Türkiye'de
tiyatro alanında verilen en önemli ödüllerden biri kabul edilen Afife
Tiyatro Ödülleri değişim sancısı yaşıyor. Değerlendirme kriterleriyle jürinin yapısından dolayı Afife
Tiyatro Ödülleri'nin gençleşen ve dinamikleşen bağımsız
tiyatro kuşağını görmezden geldiği düşünülüyor. Bu yıl 21 Mart'ta açıklanan adaylıklar sonrasında da benzer eleştiriler yine gündeme geldi. Özellikle son yıllardaki Devlet
Tiyatroları ile Şehir
Tiyatroları'nı ödüllendirme eğiliminin bu yıl da tekrarlanması
tiyatro dünyasında çeşitli tartışmaların yaşanmasına neden oldu.
Tiyatro Stüdyosu'nun kurucusu Ahmet Levendoğlu Radikal gazetesine verdiği söyleşide "Afife'nin saygınlığı pervasızca yok ediliyor," diyerek
tiyatro dünyasında içten içe devam eden tartışmayı kamuoyuna taşıdı. Levendoğlu, "Birkaç yıldır Seçici Kurul'da 'hem hakem, hem yarışmacı' konumunda olan, oynadığı ya da yönettiği oyunların oylandığı kurulda yer alanlar var," diyerek Seçici Kurul'un objektif davranmadığını iddia etti. Afife
Tiyatro Ödülleri değerlendirme kriterlerinin ikinci maddesi tartışmaların odağında. Bu maddeye göre 'ödüle aday olabilmek için
tiyatro sezonu içinde en az 75 kişilik bir salonda en az 15 gösterim gerçekleştirilmesi' gerekiyor. Oysa birçok bağımsız ve küçük
tiyatro gurubu, oyunlarını 75 kişiden daha az kapasiteli salonlarda oynadıkları için doğal olarak Afife
Tiyatro Ödülleri'nin kapsamına giremiyor. Daha önceki yıllarda Semaver Kumpanya ödüllerin kapsayıcı olmaması nedeniyle Afife
Tiyatro Ödülleri'ni aday olsa bile protesto edeceğini açıklamıştı. Afife
Tiyatro Ödülleri Sanat Danışmanı Haldun Dormen değerlendirme kriterleriyle ilgili eleştirilere katılıyor ve ödüllerin bağımsız
tiyatroları görmezden geldiğini kabul ediyor. Jüriyle ilgili eleştirilere ise katılmıyor.