Erdoğan: Biz arkadaşlarımızı morgdan aldık

Erzurum'da üniversite temsilcileri ile biraraya gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan seçme ve seçilme yaşının aynı olması gerektiğini söyledi ve öğrenci protestoları ile ilgili çarpıcı açıklamlarda bulundu.

Erdoğan 1968 olaylarını hatırlatarak o dönemde kazananın silah tüccarları olduğunu söyledi. Öğrenci eylemlerini ve protestoları değerlendiren Başbakan Erdoğan, 'Birileri bugün çıkıp o günleri nostalji olarak gösterebilir, ama biz öyle göremeyiz. Ancak bir çok genç bugün nefes alamıyor. Nice trajedilere şahit olduk. Biz morgtan arkadaşlarımızı aldık. Bunları tanıyor musunuz diyenlere evet tanıyoruz diye seçmek zorunda kaldık' şeklinde konuştu.

Erzurum'da öğrencilerle biraraya gelen Başbakan Erdoğan'ın yaptığı açıklamalar şöyle:

Haftalar öncesinden planlanmış toplantı değil bu Dolmabahçe toplantılarından önce planlanmıştı bu toplantı. Başta milli birlik ve kardeşlik projesi olmak üzere gündemdeki meseleleri farklı gözlerden bakış açılarından dinlemeye ve istişare etmeye gayret ettik. Erzurum'da ki bu istisnai toplantıya kadar ses sanatçılarımızdan ünlü simaları ile yazarlarımız sporcularımız ile Dolmabahçe toplantılarında biraraya geldik. Bakan arkadaşlarım buradaki yaklaşımları tespit ettiler orada cevaplamamız gereken varsa orada daha sonra verilmesi gereken cevaplar varsa notları alındı. Türkiye'nin büyük bölümü gençlerden oluştuğu için bu toplantıların gençler ile de yapılması zorunludur. Toplumun çeşitli kesimleri ile her an bir araya gelip istişare etmek mümkün olmuyor iş gençlere gelince heran birlikteyiz evimde aile içinde gençler ile birlikteyim Başbakanlık'ta yine genç bir ekip var onlarla sürekli birarada oluyorum yurtiçi ve dışı seyahatlerde birarada oluyorum partimde de Türkiye'nin en büyük gençlik teşkilatına sahip olduğum için gurur duyuyorum.

HER ZAMAN GENÇLERLE DİYALOG İÇİNDE OLACAĞIZ

Siyasetteki hayatım merdivenin en alt basamağından başladı yani gençlik kollarından başlayarak buralara geldim. İlçe ve il gençlik kolları olmak üzere bu şekilde buralara kadar geldik yukardan birileri bizi indiripte buralara gelmedik sipariş üzerine gelmedik gençliğin bu noktadaki durumunu biraz biliyorum. Planlarımızı genç nüfüsa göre yapıyoruz heran gençlerle olsakta sorunlarını öğrenmek adına daha fazla gayret göstermemiz gerektiğini biliyoruz. Bu toplantı bizim birbirimizi daha iyi anlamamız samimi bir ortamda yapıcı bir ortam yapılması için tertip edilmiş bir toplantıdır. Bu noktada Dolmabahçe Toplantıları'nın başlangıç olması üzere gençlerle bir toplantımız var sivil toplum örgütlerinden genç işçilerden öğrencilere kadar her kesime burada temsil edilmesine özen gösterdik. Herkesi dinlemeyi görüş ve önerileri almayı önemsememize rağmen zaman bulutunu gözeterek katılımı sınırlı tutmak zorundaydık. Ömrümüz vefa ettiği sürece her fırsatta gençler ve temsilcileri ile diyalog kurmaya devam edeceğiz.

