Sanayi Ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün Çorlu‘da

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Çorlu'ya gelerek partisince düzenlenen bir programa katıldı. Muhtarların yer aldığı toplantıda konuşan Bakan Ergün, hizmet için en önemli şartın siyasi istikrar olduğunu belirterek, muhalefeti "Memleketi el aleme kötülüyorlar" diyerek eleştirdi.

AK Parti Tekirdağ İl Başkanlığı tarafından Çorlu Silver Side Otel'de düzenlenen muhtarlar buluşmasına katılan Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, partiler sisteminin demokrasinin en iyi işlemesi için, halk iradesinin en iyi şekilde yansıması için vazgeçilmez bir unsur olduğunu söyledi. Ergün, "Hepimiz ülkemize ve milletimize hizmet için yola çıktık. Burada kim varsa muhtar olsun Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı olsun, Borsa Başkanı olsun, esnaf odası başkanları olsun, bizler parti yöneticileri olalım

hepimizin amacı ülkemize ve milletimize hizmet etmek. Siyaset yoluyla biz hizmet etmeyi tercih etmişiz. Ülkemizin yönetiminin güzel olması için çalışıyoruz. Ülkemizin kaynaklarının millet için kullanılmasına gayret ediyoruz. Ülkemizdeki bütün kurum ve kuruluşların bir ahenk içerisinde millete hizmet etmesi, ülkeye hizmet etmesi organizasyonunu yürütüyoruz. Bizim iktidar partisi olarak, hükümet olarak yaptığımız işin özü budur. Muhtarlarımız da ister köyde olsun, ister mahallede olsun halkımıza, milletimize

ve ülkemize bir başka yönden hizmet üretmektedirler" dedi.

İyi hizmet üretmenin bazı koşulları olduğunu dile getiren Bakan Ergün, "O koşullar yerli yerine gelirse iyi hizmetler üretebiliriz. Koşullar yoksa şartlar müsait değilse hizmet üretmek de mümkün olmaz. En önemli şart bir ülkede siyasi istikrarın var olmasıdır. Karar alınabilmesi için, uygulanabilmesi için, arkasında durulabilmesi için sorumlunun tam olarak belli olabilmesi için siyasi istikrar vazgeçilmez bir unsurdur. Sonra güven ortamı, belirsizliklerin ortadan kalkması, kimsenin kafasında bir şüphe

bir tereddüt olmadan, geleceği dair büyük kaygılar yaşanmadan yoluna devam edebilmek, önünü görebilmek, insanların ülkede önünü görebilmesi ve güvenmesi. Bir başka unsur da makro ekonomik dengelerin yerine oturmuş olmasıdır. Yani enflasyon, fiyatlar ne kadar artıyor bir ülkede, 2'ye mi katlanıyor 1 sene sonra sabah başka akşam başka fiyat mı oluyor yoksa makul, kabul edilebilir bir artış mı var. Bir ülkede fiyatlar yüzde 100 artıyorsa, yüzde 50 artıyorsa başka bir atmosfer var demektir, yüzde 3, yüzde 5,

yüzde 2 artıyorsa başka bir atmosfer var demektir. Ekonomik istikrar var demektir, fiyat istikrarı var demektir" diye konuştu.

Bakan Nihat Ergün sözlerini şöyle sürdürdü:

"Son yıllarda Türkiye'de AK Parti iktidarları döneminde ortalığın toparlanmış olmasıyla siyasi istikrar sağlandı. Bir siyasi parti tek başına iktidarda, sorumlu kim belli. Bugün memlekette bir eksik iş, bir yanlış iş olsa kime soracaksınız, bize soracaksınız. Sorumluyuz, adres belli. Karar alabiliyoruz, aldığımız kararı uygulayabiliyoruz, uygulamaların arkasında duruyoruz. Güven ortamı sağlandı, makro ekonomik dengeler kuruldu. Bilinçli olarak bütçe açıklarını 2009'da 2010'da biraz arttırdık. İpin ucunu

kaçırdığımızdan değil, bilerek ipi salıverdik. Yönetim işi böyledir. Yönetim işinde bir iplik vardır, bazen sen çekeceksin problem sana doğru gelecek, problemi kendine doğru çekeceksin, bazen sen bırakacaksın kontrollü bir şekilde gidecek ama nereye kadar gideceğini sen göreceksin. Yani ipin ucunu kaçırmayacaksın. Sen kendin bilinçli olarak salıvereceksin ama ipi koparmayacaksın. Türkiye'de ip koparıldı bazen. Çünkü çok çekildi veya ipin ucu kaçırıldı o zaman bütün dengeler bozuldu."

