Karabulut: 700 Bin Avro‘ya Ne Oldu?
Münevver Karabulut‘un öldürülmesiyle ilgili olarak tutuklu yargılanan Cem Garipoğlu‘nun evinde cinayet günü bulunan para miktarını tutanağa geçirmediği ve güvenlik kamerası görüntülerini yeterince incelemediği iddiasıyla haklarında dava açılan
Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuksuz sanıklar katılmadı. Münevver Karabulut‘un babası Süreyya Karabulut, dayısı Hasan Hüseyin Akdoğan ve tarafların avukatları duruşmada hazır bulundu.
Duruşmada diyecekleri sorulan müşteki Süreyya Karabulut, kasten hiçbir görevliyi suçlamadığını, sadece karşılaştığı, gördüğü durumları gerçeğin ortaya çıkarılması için bildirdiğini söyledi.
700 bin avronun ne olduğunu merak ettiğini, kanaatince bu paranın olay mahallindeki kişilerce yani memurlar arasında ya pay edildiğini veya üstlerine gittiğini tahmin ettiğini ifade eden Karabulut, şöyle konuştu:
‘‘Amacım bu paranın nerede olduğunun ortaya çıkarılmasıdır. Pasaport ve kimliklerin de ne olduğunu merak ediyorum. Bu durumlar ortaya çıkarsa olayın diğer kısımlarının aydınlanmasına yardımcı olacağını düşünüyorum. İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Mustafa Köse, olaydan yaklaşık 10 gün sonra Nişantaşı‘ndaki evime gelip başsağlığı diledi. Bana ‘basına çıkma, senin için iyi olmaz, kötü olur‘ dedi, olay gecesi olay yerine giden memurların bir sürü hatası olduğunu, zanlıyı 3-5 dakika arayla kaçırdıklarını söyledi.‘‘
Jandarmanın cinayetin işlendiği adresi açıkça bildiğini ve buna rağmen gelen polislerin bir şekilde oyalandığını, bu nedenle kaybolan para ve kimliklerini de önemsemediklerini belirten Karabulut, ‘‘Kızımın kanından her kim nemalanıyorsa, nemalandıysa, hepsinden şikayetçiyim, cezalandırılmalarını istiyorum‘‘ dedi.
-İDDİANAMEDEN-
Kaynak: AA
Duruşmada diyecekleri sorulan müşteki Süreyya Karabulut, kasten hiçbir görevliyi suçlamadığını, sadece karşılaştığı, gördüğü durumları gerçeğin ortaya çıkarılması için bildirdiğini söyledi.
700 bin avronun ne olduğunu merak ettiğini, kanaatince bu paranın olay mahallindeki kişilerce yani memurlar arasında ya pay edildiğini veya üstlerine gittiğini tahmin ettiğini ifade eden Karabulut, şöyle konuştu:
‘‘Amacım bu paranın nerede olduğunun ortaya çıkarılmasıdır. Pasaport ve kimliklerin de ne olduğunu merak ediyorum. Bu durumlar ortaya çıkarsa olayın diğer kısımlarının aydınlanmasına yardımcı olacağını düşünüyorum. İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Mustafa Köse, olaydan yaklaşık 10 gün sonra Nişantaşı‘ndaki evime gelip başsağlığı diledi. Bana ‘basına çıkma, senin için iyi olmaz, kötü olur‘ dedi, olay gecesi olay yerine giden memurların bir sürü hatası olduğunu, zanlıyı 3-5 dakika arayla kaçırdıklarını söyledi.‘‘
Jandarmanın cinayetin işlendiği adresi açıkça bildiğini ve buna rağmen gelen polislerin bir şekilde oyalandığını, bu nedenle kaybolan para ve kimliklerini de önemsemediklerini belirten Karabulut, ‘‘Kızımın kanından her kim nemalanıyorsa, nemalandıysa, hepsinden şikayetçiyim, cezalandırılmalarını istiyorum‘‘ dedi.
-İDDİANAMEDEN-