TERÖR MESELESİ TOPYEKÜN AŞILACAK BİR MESELEDİR


Ülkemizim önemli meselelerinden birisi terör meselesi, hükümet olarak bu kronik meseleyi çözüm yoluna koymak özelliklede birlik ve bütünlüğümüze tehdit teşkil eden bu meseleyi ortadan kaldırmak için büyük bir çalışma içine girdik terörle mücadele tek başına güvenlik tedbirleriyle sonuca varılacak bir olay değil. Bunun eğitime yönelik boyutu ve terörle mücadele topyekün bir mücadeleyi gerektiriyor terörle mücadele yapıldığı kadar bunu doğuran istismar zeminlerin ortadan kaldırılması gerekiyor insanlara insanca bir yaşam sunulmadığı müddetçe terörün beslendiği bataklığı kurutmamız mümkün olmayacaktır. Biz yola çıkarken önce insan dedik ve herşey Türkiye için dedik bu iki önemli başlık çok önemliydi biz birşeyi özellike işledik Devlet öncelikli bir siyaset değildir insan öncelikli bir siyasettir dedik bunu nerede söyledik taa Afyonkarahisar'da partimizin çalışmalarını başlattığımızda söyledik. Projemiz planlamamız 4 temel taş üzerindeydi eğitim,sağlık, emniyet, adalet'ti eğitilmiş bir toplum ama sağlıksız onun için sağlığı başarmamız lazım adaletsiz toplum hiç bir işe yaramaz dedik adaleti teşkil ettik bunun üzerine tabi ki ulaşım, enerji ,tarım bütün bunlar bu 4 temel taşın üzerinde büyüyecek dedik ve böyle devam ettik.

HERKESE EŞİT ŞARTLAR

8 Yılda her alanda büyük reformlarımız oldu şuanda Erzurum'da ki yatırım sadece bir kalem sadece gençliğe yönelik 6 yüz 50 trilyon burada yatırım yaptık bu yaklaşık 9-10 tesistir bununla Erzurum'u cazibe haline getirelim istiyoruz Batı ile Doğu arasında bu açığı kapatmamız gerek dedik bunlar şuanda ne Ankara'da ne İstanbul'da var. Biz ilk helikopter ambulansı burada havalandırdık bütün bölgeye burada ki hava ambulansı ile veriyoruz. Bu ne denli bu işe önem verdiğimizin göstergesidir bu ikinci olmak üzere Erzurum'da bulundum bugün kış oyunlarının açılışını yapıyoruz Batı'da ki Kuzey ve Güney'de ki illerimiz deki yapılan yatırımları bu bölgede ki insanlarımızın umutlarının yeşerdiğini bizzat müşahade ettim. Eğitim'de 156 üniversitemizin olduğu bütün kampüsler bittiği zaman buralarda ki üniversite gençliğinin o illerin halkı ile kaynaşmasının oraya farklı bir bakış getirecek bizim bu anlayışımız kenar mahalleleri merkeze taşıyalım istedik bu benim beleyide başkanlığımda ki hayalimdi. Arkadaşlarımla hep bunun üzerine gittik çay fiyatını simit fiyatını düşürmemizi yadırgadılar benim normal sıradan bir vatandaşım rahatlıkla burada gelip ailece yemeğini yiyebilmeli o orada yemeğini yediği zaman dünyaya ve hayata daha farklı bakacak ve herşeyden öte özgüvenini kazanacak bunu eğitimde de görmesi lazım sağlıkta da görmesi lazım sağlıkta tüm vakıf hastanelerini herkese açtık benim fakir bir vatandaşım gidemiyordu artık devlet hastanesiymiş SSK hastanesiymiş özel hastaneymiş bunlar yok istediğin hastaneye gidersin.

HORTUMCULARDAN ALDIK MİLLETE VERİYORUZ

İnsana öncelikli bir yaklaşım bizim ejdadımızdan geliyor bizde bunu devam ettiriyoruz ve ettireceğiz bunları yaparken bütçeden şu kadar gitmiş bu kadar gitmiş hiç önemli değil hortumcuların cebinden paraları çıkarttık şuanda halkımızın cebine sokuyoruz adalet ve emniyette yüz 30 tane adalet sarayı yaptık. 7-8 Metrekare odalarda hakim efendi çalışma yapıyordu ama şimdi tam adı üzerinde saray İstanbul Çağlayan'da ki adalet sarayı ve Kartal'da yapılan adliye sarayı Cumhuriyet tarihinde yapılan adalet saraylarından çok daha fazla birileri kurusıkı sıkıyor. Emniyet, ulaştırma, barınmaya yönelik yaptığımız yatırımlarda 470 bin konut yaklaşık 350 bin konutu sahiplerine teslim ettik.

