Ensarioğlu‘ndan Kürt Sorunu Ve Ev Hapsi Yorumu
Eski Devlet Bakanı ve Diyarbakır Bağımsız Milletvekili adayı M.

"MGK‘NIN HAZIRLADIĞI KÜRT RAPORUNA TEPKİ GÖSTERDİM"
Türkiye‘de 20 yıldır tartışılan konuların yeniymiş gibi yeniden gündeme getirildiğini ileri süren Ensarioğlu, 1996 yılında Milli Güvenlik Kurulu kararı ile Bakanlar Kurulu‘na gönderilen Kürt raporu hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Ensarioğlu, "20 yıldır Türkiye‘de tartışılan bazı konular sanki yeniymiş gibi gündeme geliyor ve bunun üzerine siyasi rantlar oluşuyor. 1996 yılında Bakanlar Kuruluna gelen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) raporunda Kürt nüfusu ve bölge ile ilgili kabul edilemeyecek şeyler
vardı. Bu raporda Kürt nüfusunun 2010 yılında Türkiye genelinde yüzde 40‘ı oluşturacağı, 2025 yılında ise Türkiye nüfusunun yüzde 50‘sini oluşturulacağı ve parlamentonun büyük çoğunluğunun Kürtlerden oluşacağı için büyük tehlike olduğu belirtiliyordu. O zamanlar bile buna büyük bir tepki gösterdim. O dönemde MGK raporunda hayır diye tepki göstermeseydim belki Türkiye‘de 10-15 milyon insan çocuk fazlalığından dolayı ceza alırdı. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir olay yoktur. Bugün tartışılan imamlar konusu
dahi o tarihte benim iade ettiğim raporda vardı" şeklinde konuştu.
"GENEL AF VE EV HAPSİ KÜRT SORUNUNU ÇÖZER"
Bakanlık yaptığı 1996 yılında dile getirdiği genel af ve ev hapsinin uygulanması halinde Kürt sorununun çözüleceğine inandığını söyleyen Ensarioğlu, Öcalan‘ın İmralı ya da başka yerde cezasını çekmenin ülkeye zarar vermeyeceğini savundu. O tarihlerde bile affı konuştuğunu belirten Ensarioğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Eğer bir genel af olmazsa bu olayın etrafında sürekli dolanıp duracağımıza inanıyorum. O günlerde öne sürdüğüm genel af ile silah kullanmayanların tamamen affedilmesi, az eyleme katılanların yüzde 40-50 oranında indirimden yararlanmasını, ana kademedekilerin ise ev hapsinde tutulmasını istemiştim. Bunlara bir yol verilmezse sorunlar çözülmez. Abdullah Öcalan bugün İmralı‘da bir hücrede olmuş, veya normal bir eve alınmış orada cezasını çekmiş fark eden nedir? Önemli olan burada o meseleyi çözmektir.
Çözüm için daha insanlarımızın ölmesini mi bekleyeceğiz? Her taraftan bu olay bitsin diye sesler geliyor. İmralı‘da Abdullah Öcalan‘ın yatması ne, başka yerde yatması ne? Biz neden meseleleri bu kadar büyütüyoruz. Genel af getirilmeli ve hiç silah kullanmayanlar affedilmeli, eyleme katılanlara ceza indirimi olmalı. Abdullah Öcalan ve diğer yöneticiler hakkında da ev hapsi olmalıdır. Meselenin başı budur. Silahların susması ve ellerinde silah olanlara güvence verilmelidir. Kürt sorunu ancak böyle
çözülür. Bütün bunlar olduktan sonra daha teferruatlı tartışmalar yapılabilir."
"ÇILGIN PROJE DİYARBAKIR‘DA YAPILMALI"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından İstanbul için gündeme getirilen çılgın projeye de değinen Ensarioğlu, bunun çok güzel bir proje olduğunu dile getirdi. Bu tür projelerin Diyarbakır ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi‘nde de uygulanması gerektiğini belirten Ensarioğlu, "İstanbul‘da bir çılgın proje açıklandı. Bu çok güzel bir şeydir. Bu tür çılgın projeler Diyarbakır‘da ve Güneydoğu‘da yapılmalıdır. Çılgın proje İstanbul‘da yapıldı, İstanbul nüfusu 15 milyondan 25 milyona çıkacak. Türkiye‘yi İstanbul‘a mı
toplayacağız. O projelerden bir veya ikisi keşke Güneydoğu‘da yapılsaydı. Bunlar güzel şeylerdir" şeklinde konuştu.
