Referanduma Doğru
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP)Adana Milletvekili Kürşat Atılgan, "Maazallah referandumda Türkiye'nin yıkımını getirecek bir kapının açılmasına izin verilmemelidir
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP)Adana Milletvekili Kürşat Atılgan, "Maazallah referandumda Türkiye'nin yıkımını getirecek bir kapının açılmasına izin verilmemelidir. O nedenle 'hayır' oyu vermek, vacipten öte farz olmuştur" dedi.
MHP Adana İl Başkanı Ahmet Erdoğan'la birlikte sivil toplum örgütlerini gezen, bu kapsamda Adana Sanayici ve İşadamları Derneği (ADSİAD) Başkanı Cahit Sınmaz ve yönetim kurulunu ziyaret ederek referanduma ilişkin görüşlerini paylaşan Atılgan, "Demokratik rejimlerin en önemli özelliklerinden biri kuvvetler ayrılığı ilkesidir. Buna göre yasama, yürütme ve yargı birbirinden bağımsızdır. Ancak maalesef Türkiye'de yürütme genelde yasama üzerinde etkilidir. Son sekiz yılda ise Başbakan ne derse yasamada o olmaktadır. Aksi mümkün değildir. Yani AKP hem yürütmeyi hem de yasamayı tek başına idare ederken şimdi buna bir de yargıyı eklemek istiyorlar" dedi.
Atılgan şöyle devam etti:
"12 Eylül'deki referandum sonucunda evet çıkması halinde yüksek yargıyı da ele geçirmiş olacaklardır ki bu durum, tam bir diktatörlük rejimine geçiş olur. Devletin temeli olan adalet çöker. İşte o zaman astıkları astık, kestikleri kestik olacak. Ne yapılan yolsuzlukların, ne adaletsizliklerin hesabı sorulabilecek ne de üniter devleti parçalamanın önünde bir engel kalmış olacak. Maazallah referandumda Türkiye'nin yıkımını getirecek bir kapının açılmasına izin verilmemelidir. O nedenle hayır oyu vermek, vacipten öte farz olmuştur"
Kürşat Atılgan ile Ahmet Erdoğan, Adana Sanayi Odası (ADASO) Başkanı Ümit Özgümüş ve yönetim kurulunu da ziyaret ettiler. Diğer STK'larda olduğu gibi burada da Atılgan, "Üzerinizde büyük bir baskı olduğunu biliyoruz. Referanduma ilişkin hayır demenizi ve bunu ilan etmenizi beklemiyoruz. Ama ülkenin birliği için, bin yıllık kardeşliğin bozulmaması için gayri resmi olarak etki gücünüz nispetinde ve genişliğinde destek vermenizi bekliyoruz" dedi.
Ümit Özgümüş ise "ADASO Başkanı olarak değil ama kişisel olarak tavrımı hayırdan yana koyuyorum ve açıklıyorum. Gerekçe olarak da, yasama, yürütmeden sonra yargı da aynı erkin eline geçer ki bunun adı demokrasi olmaz, cumhuriyet olmaz. Onun için hayır diyorum" açıklamasında bulundu.
MHP Adana İl Başkanı Ahmet Erdoğan'la birlikte sivil toplum örgütlerini gezen, bu kapsamda Adana Sanayici ve İşadamları Derneği (ADSİAD) Başkanı Cahit Sınmaz ve yönetim kurulunu ziyaret ederek referanduma ilişkin görüşlerini paylaşan Atılgan, "Demokratik rejimlerin en önemli özelliklerinden biri kuvvetler ayrılığı ilkesidir. Buna göre yasama, yürütme ve yargı birbirinden bağımsızdır. Ancak maalesef Türkiye'de yürütme genelde yasama üzerinde etkilidir. Son sekiz yılda ise Başbakan ne derse yasamada o olmaktadır. Aksi mümkün değildir. Yani AKP hem yürütmeyi hem de yasamayı tek başına idare ederken şimdi buna bir de yargıyı eklemek istiyorlar" dedi.
Atılgan şöyle devam etti:
"12 Eylül'deki referandum sonucunda evet çıkması halinde yüksek yargıyı da ele geçirmiş olacaklardır ki bu durum, tam bir diktatörlük rejimine geçiş olur. Devletin temeli olan adalet çöker. İşte o zaman astıkları astık, kestikleri kestik olacak. Ne yapılan yolsuzlukların, ne adaletsizliklerin hesabı sorulabilecek ne de üniter devleti parçalamanın önünde bir engel kalmış olacak. Maazallah referandumda Türkiye'nin yıkımını getirecek bir kapının açılmasına izin verilmemelidir. O nedenle hayır oyu vermek, vacipten öte farz olmuştur"
Kürşat Atılgan ile Ahmet Erdoğan, Adana Sanayi Odası (ADASO) Başkanı Ümit Özgümüş ve yönetim kurulunu da ziyaret ettiler. Diğer STK'larda olduğu gibi burada da Atılgan, "Üzerinizde büyük bir baskı olduğunu biliyoruz. Referanduma ilişkin hayır demenizi ve bunu ilan etmenizi beklemiyoruz. Ama ülkenin birliği için, bin yıllık kardeşliğin bozulmaması için gayri resmi olarak etki gücünüz nispetinde ve genişliğinde destek vermenizi bekliyoruz" dedi.
Ümit Özgümüş ise "ADASO Başkanı olarak değil ama kişisel olarak tavrımı hayırdan yana koyuyorum ve açıklıyorum. Gerekçe olarak da, yasama, yürütmeden sonra yargı da aynı erkin eline geçer ki bunun adı demokrasi olmaz, cumhuriyet olmaz. Onun için hayır diyorum" açıklamasında bulundu.