ÖĞRENCİLERE HER ZEMİNDE DESTEK

Biz şuanda 79 yıldan sonraki bir süreci adeta rehabilite ediyoruz 81 vilayetimizin tümünde bu bereketli topraklarda biz şuanda tohum atıyoruz bunların gelişeceğini şimdiden görüyoruz biz şu 8 senede yüz 60 bin derslik bitirdik. Osmanlı Devleti'nden aldığımız derslikle beraber 350 bin biz 8 yıla yüz 60 bin derslik sığdırdık neredeyse yarısı okullarımıza 1 milyon bilgisayar yolladık. FATİH projesi ile her sınıfa akıllı tahta ve bilgisayar bu sürece giriyoruz. Üniversite de okuyan öğrencilerimiz için barınma sıkıntısı olduğunu biliyorum bunları da şöyle ifade edersek Kredi ve Yurtlar Kurumu'nun bütçesi 2011 yılına girerken yüzde 582'lik artışla 3 buçuk milyar türk lirası oldu. 174 Adet yurt ve blok hizmete girdi yurt sayımız 277 ye kapasite ise 2 yüz 49 bin öğrenci sayısına ulaştı. Yurt yapımında TOKİ'yi devreye soktuk bu şekilde çok büyük artışlar kaydettik 2002 sonu 45 lira alıyordu bir genç son Ocak ayı itibari ile geldiğimiz nokta 2 yüz 40 lira bunun yanında yüz 50 lira beslenme veriyoruz rakam ortada 3 yüz 90 lira yüksek lisans 4 yüz lira idi onuda 4 yüz 80 liraya çıkardık müracat eden herkese veriyoruz biz gelmeden önce 2002'de ne kadar kişiye veriliyordu burs 4 yüz 51 bin kişiye veriliyordu şimdi ise 1 milyona yaklaştık kimseyi geri çevirmeyeceksiniz diyoruz herkese burs ve kredi vereceğiz. Herkes Avrupa'da kalkar paralı üniversitede parasını basar okur biz ilköğretimde ortaöğretimde özürlülerin eğitiminde ailelere destek sağlıyoruz erkek öğrencilere aylık 30 lira veriyoruz sosyal noktada bir güvencesi yoksa ortaöğretimde 45 lira veriyoruz. Barınma, taşıma gıda desteği tüm bunları sağlıyoruz şu kadar çocuk var bu kadar çocuk var diye ayrım yok hepsine veriyoruz desteği bu destekler şehirlerimizin çehrelerinide değiştiriyor emin olun bütün bu yatırımların etkisini göstermesi ile birlikte yarın daha farklı konumda olacağız gençlerimiz 18 yaşına geliyor zaten o zamana kadar iyi bir eğitim alamamış şehrinde umut yok ekmek yok gençlerimiz bu şekilde kaybediyor biz bunu yok etmeye çalışıyoruz. İstiyoruz ki anneler babalar evlerinde oturup biricik yavrularının ölüm şehadet haberini duymasınlar sabah kahvaltı hazırlayıp dualarıyla okula göndersinler akşam sofraları hazırlayıp muhabbetle o sofrada yemek yensin istiyoruz ki anne babalar çocuklarının mürüvetini görsün çocuklarını torunlarını sevsin çok şey istemiyoruz bu taleplerini gerçekleşeceğine içtenlikle inanıyoruz işte o manzarayı da inşaa etmeye çalışıyoruz biz bunu başarırız yeterki buna inanlım ve kendimize güvenelim evelallah bugüne kadar millet olarak defalarca bunu başardık bugünde yapar bugünde arzuladığımız Türkiye'ye ulaşabiliriz.

