Türkiye dünya gelirinin yüzde 11'ini üretiyor
Bakan Nihat Ergün ;İstanbul geleceğin merkezi

Ergün, ''Hindistan–Türkiye–Bağımsız Devletler Topluluğu İş Birliği Forumu''nda, dünyada önemli değişimler olduğunu, sermaye, üretim ve teknoloji dolaşımında radikal değişiklikler yaşandığını söyledi.
Doğu ülkelerinin de güçlü bir şekilde tarih sahnesine çıktığını, Batı eksenli bir ekonomik hayat yerine daha dengeli bir ekonomi oluştuğunu, 2015 yılında dünya otomotiv üretiminin yarısının Asya'da yapılacağının tahmin edildiğini ifade eden Ergün, doğu ülkelerinin doğal kaynaklar bakımından her zaman zengin oldukları halde bu kaynakları üretimde kullanacak bir saha oluşturamadıklarını belirtti.
Özellikle sömürgecilik döneminde doğunun kaynaklarını kullanan ülkelerin çok önemli zenginlikler ürettiklerine değinen Ergün, küresel krizin dünya ülkeleri arasında ekonomik ve siyasi işbirliğini artırmak gerektiğini gösterdiğini, artık zenginlik üretmenin başka ülkelere rağmen değil, başka ülkelerle birlikte mümkün olduğunu söyledi.
Türkiye'nin siyasi alanda her geçen gün daha fazla söz sahibi olduğunu, küresel sorunların çözümünde aktif rol aldığını, Türkiye'nin bu gücünü ve etkinliğini ülkeler arasındaki işbirliğinin gelişmesinde de değerlendireceğini dile getiren Ergün, şöyle devam etti:
''Zira geleceğin yıldız ülkeleri olmaya aday olan ülkelerimiz arasındaki işbirliğini çok önemsiyoruz. Dünyada ekonomik faaliyetlerin doğuya kaydığı bir süreçte, bu işbirliği çok daha değerli bir rol üstlenecektir.
Ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin gelişmesinde özellikle işadamlarımıza büyük sorumluluk düşüyor. Siyasilerin gevşedikleri durumlarda, iş dünyasının heyecan ve talepleri süreçleri hızlandırabiliyor.
Ekonomik ilişkiler, siyasi ilişkilerin gelişmesine ve istikrar kazanmasına da büyük katkı sağlıyor. Biz Türkiye olarak, ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin gelişmesi adına elimizden gelen her fedakarlığı yapmaya hazırız.
Bu toplantıya katılan bütün ülkelerin de bizimle beraber aynı iradeyi taşıdıklarına inanıyorum.''
Sanayi ve Ticaret Bakanı Ergün, finans, inşaat, bilgi teknolojileri, turizm ve endüstriyel tarım gibi konuların tartışılacağı bu forumun önemli bir açılım sağlayacağını, bunun ülkeler arasındaki karşılıklı ticareti artırdığı gibi ortak yatırımların da kapılarını açacağını ifade etti.
'ÜLKELERİMİZ DÜNYA GELİRİNİN YÜZDE 11'İNİ ÜRETMEKTEDİR'
Türkiye'nin 2002'de Bağımsız Devletler Topluluğu ile 5,7 milyar dolar olan dış ticaret hacminin 2008'de 56 milyar dolara ulaştığını, 2009'da ise global krizin etkisiyle 34 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğine işaret eden Ergün, 2002'de Hindistan ile 600 milyon dolar olan dış ticaret hacminin de 2008'de 3 milyar dolara yükseldiğini, 2009'da 1,8 milyar dolar olarak gerçekleştiğini anlattı.
Nihat Ergün, ''Ancak bu rakamları yeterli bulmuyoruz. Birkaç yıl içinde Bağımsız Devletler Topluluğu ile olan dış ticaretimizin 100 milyar dolara, Hindistan ile olan dış ticaretimizin de 10 milyar dolara çıkmasını hedefliyoruz'' dedi.
Enerji, makine, turizm, altyapı yatırımları, otomotiv ve müteahhitlik gibi alanlara yönelmek gerektiğini ifade eden Ergün, ''Bu alanlarda ortak yatırımlara imza atabiliriz.
Dünya nüfusunun yüzde 24'üne sahip olan ülkelerimiz, dünya gelirinin yüzde 11'ini üretmektedir. Aslında bu, üretimdeki potansiyelimizi ve daha yapmamız gereken çok iş olduğunu göstermektedir'' diye konuştu.
'LONDRA GEÇMİŞİN MERKEZİYDİ, İSTANBUL İSE GELECEĞİN MERKEZİ'
Küresel krizden çıkış yılı olmasına rağmen bu yıl Hindistan'ın yüzde 9,4, Türkiye'nin yüzde 6-7 ve Bağımsız Devletler Topluluğunun yüzde 4,3 civarında büyümesinin beklendiğine dikkati çeken Ergün, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Bu tahminler, ülkelerimizin gücünü ortaya koyuyor. Aramızda kuracağımız işbirliği, bu gücümüze güç katacaktır. Geçtiğimiz günlerde bir bürokrat arkadaşımız, yatırım için Londra yerine İstanbul'u tercih eden uluslararası bir firmanın bir üst düzey yöneticisine niçin İstanbul'u tercih ettiklerini sormuş.
O yöneticinin verdiği cevap ise şu olmuş: 'Londra geçmişin merkeziydi, İstanbul ise geleceğin merkezidir.'
Gerçekten de son yıllarda ekonomik ve sosyal açılardan önemli bir ivme yakaladık, dünyanın en dikkat çeken ülkelerinden biri olduk.''
Türkiye'nin krize en son giren ve ilk çıkan ülkelerden biri olduğunu, kriz sonrasında da çok parlak bir performans gösterdiğini vurgulayan Ergün, ''2009'un son çeyreğinde yüzde 6, bu yılın ilk çeyreğinde de yüzde 11,7 gibi önemli büyüme rakamlarına ulaştık. Türkiye'nin İMF ile yeni bir stand by anlaşması yapmadığını, kendi ayakları üzerinde durduğunu da hatırlatmak isterim' dedi.
'TÜRKİYE İLE İŞBİRLİĞİ KANALLARINI GÜÇLENDİRENLER KAZANÇLI ÇIKAR'
Türkiye ile işbirliği kanallarını güçlendiren ülkelerin bu süreçten kesinlikle kazançlı çıkacaklarını ifade eden Ergün, şöyle konuştu:
''Bizim dış politika anlayışımız, bütün tarafların lehine olacak mekanizmaları geliştirmeye dayalıdır. Hindistan ve Bağımsız Devletler Topluluğu ile olan ilişkilerimizi de bu açıdan değerlendiriyoruz.
Bu ilişkilerin iyi niyet temennilerinin ötesine geçmesini, somut projelerle güç ve hayat kazanmasını istiyoruz. Diğer ülkelerin ilişkilerinin gelişmesine de azami derecede katkı sağlayacağımızı hatırlatmak istiyorum.
Zira biz, küçük bir pastayı bölüşmenin değil, pastayı büyütmenin derdini yaşıyoruz. İş dünyamızın bu sürece sahip çıkacaklarına ve ülkelerimiz arasındaki ilişkileri çok daha yukarılara taşıyacaklarına olan inancımız tamdır.''
