Bakanlar Kurulu Açıklaması
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, artık Türkiye‘de demokrasinin kurumsallaştığını belirterek, "Demokrasi bizim için mevsimlik, gelip geçici bir konu değildir; yukarıdan bahşedilen bir husus değildir.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, artık Türkiye‘de demokrasinin kurumsallaştığını belirterek, "Demokrasi bizim için mevsimlik, gelip geçici bir konu değildir; yukarıdan bahşedilen bir husus değildir. Artık milletin benimsediği, önemsediği bir durumdur" dedi. Bu seçim sonuçlarının Türkiye‘nin itibarını da artırdığını anlatan Çiçek, şöyle konuştu: "Halkının büyük kısmı Müslüman, aynı zamanda demokratik değerlerine, inançlarına da birleştirmiş ve örnek bir ülke olduğunu tüm
dünyaya göstermiştir."
Çiçek, genel seçimlerin ardından gerçekleştirilen ilk Bakanlar Kurulu toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında, bugün 60. hükümetin 98. ve son Bakanlar Kurulu toplantısını gerçekleştirdiklerini belirtti. Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül‘e istifasını sunacağını belirterek, kendisinin de hükümet sözcüsü sıfatıyla son kez basın toplantısı düzenlediğini söyledi. Çiçek, 61. hükümet kuruluncaya kadar gelenek gereği herkesin görevini sürdüreceğini de bildirdi.
12 Haziran günü gerçekleştirilen genel seçimin 1950‘den bu yana yapılan 16. seçim olduğunu belirten Çiçek, toplantıda genel değerlendirme yaptıklarını ve kabine üyelerinin seçim sonuçlarıyla ilgili düşüncelerini ve değerlendirmelerini aktardıklarını söyledi. Çiçek, bunların 61. hükümet açısından üzerinde durulacak konular ve yol haritası olması bakımından da önemli değerlendirmeler yapıldığını belirterek, millete de şükranlarını sunduklarını kaydetti.
Milletin büyük bir demokratik bilinçle ve olgunlukla 16. defa sandık başına gittiğini ve vatandaşlık görevini büyük bir sorumluluk içinde gerçekleştirdiğini ifade eden Çiçek, sözlerine şöyle devam etti: "Bundan dolayı milletimiz her türlü övgüyü hak etmektedir. Bu seçim sonuçlarına baktığımızda vatandaşımızın katılımı fevkalade yüksektir. Yüzde 87 gibi bir oran gerçekleşmiştir. Bu, parlamenter sistemle idare edilen ülkelerde her türlü takdire değer bir katılımdır. Bu da şunu gösteriyor ki; vatandaşımız
demokrasiyi benimsemiştir, özümsemiştir ve görev şuuru içerisinde sandık başına gitmiş kararını vermiştir. Bu defa yapılan seçim sonucunda Türkiye‘de parlamento en yüksek temsil oranına da ulaşmıştır. Geçmiş dönemlerde temsil konusu epey tartışma konusu olmuştu. 2002‘de yüzde 79‘dur vatandaşımızın katılımı. 2007‘de yüzde 84 ve 2011‘de de yüzde 87‘dir. Geçen dönem parlamentonun temsil oranı yüzde 85‘ti. Bu defa yüzde 95‘i aşan parlamentoda milletimizin temsil imkanı var."
Bunun fevkalade önemli olduğunu anlatan Çiçek, şunları söyledi: "Şu bakımdan; 24. dönem parlamento Türkiye‘nin sorunlarını çözme noktasında hem büyük bir sorumlulukla karşı karşıyadır, hem de milletimizin çok büyük bir kısmı neredeyse tamamına yakını parlamentoda temsil edilmekle varılacak sonuçlarda çok büyük bir millet çoğunluğunun olduğunu ortaya koymaktadır."
KİMSE KORKU VE ENDİŞE POMPALAMASIN
Artık Türkiye‘de demokrasinin kurumsallaştığını vurgulayan Çiçek, sözlerine şöyle devam etti:"Demokrasi bizim için mevsimlik, gelip geçici bir konu değildir; yukarıdan bahşedilen bir husus değildir. Artık milletin benimsediği, önemsediği bir durumdur. O nedenle bu konu tüm dünya tarafından da bir değerlendirme konusu olması gerekmektedir. Bu seçim sonuçları Türkiye‘nin itibarını da artırmıştır gerçekten. Halkının büyük kısmı Müslüman, aynı zamanda demokratik değerlerini, inançlarını da birleştirmiş ve
örnek bir ülke olduğunu tüm dünyaya göstermiştir. Bu açıdan baktığımızda, demokrasi konusunda Türkiye‘ye güven de artmıştır. Kimsenin artık ‘Türkiye‘nin ekseni kayıyordu, kaymıyordu; şöyle olacak, böyle olacak‘ diye korku ve endişe pompalamasına gerek yoktur. Herkes bu sonuçları yeni baştan değerlendirmeli ve milletimizin mesajlarını da hep beraber doğru okumalıyız."
