Bir yanda hüzün diğer yanda sevinç
Hatay'ın Yayladağı ilçesinde sevinç ve hüzün aynı anda yaşanıyor. Suriye'deki olaylardan kaçarak Türkiye'ye sığınan ve bölgedeki çadır kentlere yerleştirilen Suriyeliler, gelecek kaygısı yaşarken, kentte dünya evine girmeye hazırlanan çiftlerse, önce Türkiye-Suriye sınırına konvoy eşliğinde ulaşıyor, sonrasında da düğün salonunun yolunu tutuyor.

Suriye'deki olaylar devam ederken, Türkiye'ye sığınan Suriye vatandaşlarının sayısıysa her geçen gün artıyor. 19 Haziran 2011 tarihinden bu yana Türkiye-Suriye sınırını geçerek, Hatay'ın Yayladağı, Altınözü, Reyhanlı ilçelerinin yanında Boynuyoğun Köyü'nde oluşturulan çadır kentlere yerleştirilenlerin sasıyıysa 10 bin 553'e ulaştı. Sığınmacılar, yerleştirildikleri çadır kentlerde endişeli bir bekleyiş içerisine girip, 'gelecek kaygısı' yaşarken, bölgede yaşayanlarsa onların acılarına ortak olmaya
çalışıyor. Özellikle Yayladağı ilçesinde yaşayanlar, çadır kentin bulunduğu bölgeye gelerek, burada yaşamlarını sürdürmeye çalışan Suriyelilere moral vermeye, onların ihtiyaçlarının karşılanması noktasında başlatılan çalışmalara destek vermeye çalışıyor.
İlçede kimi zaman objektiflere de birbirinden renkli görüntüler yaşanıyor. Bölgede yaşayanların yüzyıllardır sürdürdüğü bir gelenekse sevinç ve hüznün aynı anda yaşanmasını sağlıyor. Söz konusu geleneğe göre genç çiftler, hayatlarını birleştirmeden önce konvoy eşliğinde Türkiye-Suriye arasında yer alan Yayladağı Sınır Kapısı'na geliyor, sonrasında da yine konvoy eşliğinde düğünün yapılacağı salona geliyor. Genç çift ve onların mutluluğu paylaşmak isteyenlerin güzergahıysa Yayladağı ilçesinde eski Tekel
fabrikasının bahçesine kurulan çadır kentin hemen önünden geçiyor. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan genç çiftlerse sevinç ve hüznü aynı anda yaşadıklarını dile getiriyor ve sonrasında da ekliyor; "Keşke burada bir yanda dram, bir yanda mutluluk yaşanmasaydı. Suriyeli kardeşlerimiz de bizimle aynı mutluluğu yaşayabilseydi. Her ne kadar ülkelerimiz, dillerimiz ayrı olsa da umutlarımız aynı" ifadesini kullandı.
