Ftg'den 'Dost Acı Söyler' Raporu

Fındık Tanıtım Grubu (FTG) tarafından bir 'Think Tank' kuruluşu niteliğinde oluşturulan Karadeniz Gelişim Akademisi'nin (KGA) hazırladığı bir değerlendirme raporu, Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki asıl sorunun 'fındık, tütün ve çay' değil, 'yoksulluk ve geri kalmışlık' olduğunu ortaya koydu.

Ftg'den 'Dost Acı Söyler' Raporu
KGA'nın değerlendirme raporunda, fındık için 'Türkiye'de en fazla tartışılan, kıyamet kopartılan, herkesin farklı bir şehir efsanesi uydurduğu ürün' tanımlaması yapıldı. Fındığın, Fransız ihtilalinin yapıldığı 1783 yılından daha önceden de Osmanlı'nın, 1920'den 1980'lere kadar genç Türkiye Cumhuriyeti'nin en temel ihraç ürünü olduğunun hatırlatıldığı raporda, 1980'li yıllarda toplam ihracatın yüzde 20'sini oluştururken bugün yüzde 2'ye düştüğüne dikkat çekildi.

Yıllardır siyasilerin fındığı 'yoksulluk sömürüsü' ve 'umut ticareti' olarak kullandığı, dünya gerçeklerinden kopuk popülist politik söylemlerle gerçeğinden uzaklaşan bir fındık algısının yerleştiği belirten KGA'nın raporu, 'dost acı söyler' misali örneklemelerle dolu. İşte, rapordan satır başları:

"ÜRETİCİ YERİNE ÜRÜNÜN DESTEKLENMESİ YANLIŞTI"

"- Bir insan olarak üreticiyi desteklemek yerine, ürün olarak fındık fiyatına destek verdik. Herkes baktı ki fındık iyi para ediyor, üstelik para garanti. Sonuçta, dağa taşa fındık ektik. 1983'te fındık dikimini yasaklayan karar çıkardık, geç de olsa uygulamaya soktuk ama denetim yapmadık. Zaten iyi para eden fındığı kim denetleyebilir? Yasa çıkarıldığında 400 bin ton olan fındık üretimi bugün itibariyle 900 bin tonu geçti. Rekoltenin iyi olduğu yıllarda 200 bin tondan fazla arzımız oluştu. Son 20 yılda devlet fiyatı yükseltmek için fındık satın alma işine girince 8 milyar doların üstünde parayı çarçur etti. Yüksek fiyat Azerbaycan, Gürcistan gibi ülkeleri fındık üretimine yöneltti"

"KAYNAK KALKINMAYA KULLANILMALIYDI"

"- Bugün 166 bin hektar alanda kaçak üretim yapılıyor. Bu alanın 110 bin tonu devlete ait. Kaçak üretilen fındığın miktarı 200 bin ton. Bu rakam yılda ortalama 200 bin tonluk arz fazlasına denk düşüyor. Dünyada fındık arzı, Türkiye odaklı olarak sürekli yükselirken, tüketimin artış hızı çok düşük kaldı. Devlet bugüne kadar kaynağını bölgenin kalkınmasında kullanacağı yerde, arz fazlasını piyasadan çekmek için harcadı. Yılda ortalama 30-40 bin tonluk stok yeterli iken, devlet arz fazlası yüzünden 500 bin tonluk stokla uğraşmak zorunda kaldı"

"EKMEK 30 CENT, FINDIK 10 DOLAR OLUR MU?

" - 5 dolardan et, 30 sentten ekmek, 70 sentten süt alınan dünyada 10 dolardan fındık satılır mı? Alternatif ürünlerin fiyatları fındıktan daha aşağı seyrederken ithalatçı, sanayici neden Türkiye'den fındık alsın? Dış piyasalarda kabul gören fiyattan fındık satmak yerine, fındığı çürütüp yağ mı yapalım? Fındıklı çikolata yiyenler bizim müşterimiz değil midir?"

"ASIL SORUN YOKSULLUKTUR"

"- Karadeniz'in asıl sorunu fındık değil yoksulluk ve geri kalmışlıktır. Fındıkta yüksek fiyat yoksulluğun bile çaresi olamadı, sorunu çözmediği gibi büyüttü. Fındık, çay ve tütünde çözüme yönelik adımlar atılmadı. Sürekli tartışıldı, kafalar karıştı, kamplaşma arttı. Arz fazlası çay ve tütün yakıldı, fındık yağlığa ayrıldı. Yoksulluk sürdü. Doğu Karadeniz'de kişi başına gelir Güneydoğu'daki kimi illerin altında kalıyorsa, eteğimizdeki taşları dökerek düşünmekte fayda var"

"HÜKÜMETİN KARARI DOĞRUDUR"

"- Hükümetin aldığı son karar (fındık stratejisi) doğru ama geç kalmış bir karardır. Bu karar öncelikle yeni alanlara fındık dikme iştahını azaltacak, arzın daha fazla artmasını engelleyecek, fındık sorunundaki büyümeyi durduracaktır. Hükümet üzerine düşeni yaptı ve tüm dünyada uygulanan üreticiye doğrudan gelir desteği formülünü uygulama kararı aldı. 2009'da ortalama fiyat ve gelir desteği birleşerek iyi bir sonuç oluşturdu. Herkes bu kararın arkasında durmalıdır. Bu kararın uygulanmasını engellemek için yoksulluk sömürüsü ve politik şantaj yapmanın kimseye kazandıracağı bir şey yoktur"

"LİSANSLI DEPOCULUK LAFTAN ÇIKMALI"

" - Üretici desteklenir ve yoksullukla mücadele için gerçek bir kalkınma stratejisi yapılırken fındığın fiyatı serbest piyasaya bırakılmalıdır. Adil ve dengeli ve serbest bir piyasanın oluşması için üreticinin güçlendirilmesi şarttır. Bu amaçla lisanslı depoculuk-ürün borsası artık laf olmaktan çıkartılmalı, ete kemiğe büründürülmeli, öte yandan alternatif ürünler için pazarlama desteği ve alt yapısı geliştirilmelidir."