Bu seçim sonuçlarının Türkiye‘nin marka ülke haline geldiğini ve özgül ağırlığının da arttığını belirten Çiçek, şöyle konuştu: "Artık Türkiye bundan sonra bir demokratik ülkedir. Bunda hiç tereddüt yok. Sorunlarını demokrasi içinde, demokratik kanallar kullanmak suretiyle ve parlamentosunda çözecek güce, katılıma ve temsile de ulaşmıştır. Bu neticenin hasıl olmasında, milletimize şükran duygularımızı 60. hükümet olarak ifade etmek istiyoruz"
Kaynak: İHA
dünyaya göstermiştir."
Çiçek, genel seçimlerin ardından gerçekleştirilen ilk Bakanlar Kurulu toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında, bugün 60. hükümetin 98. ve son Bakanlar Kurulu toplantısını gerçekleştirdiklerini belirtti. Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül‘e istifasını sunacağını belirterek, kendisinin de hükümet sözcüsü sıfatıyla son kez basın toplantısı düzenlediğini söyledi. Çiçek, 61. hükümet kuruluncaya kadar gelenek gereği herkesin görevini sürdüreceğini de bildirdi.
12 Haziran günü gerçekleştirilen genel seçimin 1950‘den bu yana yapılan 16. seçim olduğunu belirten Çiçek, toplantıda genel değerlendirme yaptıklarını ve kabine üyelerinin seçim sonuçlarıyla ilgili düşüncelerini ve değerlendirmelerini aktardıklarını söyledi. Çiçek, bunların 61. hükümet açısından üzerinde durulacak konular ve yol haritası olması bakımından da önemli değerlendirmeler yapıldığını belirterek, millete de şükranlarını sunduklarını kaydetti.
Milletin büyük bir demokratik bilinçle ve olgunlukla 16. defa sandık başına gittiğini ve vatandaşlık görevini büyük bir sorumluluk içinde gerçekleştirdiğini ifade eden Çiçek, sözlerine şöyle devam etti: "Bundan dolayı milletimiz her türlü övgüyü hak etmektedir. Bu seçim sonuçlarına baktığımızda vatandaşımızın katılımı fevkalade yüksektir. Yüzde 87 gibi bir oran gerçekleşmiştir. Bu, parlamenter sistemle idare edilen ülkelerde her türlü takdire değer bir katılımdır. Bu da şunu gösteriyor ki; vatandaşımız
demokrasiyi benimsemiştir, özümsemiştir ve görev şuuru içerisinde sandık başına gitmiş kararını vermiştir. Bu defa yapılan seçim sonucunda Türkiye‘de parlamento en yüksek temsil oranına da ulaşmıştır. Geçmiş dönemlerde temsil konusu epey tartışma konusu olmuştu. 2002‘de yüzde 79‘dur vatandaşımızın katılımı. 2007‘de yüzde 84 ve 2011‘de de yüzde 87‘dir. Geçen dönem parlamentonun temsil oranı yüzde 85‘ti. Bu defa yüzde 95‘i aşan parlamentoda milletimizin temsil imkanı var."
Bunun fevkalade önemli olduğunu anlatan Çiçek, şunları söyledi: "Şu bakımdan; 24. dönem parlamento Türkiye‘nin sorunlarını çözme noktasında hem büyük bir sorumlulukla karşı karşıyadır, hem de milletimizin çok büyük bir kısmı neredeyse tamamına yakını parlamentoda temsil edilmekle varılacak sonuçlarda çok büyük bir millet çoğunluğunun olduğunu ortaya koymaktadır."
KİMSE KORKU VE ENDİŞE POMPALAMASIN
Artık Türkiye‘de demokrasinin kurumsallaştığını vurgulayan Çiçek, sözlerine şöyle devam etti:"Demokrasi bizim için mevsimlik, gelip geçici bir konu değildir; yukarıdan bahşedilen bir husus değildir. Artık milletin benimsediği, önemsediği bir durumdur. O nedenle bu konu tüm dünya tarafından da bir değerlendirme konusu olması gerekmektedir. Bu seçim sonuçları Türkiye‘nin itibarını da artırmıştır gerçekten. Halkının büyük kısmı Müslüman, aynı zamanda demokratik değerlerini, inançlarını da birleştirmiş ve
örnek bir ülke olduğunu tüm dünyaya göstermiştir. Bu açıdan baktığımızda, demokrasi konusunda Türkiye‘ye güven de artmıştır. Kimsenin artık ‘Türkiye‘nin ekseni kayıyordu, kaymıyordu; şöyle olacak, böyle olacak‘ diye korku ve endişe pompalamasına gerek yoktur. Herkes bu sonuçları yeni baştan değerlendirmeli ve milletimizin mesajlarını da hep beraber doğru okumalıyız."
Bu seçim sonuçlarının Türkiye‘nin marka ülke haline geldiğini ve özgül ağırlığının da arttığını belirten Çiçek, şöyle konuştu: "Artık Türkiye bundan sonra bir demokratik ülkedir. Bunda hiç tereddüt yok. Sorunlarını demokrasi içinde, demokratik kanallar kullanmak suretiyle ve parlamentosunda çözecek güce, katılıma ve temsile de ulaşmıştır. Bu neticenin hasıl olmasında, milletimize şükran duygularımızı 60. hükümet olarak ifade etmek istiyoruz"