SİZİN BAŞBAKANINIZ BUNLARI YAPIYOR

Bir romanın nasıl yaşadığını biliyor muyuz. Nasıl yaşadığını gidip gördük mü evinde oturduk mu onunla beraber bir yemek yedik mi sohbetine katıldık mı? Ama sizin bu Başbakanınız bunları yaptı ve yapıyor. insanı tanımam için anlamam için önce onların yaşam tarzını görmem bilmem anlamam gerekiyor. Tüm arkadaşlarıma da sürekli bunu telkin ediyorum. Gittiğmiz yerlerde bunu muhakkak yapalım. Gençler soruyorum devlet sadaka dağıtır mı? Kişi sadaka dağıtır. Devlet demokratik laik sosyal bir hukuk devleti olmanın gereği sosyal devletin gereğini yerine getirir. Devletin dağıttığı bir sadaka değil, sosyal devletin gerekliliğni yerine getiriyor. Bizden önce gelenler bunu yapmadıysa bizim yapmayacağımız anlamına mı geliyor. Köprüaltında şurada burada barınacak yeri olmayana biz bir konut verelim diye çalışma yaptık ama bedava değil buna biz bir iş bulalım 100 lira versin ama 20-21 senede bunu ödesin ama barınma yeri olsun benim evim bu desin sosyal devlet budur. Onlar hala sadaka kültürü felan diye bunu söylesinler sadaka kavramını daha bunlar anlamamış önce sadaka kavramını anlamalarını tavsiye ediyorum. Sadaka ; Sağ elin verdiğini sol el görmez. Sadaka'nın anlamı budur ama bunlar bunu bilmez ben valilerime de söyledim Türkiye'de ki bütün valilerimi topladım vatandaşımın valiliğe gelmesini beklemeyeceksin sen gidip fakir fukaranın evini bulacaksın oraya sobası yoksa sobasını kömürü yoksa kömürünü götüreceksinzi ben hepinizin Ömer olmanızı istiyorum dedim.

SİLAH TÜCCARLARI KAZANDI, GENÇLER KAYBETTİ


Sizlerle birarada olmak zorundayız bir zaman sizin yaşlarınızda bizde olduk gençlik durumunun ateşinin ne mâna ifade ettiğini delikanlı demenin ne olduğunu yaşayarak bizde buralara geldik bizim neslimiz gençliğini çok ama çok zort şartlarda yaşadı. Bugün olduğu gibi sizler gibi bizlerde Dünya'yı değiştireceğimize kendi ifadelerimizi Dünya'da paylaşacağımıza bu bilgilerin olacağına inanarak buralara geldik birilerinin gençlerin heyecanını istismar ettiğine kullandığına kendi çirkin emellerine alet ettiği süreçlere tanık olduk. Hergün sokaklarda gençlerin vurulup düştüğü süreçlerden geliyoruz gençlerin emin olun hiç bir sebep olmadan birbirinin canına kast ettiği manzaralara tanık olduk. Üniversitelerin tatil edildiği kitlesel eylemlerle hayatın durdurulduğu dönemleri yaşadık insanın insana kıydığına şahit olduk sağda yada solda olmasa bile en sevdiğimiz kardeşlerimizin Konya'da, İstanbul'da hain eller tarafından genç yaşlarında soldurulduklarını gördük. 12 Eylül'de radyoda yayınlanan bildirilerle bunların bir bıçak gibi kesildiğini gördük sonra idam geldi okumak yazmak üzerine ağır bir kısıtlama geldi bugün birileri çıkıp o günleri bir nostalji olarak görebilir o günlerde yaşananları bugünki gençlere örnek gösterme insafsızlığı içine girebilir ama biz bugün buradayız nitekim çok şükür nefes alıp veriyoruz. Biz o gün ne hayat hikayeleri dinledik ne hayatlara şahit olduk gençler taşradan gelmiş tek dertleri okumak ve kendisine bir gelecek inşaa etmek ama öyle bir tezgahın içine girdiler ki sağdan yada soldan bir yer seçme zorunluluğuna bırakıldılar biz bu zorluklar içinde arkadaşlarımızı kaybettik bunları yaşayarak geldik ve yaşamak için tutunmak için bir çok sıkıntıları yaşayarak geldik bazıları kavgalara karışmak zorunda bırakıldılar. Bugün geçmişe baktığımızda kimin kazanıp kazanmadığını görebiliyoruz siz o zamanları yaşamadınız televizyonlardan romanlardan bunları okuyorsunuz ama kimler kazandı biliyormusunuz silah tüccarları kazandı kaybeden ise Anadolu'nun o güzel gençleri kaybetti.

