Koop-iş 17. Olağan Genel Kurulu

Anayasa değişikliğinin yeterli olmadığını fakat önemli bir adım olduğunu belirten Devlet Bakanı Faruk Çelik, "Milletin demokrasi ve özgürlük yönündeki beklentilerinin arttı

Anayasa değişikliğinin yeterli olmadığını fakat önemli bir adım olduğunu belirten Devlet Bakanı Faruk Çelik, "Milletin demokrasi ve özgürlük yönündeki beklentilerinin arttı. Milletimiz yok sayılmaktan ve dekor malzemesi olmaktan bıktı. Artık milleti tehdit gören zihniyetler 21. yüzyıl Türkiye'sine yakışmıyor" dedi.
Türkiye Kooperatif, Ticaret ve Büro İşçileri Sendikası (KOOP-İŞ) 17. Olağan Genel Kurulu Büyük Anadolu Oteli'nde başladı. Genel Kurul'un açılışına Devlet Bakanı Çelik de katılarak açılış konuşması yaptı. Devlet Bakanı Faruk Çelik, sivil örgütlenme, sendika hareketleri ve demokrasinin bir bütünün ayrılmaz parçaları olduğunu belirterek, "Demokrasi ortamı olmadan, sivil hareketlerin, sendikaların güçlenmesi, hak arama mücadelesinin verilmesi mümkün değildir. Büyük samimiyetimle söylüyorum ki, sendika üye
sayısıyla görünen tablo hiç tatmin edici değildir. Bunun birkaç nedeni vardır. Yapısal sorunlardan kaynaklanan sorunlar Türkiye'de iradenin sendika faaliyetlerin ket vurmaktadır. Kurumsallaşma demokrasi hayalidir" şeklinde konuştu.
1980 darbesinde demokratik hakların askıya alındığını, siyasi partilerin kapatıldığını, 650 bin gözaltı, 230 bin yargılama, 1 milyon 683 fişleme, 50 idam ve 4 bin kişinin vatandaşlıktan çıkarıldığını, 23 bin 670 derneğin faaliyetinin sonlandırıldığını ve sendikaların kapatıldığını belirterek, "2821 ve 2822 sayılı kanunları o gün şartlarında yürürlüğe girdi. Hükümet olarak sendika hareketlerinin özgürlüğüne inanıyoruz. Bu yasalardaki sendikalarla, sivil toplum örgütleriyle çalışarak Uluslararası Çalışma
Örgütü (ILO) standartlarında yaptık. 1 günde alt ve üst komisyondan çıkardık. Siyasi partilerle irtibat halinde çalıştık. 1 saat içinde geçecek yasa sendikaların, işveren sendikalarının 'uzlaşı yoktur' anlayışıyla gündemimizde bakakaldık" ifadelerini kullandı.
Sendikaların önündeki engelleri kaldırmadıkça sendika hareketliliğinden bahsetmenin mümkün olmadığın söyleyen Çelik, yetkili sendikanın belirlenmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu verilerinin esas alınması ile ilgili düzenlemeyi bir başka yasanın içine koyarak geçirdiklerini ifade etti.
Endüstriyel ilişkilerde barışın günün anlayışı olduğunun altını çizen Çelik, özgürlüklerin gelişmesi gerektiğini belirtti ve 1 Mayıs gününü tatil ilan ettiklerini, Taksim Meydanı meselesini çözdüklerini söyledi.
Bakan Çelik, Anayasa değişikliğinden de bahsederek, ekonomik ve sosyal konseyin anayasal hale geleceğini, birden fazla sendikaya üye olma yasağının kalkacağını, Anayasa Mahkemesi ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) daha demokratik bir yapıya bürüneceğini kaydetti.
Anayasa değişikliğinin yeterli olmadığı fakat önemli bir adım olduğunu belirten Bakan Çelik, "Milletin demokrasi ve özgürlük yönündeki beklentilerinin arttı. Milletimiz yok sayılmaktan ve dekor malzemesi olmaktan bıktı. Artık milleti tehdit gören zihniyetler 21. yüzyıl Türkiye'sine yakışmıyor" görüşünü dile getirdi.
Çelik, Yüksek Askeri Şura (YAŞ) toplantısının ardından yaşanan tartışmalara da değindi. Türk ordusunun Türkiye'de önemli bir güç olduğunu belirten Bakan Çelik, "Ordumuzun asli görevi var. Tüm demokratik ülkelerde olduğu gibi asli görevi neyse onunla ortaya çıkmalıdır. Ülke yönetimi ayrı bir şeydir. Herkes kendi kulvarında zikredilmeli. Herkes kendi alanındaki başarılarla ülkenin geleceğine katma değer sağlamalıdır" şeklinde devam etti.
Koop-İş Sendikası Genel Başkanı Eyüp Alemdar, 21. yüzyılda yaşanan ekonomik, siyasi gelişmelere dikkat çekerek, bunun 'yenidünya düzeni' olarak değil, 'sömürge düzeni' olarak tanımlanması gerektiğini söyledi. Dünya genelinde yoksulluk ve gelir adaletsizliğinin hüküm sürdüğünü, bundan en çok etkilenen ülkelerin başında da Türkiye'nin geldiğini ifade eden Alemdar, ''Türkiye gelir dağılımı bozukluğu ve işsizlikle OECD ülkeleri arasında ikinci sırada'' bilgisini aktardı.
Türkiye'de bir değişim sancısı yaşandığını belirten Alemdar, "Değişmeyen, gelişmeyen, değişime ayak uyduramayan hiçbir kurum yaşayamaz. Biz de değişimden yanayız" diye konuştu.
Alemdar, yaşanan sürecin sonunda hukukun üstünlüğüne inanan, demokratik, laik, sosyal bir devlet istediklerini belirterek, "Sendika olarak Türk-İş'in referandum konusunda aldığı karara uyacağız. Referandum sürecinin siyasi olgunluk içerisinde tamamlanmasını temenni ediyorum" dedi.
Sendika olarak asgari ücretin vergi dışı bırakılmasını, özelleştirme uygulamalarının durdurulmasını isteyen Alemdar, sağlıkta katkı payının kaldırılmasını, iş güvencesi konusunda gerekli düzenlemenin yapılmasını beklediklerini vurguladı.
Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, Anayasa değişikliğinin olumlu yanları da olsa ülkenin ihtiyacı karşılamadığını söyleyerek, tabanlarında hem 'evet' hem 'hayır' hem de oy vermeyeceklerin olacağını, hiçbir Türk-İş üyesine oy konusunda baskı yapmayacaklarını belirtti.
Kumlu, terör örgütünün bir yandan toplumda korku, endişe, ümitsizlik, çaresizlik ve kaos oluşturarak hedefine varmak istediğini belirterek, "Teröre karşı daha etkin önlemlerin alınması nasıl elzemse, Türkiye'nin terör karşısındaki tavrını ortaklaştırabilmesi o kadar elzemdir. Bunun sağlanmasında en büyük görev Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne düşmektedir. İktidar ve muhalefet, TBMM çatısı altında teröre karşı ortak bir eylem planında buluşmalı ve bu plan hayata geçirilmelidir" şeklinde konuştu.