Vekil Ebe Ve Hemşirelerin Hak Tepkisi
Kastamonu ve çevre illerde görev yapan çok sayıda vekil hemşire ve ebenin birçok haktan mahrum bırakılması ve sözleşmelerinin feshedilmesi ile ilgili olarak Sağlık Der Kastamonu Şubesi bir basın toplantısı düzenleyerek, konuya olan tepkilerini dile getirdi ve eylem hazırlığında olduklarını söyledi
Kastamonu ve çevre illerde görev yapan çok sayıda vekil hemşire ve ebenin birçok haktan mahrum bırakılması ve sözleşmelerinin feshedilmesi ile ilgili olarak Sağlık Der Kastamonu Şubesi bir basın toplantısı düzenleyerek, konuya olan tepkilerini dile getirdi ve eylem hazırlığında olduklarını söyledi.
Vekil hemşire ve ebelerin ikinci sınıf insan muamelesi gördüklerini söyleyen Sağlık Der Şube Başkanı Tugay Civelekoğlu, "Adeta aşağılanan bir pozisyonda yer olan çalışanlar, mağduriyetin giderilmesi konusunda seslerini yetkililere duyurmak amacıyla Türkiye genelinde geniş katılımlı bir eylem hazırlığındadır" dedi. Tugay Civelekoğlu, "Zor şartlarda ve ikinci sınıf insan muamelesi görerek görev yapan ve diğer kamu personelinden ayrı bir sınıf gibi telakki edilerek, adeta aşağılan bir pozisyonda yer alan
vekil ebe ve hemşireler her insan gibi insanca yaşamak, alınlarının terinin karşılığını almak ve yarınlarından emin olmak istiyor. Çünkü onlarında çocukları var. Evlerinde ekmek bekleyen aileler var. Her şeyden öte kendi hayatımızı idame ettirebilmemiz için çalışmaya ihtiyaçları var. Vekil ebe ve hemşireler birilerinin torpili ile sağlık personeli olarak çalışmaya başlamadı. Ülkemizde uygulanan yanlış politikalar dolayı diğer personellerin imkanları onlara sunulmadı. Diğer birçok personelin içinde bulunduğu
kolaylıklar vekil ebe ve hemşirelerin karşısına hep zorluk olarak çıktı. Nihayetinde KPSS ile göreve başladılar. Çünkü bu göreve başlamak için harcadıkları yıllar vardı.
Okudukları okullar vardı ve nihayetinde uzun bir sürecin sonundu hak ederek görevlerine vekil olarak başlamak zorunda bırakıldılar. Göreve başladıkları zamanda ise zor şartlarda, genellikle uzak yerlerde, ücra köşelerde görevlerini en iyi şekliyle ifa etmenin gayreti içinde oldular. Fakat gelinen noktada yapılan hizmetler göz ardı edilerek hükümet bu kişilere üvey evlat muamelesi yapmaktadır. Birçok arkadaşımız insan ve muhatap dahi kabul edilmeden ansızın işlerinden çıkarılmaya başlanmıştır. Bir kısım
yerlerde de geçici olarak idareten görevlere verildiklerini öğrendik. Türkiye çapında yaptığımız araştırmada iş akitlerine son verilen birçok arkadaşlarımızın var olduğunu tespit ettik" dedi.
Kendilerinin insan hayatının ne kadar önemli olduğunun en azından mesleklerinin gereği farkında olduklarını söyleyen Civelekoğlu, "Bir insanın kolay yetişmediğini biliyoruz. Bunu hükümetimizin de bilmesini istiyoruz. Bugün bizim başımıza gelen ve gelmeye gelen bu kötü hadise yarın başka arkadaşlarımızın da başına gelmesin diye bizim yenen hakkımız yenmesin diye bize yapılan ikinci sınıf insan muamelesi başka insanlara yapılmasın diye buradan haykırıyoruz. Hükümet birçok vekil imamı kadroya geçirdi.
Birçok işçiye kadro verdi. Ancak insanlarımızı yaşatmanın gayretinde olan biz vekil sağlık personellerini ise görmezden geldi. Bizleri yok saydı. Yaptığımız hizmetleri umursamadı. Üstüne üstlük habersiz bir şekilde bizleri işlerimizden çıkarmaya başladı. İşsizliğe aşsızlığa mahkum etti. Sağlık Bakanı bir ay önce yaptığı açıklamada "vekil personeli kadroya geçireceğiz", demesine rağmen ülke çapında sözünün tam tersini sergileyen hadiseler meydana gelmeye başladı.
