Emniyet Müdürü Basın İle Kahvaltıda Buluştu

Bartın Emniyet Müdürü Mehmet Altınok, Bartın`da görev yapan basın mensupları ile kahvaltıda bir araya geldi.

Emniyet Müdürü Basın İle Kahvaltıda Buluştu
Emniyet Müdürlüğü`ne bağlı Polisevi`nde gerçekleştirilen kahvaltıya; Bartın Emniyet Müdürü Mehmet Altınok, Emniyet Müdür Yardımcıları Bartu Çuhadar, Asayiş`ten Sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Ümit Yaşar Güler, Trafikten Sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Salih Öztür, İstihbarattan Sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Uğur Ural ile basın mensupları katıldı. Kahvaltı öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Emniyet Müdürü Mehmet Altınok, önemli açıklamalarda bulundu. Altınok, "Ankara Emniyet Müdürlüğü, İstihbarat Daire Başkanlığı, Şırnak Emniyet Müdürlüğü yaptıktan sonra ara verdik. Daha sonra tekrar Adapazarı`nda çalışmaya başladık. Asayiş, güvenlik, trafik, terör şubelerinde görev aldım. 1999 depreminde ev ve imkanlar yıkılınca ikinci bir tayin istedim. Şark görevi için Van`a göreve gittim. Van`daki görevimin ardından Bursa`ya yerleşmek amacı ile geldim. 2006 yılına kadar Bursa`da çalıştım. Güvenlik Müdürlüğü yaptım. 2006 yılında İzmir`e gittik 5-6 arkadaşla ile birlikte. 2006 ve 2009 yılında İzmir`de Güvenlik ve Çevikten Sorumlu Müdür Yardımcısı ve Foto Filmden Sorumlu Müdür Yardımcısı olarak görev yaptık. 2009 yılında İstanbul`a gitmek zorunda kaldık. İstanbul`da 2,5 yıla yakın bir sürede Güvenlik ve Foto Filmden Sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı olarak görev yaptım. İlk görev yerim olarak Bartın Emniyet Müdürlüğü`nde göreve geldim. Bartın büyük olmayan, küçükte değil, şirin bir yer. Ciddi problemi olmayan bir il. Büyük olmamasının avantajları çok. Asayiş olaylarında, suçlarda görüyoruz. Verimli olabileceğimiz güzel bir kent. Buradaki insanların güler yüzünden de bunu görebiliyoruz. İnsanların birbirine sahip çıkması ve insanların sakin olmasından da bunu görebiliyoruz. Bartın Türkiye`nin özlemiş olduğu huzur veren kentlerden bir tanesidir. Diğer illerimize de örnek olması açısından bir kent. İyiki gelmişim, iyi ki buradaki insanlara hizmet veriyorum. İstanbul gibi yoğun bir kentten buraya gelmek nasıl bir duygu onu da açıklayım. Bizde devlet memurlarında şöyle bir kural vardır. Görev hiçbir zaman istenmez, görev verilir. O görevi sevsen de, sevmesen de yaparsın. Severek ve beğenerek yapılan görevde daha çok başarılı olunur. Dolayısıyla Bartın`da böyle bir yapıdadır. Çok yoğun bir yerden gelmek insanı boşluğa düşürür gibi geliyor. Bugünki sizlere verdiğimiz davet daha erken olabilirdi. İstanbul`dan gelirken hem büyüklerimiz, hem de bu bizim aklımızda vardı. Öncelikle basınla tanışmak, basınla beraber bir kahvaltı yapmaktı, planımız. Ancak ili biraz tanıyalım, biraz daha sağlıklı tespitler yapalım diye geciktirdik. Basın kuruluşları ve basın ile her yerde birlikte çalıştık. Buradaki avantajım Güvenlik Şubedeki çalışmamın avantajıdır. Basın iş ve işlemleri, sarı basın kartı olanların tüm işlemlerini biz yaptığımız için, yayın kuruluşları ile birlikte çalışarak kendimizi basın camiasının içinde gördük. Çünkü kameranın arkasında, yanındaki, mikrofonu tutan ile bizim yaptığımız iş yüzde 90 aynı iştir. Biz işin yasal boyutunda gerek önleyici maiyetinde, gerekse adli boyutundayız. Sizlerde kamu adına insanlara duyurma, insanlara bilgi edinme, konusu olduğu için bizimle beraber çalışıyorsunuz. Çoğu zaman yan yana bazı olaylara beraber gidiyoruz. Bu yönden çok uzakta olmayan, birbirimizi destekleyen, birbirini tamamlayan bir meslek olarak görüyorum. Bizde yıllarca böyle görerek bu şekilde çalıştık. İstanbul`da biraz daha farklı bir boyuttaydı. Televizyonların ve gazetelerin merkezi orası. Stüdyoların orası olması nedeniyle, gerek yayın yönetmenleri, gerekse imtiyaz sahipleri ile birlikte beraber çalıştık. Çoğu zaman köşe yazarlarının yazmış olduğu eksik bilgileri beraber tamamladık. Hepsine şunu söyledim. `Biz bilgiyi paylaşacağız. Asla bilgiyi saklama gibi prensibimiz