İSTİSMAR EDİLMEYİN

Hiç bir genç arkadaşımıza konuşma yazma protesto etme diyemeyiz çünkü onları yaşayarak geldik biz 1980 sonrası baskılarını yaşayarak geldik baskı kısıtlama bizim bir yönetmimiz olamaz yaşam tarzlarına nasıl müdahale edildiğini gördük yaşadık bu yüzden biz kimsenin yaşam tarzına müdahale etmeyiz edilmesine izin vermeyiz. Şuanda bir kaç kişinin dışında inancından düşüncesinden dolayı yatan yoktur biz iktidara geldiğimizde cezaevleri doluydu biz gençlerin nasıl istismar edildiğini gördük bugünün gençliğine bu yüzden siz bu hatalara düşmeyin diyoruz.

BİZDE GENÇ OLDUK


2009 Yılında dünyanın en büyük finans kurucularından geniş çaplı olarak 10 bini aşkın insan İstanbul'a geldi orada ekonomistlere hitap ettim ve orda şunu söyledim dışarda yine protesto yapıyorlardı dışarıya kulak verin dedim sadece burada değil heryerde gençleri görün dedim. Benim itirazım herzaman yıkıcı eleştiri ve hakarete oldu benim itirazım cam çerçeve kıran polise taşla saldıran ve belediye otobüslerini yakan taarruzlara karşıdır. Şunuda çok açık söylüyorum İstanbul'da yaşanan protestocu görüntüleri Türkiye'nin gerçeklerini yansıtmıyor. Bazı örgütler bazı izinle yapılan gösterileden rahatsız oldular olay çıkarmak için polise saldırdılar hepimizin üzüntü duyduğu görüntüler ortaya çıktı yine Cumhurbaşkanımızın yaptığı toplantıda sıkıntılar çıktı yine YÖK Başkanının öğrencilerle görüşmesinden rahatsız olanlar oldu söylenen nedir dert üzüm yemek değil bağcıyı dövmek oysa bugün gençlerin sorunlarını dinleyen sorunları çözmeye çalışan bir iktidar var ama AK Parti hükümeti Türkiye'de yaşayan herkesin 73 milyonun hükümetidir. Benim itirazım bir üniversite anfisinde öğrenmek için toplanmış öğrenci kitlesinin bir avuç militan yüzünden öğrenimden mahkum bırakılması olmuştur. Bunun neresi demokrasi neresi ifade özgürlüğü neresi protesto hakkı medyanın bazıları ilkesizce bu eylemcileri teşvik ettiklerine de şahit olduk gençler çıkıyor hertürlü iktidara karşı olduklarını haykırıyorlar sonra takım elbise gravat takarak kimi partilerin grup toplantısında basına poz veriyor burada birileri tarafından kullanılma istismar edilme yokmu? Milli Eğitim bütçesi 2005 yılından itibaren ayrılan bütçeyi diğer bütün kalemlerin üzerine çıkardık 34 milyar türk lirası oldu yüzde 3 yüz 57 oranında artış sağladık. Eleştiriye sonuna kadar açığız ama hakkaniyetli olsun insaflı olsun bilerek olsun bilmeden yalan ifadeler üzerinden bu işlere oyuncak olmayın bizde genç olduk gençliğin coşkusunu delikanlılığı bütün arzumuz gençliğin hertürlü istismardan korunmasını enerjisini kendisi için seferber etmesini istiyoruz.