Buradan yetkililere haykırıyoruz. Biz bu ülkede yabancı değiliz. Bizde bu ülkenin vatandaşıyız. Bizlerde vergilerimizi veren insanlarız. Bizler kullanılıp atılacak paçavra değiliz. Köle değiliz. Özel sektörde çalışanların hakkı kadar hakkımızın olmadığının farkındayız. Bizim hakkımızı yemeyin. Bizi mağdur etmeyin. Başka mesleklerde vekil olarak görev yapanlara verdiğiniz hakların aynısını bizde istiyoruz. Bizlere de hak ettiğimiz kadroların verilmesini istiyoruz" diye konuştu.
Kastamonu'da Sağlık-Der olarak attıkları bu adımın sadece bir başlangıç olduğunu söyleyen Civelekoğlu, "Hükümet ve yetkililer emin olsun ki sadece bir başlangıçtır. Hakkımızı aramak için Kastamonu'dan bir ateşi yaktığımız andır. Bu konuda ne kadar ciddi olduğumuzu ve neler yapabileceğimizi ilerleyen günler gösterecektir. Bu adımımız eğer bizim haklarımız bize verilmezse, taleplerimiz dikkate alınmazsa, üvey evlat muamelesi yapılarak ansızın arkadaşlarımız işlerinden çıkarılmaya devam edilirse ve
çıkarılan arkadaşlarımız geri işlerine alınmazsa, yetkililer biran önce problemlerimizi çözmezse, bizi muhatap kabul etmemeye devam ederlerse, ülke çapında genel bir eyleme geçeceğimizi ve bunun vebalinin de ağır suçlarının da sorumlusunun biz olmayacağımızın, bütün olacak olumsuzlukların kötü sonuçların sorumlusunun ilgili yetkililer olduğunun buradan bütün ilgililere ilan ediyoruz. Hakkımızı arama mücadelemiz Sağlık-Der Genel Merkezi'mizin de destekleriyle, Sağlık-Der Kastamonu Şubesi
öncülüğünde başlamıştır. Bütün insanlarımızı ve diğer sivil toplum kuruluşlarını da haklı mücadelemize destek olmaya davet ediyoruz . Yarın bizimdir. Hakkımız bizimdir. Kimsenin hakkını yemedik. Kendi hakkımızı da kimseye yedirmeyeceğiz. Çünkü haklıyız. İnanıyoruz ve kazanacağız. Mücadelemiz hayırlı olsun. Allah yardımcımız olsun" dedi.
(EV-SD-Y)
Vekil hemşire ve ebelerin ikinci sınıf insan muamelesi gördüklerini söyleyen Sağlık Der Şube Başkanı Tugay Civelekoğlu, "Adeta aşağılanan bir pozisyonda yer olan çalışanlar, mağduriyetin giderilmesi konusunda seslerini yetkililere duyurmak amacıyla Türkiye genelinde geniş katılımlı bir eylem hazırlığındadır" dedi. Tugay Civelekoğlu, "Zor şartlarda ve ikinci sınıf insan muamelesi görerek görev yapan ve diğer kamu personelinden ayrı bir sınıf gibi telakki edilerek, adeta aşağılan bir pozisyonda yer alan
vekil ebe ve hemşireler her insan gibi insanca yaşamak, alınlarının terinin karşılığını almak ve yarınlarından emin olmak istiyor. Çünkü onlarında çocukları var. Evlerinde ekmek bekleyen aileler var. Her şeyden öte kendi hayatımızı idame ettirebilmemiz için çalışmaya ihtiyaçları var. Vekil ebe ve hemşireler birilerinin torpili ile sağlık personeli olarak çalışmaya başlamadı. Ülkemizde uygulanan yanlış politikalar dolayı diğer personellerin imkanları onlara sunulmadı. Diğer birçok personelin içinde bulunduğu
kolaylıklar vekil ebe ve hemşirelerin karşısına hep zorluk olarak çıktı. Nihayetinde KPSS ile göreve başladılar. Çünkü bu göreve başlamak için harcadıkları yıllar vardı.
