Sek-der Başkanı Türkan Güler:

Diyarbakır Sur Eğitim Kültür Bilim Sanat Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (Sek-Der) Başkanı Türkan Gürler, 'Kadın, baba ve koca iznini aşsa, bu kez toplumsal izin faktörüyle karşılaşıyor

  Diyarbakır Sur Eğitim Kültür Bilim Sanat Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ( Sek-Der ) Başkanı Türkan Gürler , " Kadın , baba ve koca iznini aşsa , bu kez toplumsal izin faktörüyle karşılaşıyor . Biz kadınlar en baştan ödlek olarak yetiştiriliyoruz " dedi .
Diyarbakır ' da 2 yıl önce kurulan ve 200 üye sayısına ulaşan Sur Eğitim Kültür Bilim Sanat Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği , özellikle kadın sorunları konusunda aktif çalışma yürütüyor . Çalışan ve çalışmayan kadının da çeşitli sorunlarının bulunduğunu aktaran Sur Eğitim Kültür Bilim Sanat Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı ve aynı zamanda Eğitim-Bir-Sen Kadın Kolları Başkanı Türkan Gürler , çalışan kadının da , çalışmayanın da en önemli ve ortak sorunlarının ' kadın olmak ' tan kaynaklandığını söyledi .

Çalışan kadınların da birtakım sorunlarının bulunduğunu ifade eden Sek-Der Başkanı Gürler , " Mesela kadın çalışansanız , idareci olamıyorsunuz , bakın kadın idareci sayımız bir elin parmakları kadar az . Kadın belli bir yere kadar sadece görevini yapıyor sonrasında ev hanımıdır . Sosyal alanlara giremiyor , kendini yetiştirme alanları bulamıyor . Eğitim camiasına baktığımızda hizmet içi eğitimlerde kadınları çok az bulursunuz " dedi . Gürler , şu açıklamalarda bulundu : " Biz kadınlar en baştan ödlek olarak
yetiştiriliyoruz . Önce babamızın iznine ihtiyaç duyuyoruz . Evlendikten sonra bu izin işi eşimize havale oluyor . Babayı da eşlerimizi de es geçtik , bu kez toplumsal izin faktörü karşımıza çıkıyor . Evet , biz kadınlar en baştan ödlek olarak yetiştiriliyoruz . Öncelikle annelik meselesi öne çıkıyor . Siz annesiniz diyorlar . Evet , eyvallah biz anneyiz ama bizimde ihtiyaçlarımız var . Sosyal alanlarda , geliştirme , yetiştirme alanlarında kendimizi aktif olarak gösteremiyoruz . Bir de bakıcı problemi var . Kreş
sorunu var . 40-50 çalışanı olan bir sektörün mutlaka kreşi olması gerekiyor . Bu , olmazsa olmazlar arasındadır . Kadınlarımız örf ve adetten dolayı dini haklarını bile kullanamıyor . Biz bunu aşmak için de özellikle müftülüğümüzle iş birliği içerisinde bilimsel olarak ilerlemeye çalışıyoruz . Paneller , söyleşiler , toplantılar gibi çalışmalarımız var . Özellikle kadın sorunlarının konuşulacağı bu panellerde , ' Toplumsal ve aile hayatında İslam ' ın kadına bakış açısı ' tartışılacak , konuşulacak . Yani İslam dini
kadına neler getirmiş ve İslam dini kadını nereden nereye yükseltmiş bunları anlatacağız . Gerekirse ev toplantıları düzenleyerek bu alanda çalışmalar düzenleyerek kadının İslam dininde kendi yerini bilmesi noktasında yardımcı olacağız . "

" NAMUS OLGUSU SADECE KADINA YÜKLENMİŞ "
Güneydoğu Anadolu Bölgesi ' nde namus olgusunun sadece kadına yüklendiğini ifade eden Gürler , " En çok namus davasında ölenler , cezalandırılanlar yine kadınlar . Yani sadece namus ve ahlaki değerler kadına biçilmiş , ancak öyle değil . İslam dini ne emrediyor , eğer bir suç işlenmiş , bir yasak çiğnenmişse , bu insanların tamamında aynı düzeydedir . Kadın için de eşitlik , erkek için de eşitlik söz konusudur . Ama maalesef bunun ağır yükünü kadınlar çekiyor . Özellikle kadın istihdamına yönelik 2 projemiz var . Ve
yine köyden kente gelen ve kent hayatına entegre olamamış , kadının eğitimiyle ilgili çalışmalarımız da var . Bunun üzerinde özellikle duruyorum . Çünkü kadınımız ne köylü olabilmiş nede kentli olabilmiş , yeri ve zamanı geldiğinde ikisi arasında bocalıyor . Binalarda oturtuyorsunuz kadınları ancak bina kültürü veremiyorsunuz dolayısıyla bunların eksikliklerini görerek bu konudaki çalışmalarımızı bir an önce başlatacağız . Çalışmayan kadınlarımızın çoğunun yapabilecekleri iş , bildikleri meslek yok . Biz onları
eğitip birer zanaatçı yapmak istiyoruz " dedi .

" SOSYAL SORUMLULUĞUMUZU YERİNE GETİRELİM "
Hukukçusundan ev hanımına kadar herkesi sosyal sorumluluğu yerine getirmeye davet eden Gürler , " 7 den 70 ' e bütün insanların üzerine düşen vazifelerinden biri toplumu korumak , toplumsal görevimizi yerine getirmektir . Birçok önemli durumlara karşı duyarsız kalabiliyoruz . Derneğimiz , özellikle kadın sorumlarıyla alakalı olmakla birlikte tüm toplum sorunlarına karşı duyarlıdır . Gelin hep beraber bu sorumluluğu yerine getirelim . Kadınların dışında çocuklarımız için ' Nilüfer çiçekleri bataklıkta büyümesin ,
teknolojide destek bulsun ' isimli eğitime yönelik bir kampanyamız var . Diyarbakır ' daki okullarda eksik olan , teknoloji sınıflarındaki donanım eksikliği bulunanların bir biçimde eksiklerini tamamlama adına başlattığımız bir kampanyadır . Bu kampanyamızı sivil toplum kuruluşlarıyla ortak yürütüyoruz . Şu ana kadar 12 teknoloji sınıfı oluşturduk . Bu sınıfın içerisinde bilgisayarların yanı sıra projeksiyon aletleri de eğitim setleri de bulunuyor . Özellikle kenar mahallelilerdeki okullarımızda teknoloji
sınıflarımız yok denecek kadar azdır . Öğrencinin eğitimde de kendini çok rahat ifade edebileceği , bilgiye çok rahat ulaşabileceği ve birebir bilgiyi teknolojiyle aktarabileceği ortamlar oluşturmak istiyoruz . Destek arayışlarımız var ve bunu 300 sınıfa kadar çıkarmayı düşünüyoruz . Diyarbakır Ticaret Odası Başkanımız Fahrettin Bey bize 5 sınıf bahşetti . Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanımız Galip Bey , ' desteğe hazırız ' dedi . Dışarıdaki iş adamlarımızda bir duyarlılık var . Evet , onlarda
biliyor ki bir sorun varsa ve o sorunun düzeltilmesi gerekiyorsa bunun yolu eğitimden geçer . Ancak bizim toplumumuzda eğitim gerekliliği ve zorunluluğu bilinci aşılanmamış . Eğitime çok önem verenler var ancak iş adamlarımızın en ön safta önayak olmaları gerekirken , en sonda yer almaları kaygı vericidir " diye konuştu .