17 Mayıs Dünya Hipertansiyon günü
Kilis İl Sağlık Müdürü Dr. Turgay Happani, Hipertansiyon olarak bilinen yüksek kan basıncının tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de oldukça yaygın ve önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledi.

Bilindiği gibi hipertansiyon; koroner kalp hastalıkları, inme, kalp ve böbrek yetmezliği gibi ciddi komplikasyonlara yol açmakta, hipertansiyonun kontrolü ile kalp yetmezliği ve inme sıklığı yarı yarıya, kalp krizleri de dörtte bir oranında azaltılabilmektedir. Hipertansiyon kontrol altına alınmadığında ise kalp, böbrek, beyin ve gözler başta olmak üzere birçok organda kalıcı hasarlara yol açmaktadır. Dünya genelinde hipertansiyonun toplam ölümlerin yüzde 13'ünden (7.1 milyon ölüm) sorumlu olduğu
bilinmektedir. Ancak gerek dünyada gerekse ülkemizde hipertansiyon farkındalık oranları ve kan basıncı kontrol oranları istenilen düzeylerde değildir. Ülkemizde her 3 kişiden biri daha önce hiç tansiyonunu ölçtürmemiş olup, 18 yaş üstünde her 3 erişkinden birinde hipertansiyon vardır. Hipertansif bireylerin sadece yüzde 40'ı kan basıncı yüksekliğinin farkında olup, yalnızca yüzde 31'inin antihipertansif tedavi aldığı bilinmektedir. Hipertansiyona yol açan ve risk oluşturan "aşırı tuz tüketimi" de ülkemiz
için ciddi bir sorun olup, sağlıklı yaşam için önerilen günlük tuz tüketim miktarı 6 gram olmasına rağmen, ülkemizdeki günlük kişi başı tuz tüketimi ortalama 18 gramdır. Hipertansiyon nadiren belirti vermekte, çoğu kez sinsi seyrederek organlarda hasara yol açabilmektedir. Seyrek rastlanan belirtileri, baş ve ense ağrısı, kulakta uğultu, çarpıntı hissi, yorgunluk hissidir. Yüksek kan basıncından korunmak için ağır ve yağlı yemeklerden, tuzdan, sigaradan, alkolden ve şişmanlıktan korunmak, düzenli
egzersiz yapmak, kan basıncını düzenli ölçtürüp kaydetmek, hekimin vereceği ilaçları düzenli olarak kullanmak gerekmektedir" dedi.