SEÇME VE SEÇİLME HAKKI AYNI YAŞTA OLMALI !


Eğitimden sağlığa ulaştırmadan kültüre kadar bütün yatırımlarımızı gençliğimiz için yapıyoruz yapmaya devam edeceğiz siyasette gençlerin daha fazla rol üstlenmesini niye bizden önce hiç bir iktidar gençlerin seçilme yaşını 25'e indirmedi neredeydiler bunlar daha ileri gidiyorum diyorum ki biz seçme ve seçilme yaşını aynı yapmalıyız şimdi biz bunu böyle yapmalıyız zor olan seçilmek değildir zor olan seçmektir. Sen seçme yaşını 18 diyorsun ama seçilme hakkına 30 diyorsun böyle birşey olurmu, ama artık o dönemler geride kaldı artık ileriye bakacağız kaliteye bakacağız onun içinde 25'e indirdik şimdi bu dönem de 25-30 yaş arasında gençlerimizide parlementoda göreceksiniz diğerleri ne yapar bilemeyiz ama biz gençlerimizi parlementoya taşıyacağız şuanda benim gençlik kolları başkanım Antalya Kepez'in belediye başkanı gençlik kolları başkanı iken böyle bir örnek olarak başlattık bu faliyetleri.

ŞEHİTLERİMİZİ VE GEÇMİŞİNİZİ UNUTMAYIN


Önümüzde 18 Mart var ne yapın edin Çanakkale'ye gidin o şehitlerimizin kabirlerini gezin orada bizim yaptırdığımız yeni şehitlikte oradaki şehitlerimizin isimlerini nereden geldiklerini göreceksiniz çok anlamlı onbinlerce mehmet Hicaz'dan tutun Edirne'den, Erzurum'dan, Van'dan, Tokat'tan gelen mehmedi Çanakkale'de de göreceksiniz Sarıkamışta'da göreceksiniz bir çoğu nişanlıydı bir çoğunun yavuklusu vardı evli olan çocukları olanlar vardı Çanakkale'de üniversiteli gençlik vardı her birinin gencecik taze hayalleri umutları vardı büyük dedem olmak üzere onlarda Sarıkamış'ta şehadet şerbetini içtiler. Bu Çanakkale'de de Sakarya Dumlupınar'da da bunları göreceksiniz, Türkiye'nin kardeşlik haritasını göreceksiniz tüm bu şehitliklerde Türkiye'nin kardeşlik projesini eminim yüreğinizde hissedeceksiniz hani diyor ya Mehmet Akif ; Sen Şehit oğlusun yazıktır incitme atanı, verme dünyaları alsanda bu cennet vatanı, sizler küçük meselelere takılı kalmazsını köklü bir soydan gelen gençlersiniz bu milleti şehitleri karşısında mahcup bırakmayın ne bulursanız okuyun kulağınız gönlünüz herzaman bu ülkeyle bu milletle birlikte olsun sizlere sunulan imkanları azami şekilde istifade edin Türkiye'yi de, Dünya'yı da yakından takip edin biz bizlerden öncekilerden bir emanet aldık bunuda aynı şekilde sizlere en iyi şekilde emanet etme çabasındayız.

Artık güçlü bir ülkeyiz Cumhuriyetimizin 100. Yıl dönümünde Dünya'nın 10. ülkesi olan bir Türkiye olacağız bu büyük hedefleri sizlerle gerçekleştirecek bunları sizlerle yaşayacağız sizlere sözlerimi bitirirken şu dörtlüklerle seslenerek saygılarımı sunuyorum.

Bu kitaplar Fatih'dir, Serindir, Süleyman'dır şu minare Sinan'dır. Haydi artık uyuyan destanını uyandır. Elde sensin dilde sen yürektesin baştasın Fatih'in İstanbul'u feth ettiği yaştasın.' Diyerek Erzurum'da gençlerle buluşma konuşmasını sonlandırdı..