Erciş‘te Deprem Konulu Bilgilendirme Toplantısı

Van‘ın Erciş ilçesinde ‘Depreme dayanıklı yapı tasarımında genel ilkeler ve kuralları‘ konulu bir bilgilendirme toplantısı düzenlendi.

Erciş Belediyesi, Çelik İnşaat, Yıldız Yapı Mühendislik, Toktaş Mimarlık, Este Pm. Proje ve Müşavirlik tarafından ortaklaşa düzenlenen bilgilendirme toplantısına Erciş Belediye Başkanı Zülfikar Arapoğlu, Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Haydar Kayhan, Erciş Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Hüsamettin Çelik ile ilçede görev yapan mimar, mühendis, tekniker ile teknisyenler katıldı. Erciş Belediyesi Nikah Salonu‘nda gerçekleşen toplantıda konuşan Erciş Belediye Başkanı Zülfikar Arapoğlu, Erciş ve çevresinde tarih boyunca meydana gelen depremlerden örnekler verdi. Yapılaşmanın insan hayatı için büyük önem arz ettiğini belirten Arapoğlu, “Erciş Belediyesi olarak bizler ilçemizde yapılan ve yapılacak olan tüm yapılarda deprem yönetmenliğini uygulamaktayız. Dayanıklı yapı yapma konusunda kesinlikle taviz vermeyeceğiz. İlçemiz birinci derece deprem kuşağı üzerindedir. Bu meyanda bizler de üzerimize düşen tüm sorumlulukları harfiyen yerine getirmeye gayret edeceğiz” dedi.

Daha sonra konuşan Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Haydar Kayhan ise, Erciş‘in deprem riski olan bölgeler arasında yer aldığını söyledi. Kayhan, ‘Deprem Nedir?, Depremde Gözlenen Hasarlar ve Sebepleri, Depreme Dayanıklı Yapı Tasarımı İlkeleri ile Mevcut Yapıların Değerlendirilmesi ve Güçlendirilmesi‘ konularında katılımcılara ayrıntılı bilgi verdi. Doç. Dr. Ali Haydar Kayhan, “Hemen her deprem sonunda yapılan incelemelerde hasar gören yapılarda gözlenen yetersizlikler, mimari ve taşıyıcı sistem tasarımı yetersiz, işçilik ve beton dayanımları yetersiz, donatı detayları hatalı ya da yetersiz, imalat aşamasındaki denetimsizlik gibi konular irdelenmektedir. Dolayısıyla bina tasarımından bina üretimine kadar bütün uygulamaların kaliteli ve denetimli olması gerekmektedir. Depreme dayanıklı yapı, düzenli, sorun oluşturmayacak bir taşıyıcı sistem oluşturulmasına olanak sağlayacak biçimde, ancak uzmanların işbirliği ile tasarlanabilir. Türkiye‘de yapım uygulamasında, mimari tasarımın mimarların, taşıyıcı sistem tasarımının da inşaat mühendislerinin ilgi alanı olması kabul edilmiştir. Ancak, bu iki meslek disiplini arasında, mimari tasarım aşamasında karşılıklı danışma çok sınırlıdır. Oysa depreme dayanıklı yapı tasarımı daha mimari tasarım aşamasında başlamaktadır. Depremlerde hasar gören yapıların hasar nedenleri bazen doğrudan doğruya mimari tasarım ile bağlantılı olmaktadır. Mimarların da daha mimari tasarım aşamasında deprem etkilerini düşünmeleri ve tasarımı ona göre yapmaları önemlidir ya da inşaat mühendisinin, mimari tasarımı da etkileyecek ve değişmesine yol açacak önerilerinin, deprem bilinci ile değerlendirilmesi gerekmektedir. Taşıyıcı sistem seçimi, öncelikle mimari tasarım ile ilgilidir. Bu noktada, depreme dayanıklı yapı tasarımının sadece yapı mühendisi tarafından değil, mimar ile yapı mühendisinin hatta diğer meslek disiplinlerinin de ortak çabası ile gerçekleşebileceğini söylemek yerindedir. İçerisinde oturulacak binanın boyasından, penceresinden ve dış görünümünden daha önemlisi, binanın nasıl projelendirilip nasıl imal edildiği hususudur. Çünkü can güvenliğimiz buna bağlıdır. Depreme dayanıklı ya da dayanıksız bina, deprem anında ortaya çıkar. Fakat bizim binaları deprem olmadan önce seçmemiz gerekir. Depreme dayanıklı binaya 30-40 yılda bir sadece 40 saniyeliğine ihtiyacımız olur. O anda sağlam bir binada olmanın koşulu, şimdiden gerekli önlemleri almaktır” dedi.

Doç. Dr. Kayhan, binalarda güçlendirme konularında da davetlilere ayrıntılı bilgi vererek katılımcıların sorularını da yanıtladı.

Kaynak: İHA