CHP'den anayasa paketini bölelim çağrısı
Cumhuriyet Halk Partisi yıllardır benimsediği muhalefet anlayışından vaz mı geçiyor..?

Bu aşamada CHP Genel Başkanı Baykal’ın geçen hafta gündeme getirdiği öneri, tek önemli ve ciddi gelişmedir.
CHP’nin yıllardır benimsediği muhalefet tarzı, biraz basitleştirilmiş bir benzetmeyle, sürekli ağlayan, şikâyet eden mızmız çocuk tarzıdır. Bu “çocuk” her gün bıkmadan usanmadan “bana şunu yaptılar, bunu yaptılar” diye ağlarken, ilk kez geçen hafta dikkate değer bir çıkışla AKP’yi de gerçek anlamda sıkıntıya soktu.
Baykal, anayasa paketi ikiye bölünsün, kimsenin itiraz edemeyeceği ve “çağdaş” olarak nitelenecek maddeler Meclis’ten büyük bir uzlaşma ile geçsin, kavga konusu olan yüksek yargıyla ilgili üç madde ise ayrı ayrı ele alınsın dedi. AKP’nin paketi bölmeye yanaşmaması durumunda çağrısını Cumhurbaşkanı Gül’e yöneltti ve paketin iki ayrı referanduma sunulmasını önerdi. Cumhurbaşkanı’nın bu konudaki yetkisi, her hukuki meselede olduğu gibi yine tartışmalı. Bazı hukukçular paketi bölebileceğini, bazıları da referanduma tümünü birlikte götürmek zorunda olduğunu söylüyor.
Başka bir açıdan bakıldığında da paketin “tartışmasız” bölümünün, hatta daha da geliştirilerek, bazı maddeler daha açık hale getirilerek, örneğin parti kapatmanın zorlaştırılması daha netleştirilmiş olarak Meclis’te AKP-CHP-BDP oylarıyla kabul edilmesi ülke genelinde bir rahatlama yaratacak ve gözlerin tekrar ciddi demokratik reformlara çevrilmesini sağlayacaktır.
***
AKP’nin paketi bölmeyi kabul etmenin kendisi açısından büyük bir taviz olacağını ve referandumla ilgili belirsizlik yaratacağını düşündüğü anlaşılıyor.
Son kamuoyu araştırmalarında yüzde 60 dolayında görülen “evet”ler aslında AKP ile Yüksek Yargı arasındaki mücadelede “AKP’ye verilmiş destek”ten başka bir şey değildir. Sadece yüksek yargıyla ilgili üç maddenin referanduma götürülmesini ve “evet” olarıyla karşılanmasını almasını herkes “Halk Yüksek Yargı’ya karşı AKP’yi destekledi” olarak alacak, sonuçta bir anlamsız kavga da sona erecektir.
Bu durumda ayrıca anayasa değişikliği ile ilgili olarak “asıl amaç yüksek yargıyı budamak diğer maddeler süs” suçlaması altında kalan AKP de kamuoyu önünde bir “samimiyet” sınavından geçmiş olacaktır.
***
Meclis Anayasa Komisyonu’nun ilk günündeki görüntüler pek de iyimser yorumlara elverişli nitelikte değildi. CHP sözcülerinin, Ergenekon davasındaki ağlamalarını hatırlatan şekilde “salon küçük” mızmızlanmasını öne çıkarmalarının meselenin düzeyinin düşürülmesinden başka bir işe yaramadığını hâlâ görmüyor oluşu ilginç.
İkiye bölünmüş ve demokratik reform niteliğindeki bölümü geliştirilmiş bir anayasa değişikliği paketinin meselenin özüne yoğunlaşmayı kolaylaştıracağı için çok yararlı olacağı kesindir.
Vatan