olmaz. Yasal olarak bizi sıkıntıya sokacak olaylarda adliye boyutu bittiğinde bilgi verilecek` diye söyledik. Yanlış eksik bilgi vermeyelim. Haber müdürü, yada köşe yazarı hatalı eksik bir yazı yazdı ise, telefon ederek soruyoruz. Telefonumuz 24 saat açıktır. Her türlü bilgiyi verebiliriz. Yeterki doğru yazalım. Genellikle mazeretler, `soramadım, bilgi veren olmadı` diyorlar. O konudaki o mazereti tamamen kaldırıyoruz. Burada da bu işi yaparken Terör, Güvenlik, Asayiş ve Trafik ile ilgili arkadaşlarımız tamamen yetkili arkadaşlarımızdır. Verilmesi gereken her türlü bilgi tarafsız ve kişi ayırmadan vereceklerdir. Halkımızın doğru bilgilenmesi adına bize düşen bir şey varsa, onu hep beraber yapacağız. İnsanlar yanlış ve eksik bilgi ile yanlış düşünceye kapılmasınlar. Basın arkadaşlarımız da iletişim hatasından dolayı da eksik bilgi vermesin. Kimse zor durumda kalmasın, hep beraber üzerimize düşen görevi yaparak bu işi yürütelim diye düşünüyorum. Zaman, zaman birçok ilde oluyor. Herkesle paylaşacağız. Ancak bir gazeteci düşünün. Herkes yatıyor, bir tanesi koşturmuş, her bilgiyi toplamış, nerede ise emniyetin bildiği bilgilerin çoğunu toplamış ama eksik bir bilgi kalmış. Emeğe saygı adına ayrım gözetmeksizin ona da herkese verdiğimiz gibi o bilgiyi veririz. Burada herkese bilgi verelim de, çok çalışanın bilgisini diğerleriyle paylaşalım. O da çalışana karşı haksızlık olur. Büyük şehirlerde bu tür olaylar oluyor. Bir muhabir bir ay, olayın peşinden koşturmuş. Birine uç noktadaki bilgiyi vermekte yarar olduğunu düşünüyorum. Adalet adına diğerlerine de yanlış olmayacağını düşünüyorum. Zaman içerinde bizlerde sizler de ziyaretlerimize geleceksiniz. Her gittiğimiz sivil toplum örgütleri ziyaretine şunu net söylüyorum. Basının ve sivil toplum kuruluşlarının desteğini almayan bir kuruluş başarılı olamaz. Bu iş sizlere şahsi çıkarlarınız için verilmemiştir. Kamu gönüllüsü olarak bu işi yapıyorsunuz. Dernek ve cemiyet olarak yetkileriniz var. Bizim de emniyet olarak yetkilerimiz var. Nasıl ki bizde ki amir bir memur yaptığı kamu işini özel çıkarı için kullanmaması gerekiyorsa, sizlerde aynı kurallara sahip olmanız gerekiyor. Biz bunu deşifre edersek, bu tür kişileri yasaların önüne çıkarmak zorundayız" dedi."TRAFİK YÜZDE 100 ÇALIŞSA YÜZDE 17 PAYI VAR"Bartın Emniyet Müdürü Mehmet Altınok, Bartın`da trafik sorunu olduğunu ve çözümü için çalışacaklarını söyledi. Altınok, "Amaç düzgün ve doğru iş yaparak hizmet vermektir. Halkın doğru bilgi edinme hakkını en iyi şekilde sunmak. Büyük olmayan il olmasına rağmen de kendine göre de sıkıntıları oluyor. Bizim burada sıkıntı gördüğümüz konular bir başka ilde belki de sıkıntı görünmüyor. Ancak ufak sıkıntılar kişisel hatalardan dolayı olan sıkıntılar var. Onları düzeltmek çok, çok kolay. Onlar düzeltilir. Trafik ile alakalı yetkili olan jandarma ve polis yüzde 100 performans ile çalışsa dahi trafikteki payı yüzde 17, yüzde 18 olarak görülür. Geriye kalan pay diğer kuruluşlara aittir. Bir polisin, jandarmanın yolu genişletme, yola işaret koyma yetkisi yoktur. Sadece öneri ve görüşte bulunur. İl Trafik Kurulu gündeme getirir. Bu kentte yaşıyorsak, bu kentin yaşayan bilinçli bir sakini olarak her problemden bizi ilgilendiren, ilgilendirmeyen konulardan da sizler de olduğu gibi bizler de sorumluyuz. Prestij projesi vardı. Diğer illerde olmamasına rağmen güzel bir proje. MOBESE kameraları ilimiz için yeterli ancak, 3-5 yıl sonra düşünülerek ilimizde üniversitenin öğrenci sayısını artacağını düşünerek daha da geliştirmeyi düşünüyoruz. Gerekli görüşmeler yapıldı. İl Özel İdare ve Valimiz ile görüşmeler yapıldı. MOBESE kameralarının sayısını artırmayı düşünüyoruz. Ulus ilçemize bir önlem olarak giriş ve çıkışlarına araç takip ve kamera sistemi koymayı düşünüyoruz. Amasra ilçemizde de yazın anormal bir nüfus artışı olduğu için oraya da kamera sistemini koymayı düşünüyoruz`` diye konuştu.Bartın Emniyet Müdürü Mehmet Altınok, kahvaltıya katılan basın mensuplarının tamamıyla tanışarak, gazetecilerle sohbet etti.
Kaynak: İHA