Hizmet dönemlerinin tek partili iktidarlar dönemi olduğunu da sözlerine ekleyen Bakan Ergün, "Tek partili dönemi bir kenara koyun, onu da ikiye ayırıyoruz. Atatürk'ün kendi dönemindeki uygulamalar bir de Atatürk'ten sonraki uygulamalar. 1938'e kadar tek partili düzen var bir de 1938'den sonra 1950'ye kadar tek partili düzen var. Bir Atatürk'ün 15 yılı var, bir de ondan sonra 10 yıllık 12 yıllık dönem var. İkisi birbirinden ayrı, arayışlar farklı. Atatürk'ün arayışı farklı, gitmek istediği hedef istikamet

farklı, ondan sonraki dönemin arayışı farklı. Bugün bazen konuşuluyor, CHP Atatürk'ün kurduğu parti. Evet doğru. CHP Atatürk'ün partisi diye ifade ediliyor ama biz hepimiz o zaman Halk Partili olmamız lazım. Halk partili olmayanlar yandı. Niye hepimiz halk partili değiliz o zaman. Çünkü Atatürk'ün yapmak istediği şey başka bir şey, partili sistem. Biz eğer Atatürk'e sahip çıkacaksak bunu halk partisine sahip çıkarak gösteremeyiz partili sisteme sahip çıkarak gösterebiliriz. Çünkü yapılmak istenen şey odur

ve çok partili sistem doğal olarak çok farklı görüşlerin olması demektir ülkede" açıklamasında bulundu.

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, ülkenin, halka yakın, halk gibi liderlerle bir yere gelebileceğini söyledi. Liderin halkla olan ilişkilerinin de önemine dikkat çeken Bakan Ergün, şunları söyledi:

"Rahmetli Menderes‘in dönemi, rahmetli Özal‘ın dönemi. Tek başına iktidar vardı. Rahmetli Özal‘ın döneminde gene bir siyasi partinin tek başına iktidarı var. İki dönem üst üste iktidara geldi. Üçüncü hizmet dönemi AK Parti iktidarı dönemi ne var bir siyasi partinin tek başına iktidarı var. İki dönem üst üste iktidara geldik inşallah şimdi üçüncü dönemi başlatacağız 12 Haziran‘da. Siyasi istikrar var yani. Seçimler ne zaman yapılacak belli, gününde, 5 yılsa 5 yıl, 4 yılsa 4 yıl. Kime hesap soracağız

belli, mevcut iktidara. Bakın rahmetli Menderes de rahmetli Özal'da, Genel Başkanımız, Başbakanımız da halka yakın liderler, halk gibi yaşayanlar. Doğal, bazen eleştiriyorlar bizi, Başbakanımızı her şeye kızıyor falan diye, o kadar kızmasa iyi, sinirlenmesin diyorlar. Sinirlendirmek için herkes bir taraftan her gün birçok şey yapıyor. Yine de büyük bir sabır gösteriliyor bunlara, demokratik olarak görülüyor.

Siyasette öyle ifadesiz yüzler var ki, ne sevindiğini anlarsın, ne kızdığını anlarsın, ne üzüldüğünü anlarsın. Bizim işimiz rol yapmak değil ki, doğal olmak. Halk neyse biz de o. Onun için doğal liderlerle ülke bir yere gidebilir."

Muhalefeti, memleketi kötülediği gerekçesi ile de eleştiren Bakan Ergün: "Memleketini el aleme kötüleyen bizim muhalefetimiz kadar muh kararı uygulayabiliyoruz, uygulamaların arkasında duruyoruz. Galefet yoktur. Gidiyorlar Avrupa'ya Amerika'ya nasıl kötülüyorlar memleketi biliyor musunuz nasıl kötülüyorlar. Ya elin yabancısına memleket kötülenir mi be arkadaş, gel burada ne söyleyeceksen burada söyle de başka yere gittiğin zaman ‘bizim memleketimiz iyidir‘ de. Bir yanlışı varsa ‘biz onu düzeltiriz‘ de.

Demiyorlar, gidip memleket, memleket Avrupa Birliği‘ne şikayet ederler, gidip Amerika'ya şikayet ederler. Bunlar böyle bir anlayışa sahip" dedi.

Konuşmasının ardından muhtarlarla hatıra fotoğrafı çektiren Bakan Ergün daha sonra Çorlu'dan ayrıldı.

Kaynak: İHA