Bakan Akdağ'dan Gerçeker'e Tepki

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Samsun'da AK Parti İl Başkanlığı'nı ziyaret ederek partililere yargı reformu hakkında açıklamalarda bulundu.

Partisinin Samsun İl Başkanlığı'nda yaptığı açıklamalarda yargı reformu konusuna değinen Sağlık Bakanı Recep Akdağ, "Gündemdeki demokratik açılım, yargı reformu çalışmalarımız, bu husustaki tartışmalar Türkiye'nin doğru istikamete ilerlediğinin işaretidir. Bazıları diyor ki, muhalefet ve bu çevrelere yakın yazarlar ve gazeteciler gibi, Türkiye'nin asıl gündeminin bu değil başka şeyler olduğunu söylüyorlar. Bu konular Türkiye'nin gündeminde yoğun olarak olması gerekli. Bu konuları gündemden kasten 10
yılarca Türkiye'yi uzak tuttukları için ülke bu hususta mesafe alamamıştır. Tabii ki demokratik açılım olacak, tabi ki birbirimizi, birilerini ötekileştirmeden, ırkından, etnik kökeninden dolayı, inancından dolayı, aynı ülke toprakları içerisinde yaşayanları ötekileştirmeden demokrasiyi getirmek zorundayız. Türkiye'de özgürlükler gelişmeli, bunu geliştirici hatlara ulaşılmalı. Ülkede hukuk çiğnenerek demokrasi zayıf bırakılmıştır, artık bu dönemi kapatmak zorundayız. Milleti temsil eden AK Parti olarak
buna kararlıyız" dedi.
Yarım bir demokrasiyle Türkiye'nin yoluna devam edemeyeceğini belirten ve Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker'e tepki gösteren Bakan Akdağ, "Halkın üzerinden, halkın iradesi dışında vesayet kabul etmiyoruz. 'Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir' şeklindeki kararını TBMM'ye yazmış bir milletiz. O zaman egemenliğin millette olduğu bir sistemi geliştireceğiz. Yargı reformu çalışmalarında bu şekilde düşüneceğiz. Çıkıp bir yüksek yargı organı başkanı 'Yargı siyaset tarafından kuşatılmıştır' diyebiliyor, bu
talihsiz beyanatı verebiliyor, oysa bu ülkede herkes biliyor ki, Türkiye'de siyaset yargı tarafından kuşatılmaya çalışılmaktadır ve bu yeni bir olay değildir. 1960 ve 1980 ihtilallerinde böyledir. Milletin, halkın ötesinde bir güç kabul etmiyoruz. Nasıl halkın iradesi seçimden seçime millet meclisini şekillendiriyorsa, nasıl yönetime getiriyorsa, mutlak halkın iradesi de yargının üstünde olmalıdır. Hukuk önemlidir, ülke için hukukun temeli de milletin kendisidir. Anayasa'yı bu millet kabul ediyorsa, bağlı
olan kanunları da milletin seçtiği vekiller yasamada şekillendirir. O zaman hukukun oluşturucusu karar vericisi millettir. Hukuk üstündür ama bu ülkenin bir yargıçlar ülkesi olduğu anlamına gelmez, gelemez. Kaçınılmaz olan yargı reformu 2010 yılında bu ülke insanının hakkıdır. Biz de hükümet olarak ülke insanının hakkı olan meselinin arkasındayız" diye konuştu.