Okudukları okullar vardı ve nihayetinde uzun bir sürecin sonundu hak ederek görevlerine vekil olarak başlamak zorunda bırakıldılar. Göreve başladıkları zamanda ise zor şartlarda, genellikle uzak yerlerde, ücra köşelerde görevlerini en iyi şekliyle ifa etmenin gayreti içinde oldular. Fakat gelinen noktada yapılan hizmetler göz ardı edilerek hükümet bu kişilere üvey evlat muamelesi yapmaktadır. Birçok arkadaşımız insan ve muhatap dahi kabul edilmeden ansızın işlerinden çıkarılmaya başlanmıştır. Bir kısım
yerlerde de geçici olarak idareten görevlere verildiklerini öğrendik. Türkiye çapında yaptığımız araştırmada iş akitlerine son verilen birçok arkadaşlarımızın var olduğunu tespit ettik" dedi.
Kendilerinin insan hayatının ne kadar önemli olduğunun en azından mesleklerinin gereği farkında olduklarını söyleyen Civelekoğlu, "Bir insanın kolay yetişmediğini biliyoruz. Bunu hükümetimizin de bilmesini istiyoruz. Bugün bizim başımıza gelen ve gelmeye gelen bu kötü hadise yarın başka arkadaşlarımızın da başına gelmesin diye bizim yenen hakkımız yenmesin diye bize yapılan ikinci sınıf insan muamelesi başka insanlara yapılmasın diye buradan haykırıyoruz. Hükümet birçok vekil imamı kadroya geçirdi.
Birçok işçiye kadro verdi. Ancak insanlarımızı yaşatmanın gayretinde olan biz vekil sağlık personellerini ise görmezden geldi. Bizleri yok saydı. Yaptığımız hizmetleri umursamadı. Üstüne üstlük habersiz bir şekilde bizleri işlerimizden çıkarmaya başladı. İşsizliğe aşsızlığa mahkum etti. Sağlık Bakanı bir ay önce yaptığı açıklamada "vekil personeli kadroya geçireceğiz", demesine rağmen ülke çapında sözünün tam tersini sergileyen hadiseler meydana gelmeye başladı.
Buradan yetkililere haykırıyoruz. Biz bu ülkede yabancı değiliz. Bizde bu ülkenin vatandaşıyız. Bizlerde vergilerimizi veren insanlarız. Bizler kullanılıp atılacak paçavra değiliz. Köle değiliz. Özel sektörde çalışanların hakkı kadar hakkımızın olmadığının farkındayız. Bizim hakkımızı yemeyin. Bizi mağdur etmeyin. Başka mesleklerde vekil olarak görev yapanlara verdiğiniz hakların aynısını bizde istiyoruz. Bizlere de hak ettiğimiz kadroların verilmesini istiyoruz" diye konuştu.
Kastamonu'da Sağlık-Der olarak attıkları bu adımın sadece bir başlangıç olduğunu söyleyen Civelekoğlu, "Hükümet ve yetkililer emin olsun ki sadece bir başlangıçtır. Hakkımızı aramak için Kastamonu'dan bir ateşi yaktığımız andır. Bu konuda ne kadar ciddi olduğumuzu ve neler yapabileceğimizi ilerleyen günler gösterecektir. Bu adımımız eğer bizim haklarımız bize verilmezse, taleplerimiz dikkate alınmazsa, üvey evlat muamelesi yapılarak ansızın arkadaşlarımız işlerinden çıkarılmaya devam edilirse ve
çıkarılan arkadaşlarımız geri işlerine alınmazsa, yetkililer biran önce problemlerimizi çözmezse, bizi muhatap kabul etmemeye devam ederlerse, ülke çapında genel bir eyleme geçeceğimizi ve bunun vebalinin de ağır suçlarının da sorumlusunun biz olmayacağımızın, bütün olacak olumsuzlukların kötü sonuçların sorumlusunun ilgili yetkililer olduğunun buradan bütün ilgililere ilan ediyoruz. Hakkımızı arama mücadelemiz Sağlık-Der Genel Merkezi'mizin de destekleriyle, Sağlık-Der Kastamonu Şubesi
öncülüğünde başlamıştır. Bütün insanlarımızı ve diğer sivil toplum kuruluşlarını da haklı mücadelemize destek olmaya davet ediyoruz . Yarın bizimdir. Hakkımız bizimdir. Kimsenin hakkını yemedik. Kendi hakkımızı da kimseye yedirmeyeceğiz. Çünkü haklıyız. İnanıyoruz ve kazanacağız. Mücadelemiz hayırlı olsun. Allah yardımcımız olsun" dedi.
(EV-SD-Y)
