Davutoğlu,
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu`nu ziyaretinin ardından, açıklamalarda bulundu soruları yanıtladı.Bir gazetecinin BM Güvenlik Konseyi`nde
Suriye`ye ilişkin yaptırımların onaylanmaması konusundaki sorusunu yanıtlayan Davutoğlu, BM Güvenlik Konseyi`ndeki görüşmeleri, dün geç saatlere kadar takip ettiğini belirterek,
Türkiye`nin Güvenlik Konseyi üyesi olmamasına rağmen,
Suriye ile olan sınır ve oradaki gelişmelerin
Türkiye`yi doğrudan etkilemesi bağlamında konunun takipçisi olduklarını söyledi.Davutoğlu, şöyle devam etti: ``Bu konuda bütün ülkelerin hemen hemen
Türkiye`nin kanaatlerine güvenmesi çerçevesinde de sanki Güvenlik Konseyi üyesiymiş gibi süreci yakından takip ettik. Gerçekten burada uluslararası toplumun bölünmüş bir görüntü sergilemesi doğru olmadı. Gönül isterdi ki bütün ülkeler birlikte ortak bir tutum etrafında birleşebilsin. Bu hem
Suriye halkına,
Suriye yönetimine, bölgeye çok daha güçlü bir mesaj olurdu. Maalesef arzu edilen bu gelişme gerçekleşmemiştir. Keşke müzakereler daha da devam edip üzerinde mutabık kalınan bir çerçevede Güvenlik Konseyi kararı çıkarılabilmiş olsaydı. Çünkü bugün
Suriye`de yaşananlar, bir iç mesele olmanın ötesine geçmiş, bir noktada çok ciddi insani trajedi oluşturan noktaya da gelmiştir.`` Olayların bu aşamaya gelmemesi için
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan ile enerjilerinin tümünü sarf ettiklerini anlatan Davutoğlu, kullanılabilecek her türlü diplomatik aracı kullandıklarını belirtti.Davutoğlu, ``Keşke
Suriye BM Güvenlik Konseyi gündemine hiç gelmemiş olsaydı. Keşke
Suriye yönetimi en başından halkına karşı operasyonlara yönelmektense reformlara girişmiş olsaydı ve bugün
Suriye BM Güvenlik Konseyi gündeminde olan değil, diğer Arap halklarının da örnek aldığı bir ülke olsaydı ama maalesef bu olmadı`` diye konuştu.Davutoğlu,
Suriye yönetiminin,
Türkiye`nin kardeşçe tavsiyelerini dinlemek yerine, daha fazla operasyon ve daha fazla baskı yöntemini tercih etmesinin olayları buraya kadar getirdiğini dile getirdi.Uluslararası toplumun meşruiyet arayışının önemli olduğunu da vurgulayan Davutoğlu, bu çabaların süreceğini, Başbakan Erdoğan`ın da şu anda BM Güvenlik Konseyi üyesi
Güney Afrika Cumhuriyeti`nde bu konuları istişare ettiğine inandığını belirtti.Davutoğlu, ``Uluslararası toplumdaki gelişme ne olursa olsun, biz
Suriye`deki gelişmelere bigane kalamayız.
Türkiye ile
Suriye her açıdan iç içe geçmiş iki ülkedir. 910 kilometreyi aşan sınırımız var ve her açıdan iç içe geçmiş akrabalıklarla birbirine
kaderi bağlanmış iki ülkeyiz. Geçmişte bu ortak
kader bilinci bizi önemli projeler başlatmaya ve yürütmeye de sevk etmişti. Bugün yine ortak
kader bilinci
Suriye halkının bu baskı döneminin bitmesi konusundaki çabalarına destek vermemizi gerekli kılıyor`` dedi.Davutoğlu, bu konuda ilerleyen günlerde daha kapsamlı açıklamalar yapılacağını sözlerine ekledi.