Hanefi Bostan: "9 Yılda Memurun Maaşı 2 Bin 655 Simitten Bin 545 Simite Geriledi"

Türkiye Kamu-Sen olarak yaptıkları araştırmanın sonuçlarını paylaşan Türkiye Kamu-Sen İstanbul İl Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, memurların 9 yıllık dönemde, aylık bin 110 adet simit daha az alabildiklerini savundu.

Yazılı açıklama yapan Hanefi Bostan, Türkiye Kamu-Sen olarak hazırladıkları memur-simit endeksini paylaştı. Bostan, "9 yıllık dönemde memur, aylık 1110 adet simit daha az alabiliyor. Yine bu endekse göre memur 9 yıl önce aylık maaşı ile 5 bin 310 bardak çay alabilirken bugün ancak 3 bin 90 bardak çay alabilecek konuma düşürüldüğü, dolayısıyla 2220 bardak çay parası oranında maaşının reel olarak azaldığı ortaya çıkıyor. Hükümetin iktidara geldiği 2002 yılı Kasım ayında ortalama memur maaşı 531 TL, asgari

ücret ise net 184 TL idi. Bu dönemde bir adet simit ise 0.2 TL‘den satılıyordu. 2011 yılına gelindiğinde ortalama memur maaşı bin 545 TL, asgari ücret ise 630 TL olurken, simit fiyatları aynı dönemde 5 kat artarak 1 TL‘ye ulaştı" açıklamasında bulundu.

2002 yılında maaşı ile ayda 2 bin 655 simit alan memurun, bugün ortalama maaşı ile ancak bin 545 simit alabildiğini savunan Bostan, "2002 yılında asgari ücretli maaşı ile 920 simit alırken, bugün ancak 630 simit alabiliyor. Buna göre son 9 yılda, memur maaşları simit fiyatları karşısında reel olarak yüzde 42, asgari ücretli ise yüzde 31.5 değer kaybetti. İktidara gelmeden önce seçim meydanlarında sürekli simit hesabı yaparak, işçi, memur maaşlarının ve asgari ücretlerin düşüklüğünü ortaya koyan

yetkililer; iktidara geldikten sonra memurun elinden aylık bin 110; asgari ücretliden ise 290 simidi geri almış oldu" ifadelerini kullandı.

"Türkiye Kamu-Sen olarak hazırladığımız memur-simit endeksi, 2002 yılında 100 iken, 2011 yılında 58‘e geriledi" diyen Bostan, benzer durumun çay fiyatları için de geçerli olduğunu dile getirdi. 2002 yılında kahvehanelerde ve çay ocaklarında 0.1 TL‘den satılan bir bardak çayın fiyatının bugün 4 kat artarak 0.5 TL‘ye yükseldiğini anlatan Bostan, şöyle devam etti:

"Buna göre 2002 yılında bir memur maaşı ile 5 bin 310 bardak çay alabiliyordu, 2011‘de bu rakam 3 bin 90 bardağa düştü. 2002 yılında asgari ücretle bin 840 bardak çay içebilen bir işçi bugün ancak asgari ücretle bin 260 bardak çay içebiliyor. Buna göre çay fiyatı karşısında da memur maaşları yüzde 42; asgari ücret ise 31.5 oranında erimiş oldu. Bu hesaba göre dört kişilik bir ailenin her öğünde bir simit ile iki bardak çay içtiğini hesap ettiğimizde, aile günlük toplam 24 bardak çay ve 12 adet simitle

günü geçirmek zorunda kalıyor. Bu da günlük 24 TL‘ye gelir ki; bir ailenin yalnızca simit ve çayla yaşamını sürdürmesi için aylık en az 720 TL‘ye ihtiyaç var. Asgari ücretli bir ailenin simit ve çayla dahi beslenebilmesi için aylık 90 TL‘ye daha ihtiyacı var. Oysa 2002 yılında bir asgari ücretli ailesinin karnını çay ve simitle doyurduktan sonra geriye 40 TL parası kalıyordu."

Hanefi Bostan, vatandaşın yoklukta sarıldığı çay ve simidin artık lüks tüketim maddesi olduğunu iddia etti. "İşsiz vatandaşlarımız simitle dahi karnını doyuracak durumda değildir" diyen Bostan, "Bizim bu hesabı yapmamızdaki sebep, 2002 yılında Başbakan‘ın seçim meydanlarında çokça dillendirdiği ama şimdilerde unuttuğu çay-simit hesabını hatırlatmaktır. Ama gördük ki, geçen zaman içinde vatandaşımızın parasızlıktan sarıldığı çay ve simit için de alım gücü azalıyor. Anlaşılıyor ki; çay-simit hesabı

yapanlar, bugünlerde vatandaşı, yoksulu, memuru, emekliyi yaptıkları hesapta dikkate almamaktadır. Hükümetlerin görevi elbette vatandaşın karnını çay ve simitle doyurmak değil; sosyal devlet olmanın bir gereği olarak, gelir dağılımında adaleti sağlamaktır" ifadelerini kullandı.

Kaynak: İHA