Ve Baykal düğmeye bastı
Deniz Baykal'ın sürgün günleri bitti.
Deniz Baykal’ın sürgün günleri bitti.
O kahpe pusudan beri, evinde mecburi iskâna tabi tutuluyordu.
Referandum yenilgisinin hemen ardından, bekliyordum bu hareketi.
Sahneye dönüşü için işaret fişeği ateşlendi.
Dönüş dediysem; maziye değil, istikbale dönüş.
Kaybedilen koltuğa değil, oyun sahasına dönüş.
Hezimetin sorumlularından hesap sormaya dönüş.
Kim onlar?
Şahsi ikballerini her şeyin üzerinde görenler...
Bu uğurda, CHP’nin birlik ve bütünlüğünü göz kırpmadan feda edebilenler...
Kelle alanlar, baş koparanlar...
Arıza veren uzuvları sökme ameliyesi başlıyor.
***
Taraf yazarı Rasim Ozan Kütahyalı, benden hızlı davranıp Baykal ve etrafını yoklamış.
Referandum sonuçlarına dair gayriresmi ilk yorumlarını dün okuduk, bu sayede.
Baykal, yenilgiye bahane aranmasın, diyor.
Yanlışların, hataların, tutarsızlıkların üstüne gidilmesini istiyor.
Sonucu doğru okumaya davet ediyor, kısacası.
Vurucu cümlesi şu:
“CHP, parti bütünlüğünü yeniden sağlamalıdır.’’
Yeni bir yol haritasından, yeni bir başlangıçtan söz ediyor.
Gösterdiği istikamet, acele tarafından büyük kurultaya gidilmesi.
Reçete olarak, seçimlerden önce parti tüzüğünü behemehal değiştirmeyi öneriyor.
Baykal’ın kafasındaki yeni tüzük, daha önce Önder Sav marifetiyle engellenmişti.
Genel sekreterin gücünü tırpanlayan, etkisini ve operasyon kabiliyetini minimize eden düzenlemeler içeriyordu.
Lideri harcamanın hazzından, şiştikçe şişinen kibrinden gözü körleşmişti Önder Sav’ın.
Fakat başarısızlığı, bulunmaz bir fırsat penceresi açtı.
Hamle sırası Baykal’a geçti.
Şimdi, projeyi hayata geçirmenin zamanıdır.
Parti meclisi ve teşkilatları, dışlanmış hisseden CHP’lilere açılacak yeniden.
Tepe kadrosu yenilenirken, Kılıçdaroğlu’na dokunulmayacak ama.
Seçime, onunla gidilecek.
İtilip kakılanlardan Gürsel Tekin, apar topar genel başkan yardımcılığına getirildi.
Önder Sav ilk darbeyi aldı ve arkası mutlaka gelecek.
***
Kemal Kılıçdaroğlu, dün Brüksel’den cevap verdi Baykal’a.
Daha doğrusu, önerisini kurultay delegelerine pas etti.
“Beni değil, delegeleri ikna et” mesajıdır bu.
Hâlâ sağa sola değmeden, hiçbir riske bulaşmadan sıyrılmaya çalışıyor.
Ne var ki, işi zor bu kez.
Ya o taşın altına elini koyacak, yahut partisini böldüren lider olacak.
CHP’nin birliği ve bütünlüğü meselesi, beni niye mi gerdi?
Çünkü, Türkiye’de ciddi bir anamuhalefet sorunu var da ondan.
Ben de müştekiyim bu durumdan...
