
Çelik İş Sendikası eski Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Osman Nur Bal, 1994 yılında dönemin hükümeti tarafından "Karabük Demir Çelik Fabrikalarının özelleştirilmesi, özelleştirilemezse kapatılması" kararına karşın Karabük şehrinin tek vücut olarak Türkiye Cumhuriyeti`nin yakın tarihine geçecek top yekun eylemler yaptığını ve bu eylemler sayesinde Karabük Demir Çelik Fabrikaları`nın kapatılmadığını söyledi. 8 Kasım 1994 tarihinde Karabük şehrinde yaşayan, herkese ama herkes Karabüklülük ruhunu ortaya çıkararak koca bir kentte bir günlüğüne hayatı durdurduğunu anımsatan Bal, "İnsanlar çocuklarını okula göndermemişti, esnaflar kepenk kapatmıştı, tüm araçlar kontak kapatmıştı, dönemin Zonguldak Valisi şehre yürüyerek girmek zorunda kalmıştı. Binler, on binler meydanlara sığmamıştı. Yedisinden, yetmişine her Karabüklü, o Karabüklülük Ruhunun doruk noktalarına ulaşarak tek vücut ve tek ses olmuşlardı. `Fabrikamızı kapattırmayız` diye. Bir şehrin tüm insanlarının bu kararlılığı karşısında Karabük`ün varoluş nedeni olan Karabük Demir Çelik Fabrikasını kapatma kararı alan aynı hükümet 1Lira karşılığı bu şehre Fabrikasını vermişti. Karabük`ün tarihinde çok önemli bir mihenk taşı olan 8 Kasım 1994 eylemleri her yıl kutlanıyor, anılıyor ve o Karabüklülük ruhu bu sayede canlı tutuluyordu. Ne yazık ki son yıllarda birileri bu Karabüklülük ruhundan rahatsız olduğu için ve Karabüklülük ruhunu tamamen ortadan kaldırmak için 8 Kasım eylemlerini bizlere unutturmaya çalışıyorlar. Karabük tarihinin unutulmaz bu noktasını, yani 8 Kasım 1994 Eylemlerini tüm süreciyle, belgeleriyle, fotoğraflarıyla yer alacağı bir kitap yapılması önerisini sunuyorum. Çünkü böyle bir kitap artık unutturulmaya çalışılan geçmişimizin, gelecek nesillerimize bırakabileceğimiz bir belgesi ve mirası olacağına inanıyorum" dedi.