbreğin büyük bir kısmını kaplamıyorsa, küçük ise ve lokalisazyonu uygun ise tümörün çıkarılıp, böbreğin korunması şeklinde yapıldığını söyledi. Tümörün büyük olması durumunda böbreğin tamamının çıkarılması standart böbrek tümörünün tedavisi olduğunu ifade eden Doç. Dr. Uğurlu, böbrek tümörünün veya böbreğin kendisinin tamamının çıkarılması işleminin açık operasyonlarla yıllardır yapıldığını belirtti. Uğurlu, "Son yıllarda üroloji alanında laparoskopi

(Kapalı ameliyat) minimal invazif tedavilerinin, bu daha az yaralayıcı demek hastaya hastayla daha az zarar veren ameliyatlardır, ve bu ameliyatların popülize olması ile birlikte bütün dünyada uygulanmaya başlandı. Bizde bu ameliyatları öğrenmek için Almanya‘da eğitim aldık. Diyarbakır Alman Hastanesi‘nde yaklaşık 35 hastayı kapalı yöntemlerle ameliyat ettik. Şu anda da kliniğimizde yatan iki hastayı bu yöntem ile ameliyat ettik. Bunlardan bir tanesinin böbrek kisti vardı 10 santimetrelik. Onu tedavi ettik.

Diğer hastamızda ise böbrek tümörü vardı. Yaklaşık 7 santimetrelik ve böbreğin damarlarına yakın bir böbrek tümörü vardı. Bu hastada böbreğin tamamının alınması gerekiyordu, hastanın kanserden arınması için. Bunu laparoskopik dediğimiz kapalı yöntem ile yaptık. 3 tane yarım ile bir santimetrelik delik açarak o şekilde ameliyatı tamamladık. Bu ameliyatın hastaya avantajı, 20 30 santimetrelik bir ameliyat izinin olamaması. Kozmetik olarak bir avantaj sağlıyor. Hem de ameliyat sonrası hastaların ağrılarının

daha az olması ve iyileşme süresini oldukça kısaltıyor. Bu hastaların kan kaybı daha az oluyor. Bu ameliyat türü ile açık ameliyat türü ile aynı oranda kanserden arınma sağlanabiliyor. Normalde açık ameliyat sonrası 4-5 gün içerisinde taburcu edilirken, kapalı ameliyat ile 1-2 gün içerisinde taburcu ediliyor. Daha da önemlisi hasta 3 4 gün içerisinde normal yaşamına devam edebiliyor" diye konuştu.

Kaynak: İHA