'Van Gölü'nün Suyu Yaşlanmayı Engelliyor'

İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof

'Van Gölü'nün Suyu Yaşlanmayı Engelliyor'
İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeki Karagülle, Van Gölü suyunun içerdiği sodyum klorür, magnezyum gibi maddelerle cilt hastalıklarına iyi geldiğini belirterek, "Van Gölü'nün sodalı suyunun ciltteki yaşlanmaya karşı olumlu etkileri var" dedi.
Van Valiliği öncülüğünde Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) ve Merit Şahmaran Oteli'nin destekleri ile 'Van Denizi Suyunun Sağlık Turizmi ve Cilt Bakımı Açısından Değerlendirilmesi Çalıştayı' düzenlendi. Edremit ilçesinde bulunan Merit Şamaran Oteli'nde düzenlenen ve birçok üniversiteden öğretim üyesinin katılımıyla iki gün sürecek olan çalıştaya; Van Valisi Münir Karaloğlu, Bitlis Valisi Nurettin Yılmaz, YYÜ Rektörü Prof. ve Dr. Hasan Ceylan katıldı.
Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. D. Hasan Ceylan, Van Denizi dendiği zaman bunun kıymetinin tam olarak takdir edilemediğini belirterek, "Van Gölü suyunun çeşitli analizleri üniversitemizin bilim adamları tarafından yapılıyor. Ancak Van Gölü suyunun cilt üzerindeki etkileri konusunda bugüne kadar ciddi araştırmalar yapılmamıştı. Van Gölü suyunun sedef, egzama gibi cilt hastalıklarına iyi geldiği söyleniyor. İnanıyorum ki bu söylenenler çalıştayla bilimsel bir
temele oturtulacak" dedi.
Bitlis Valisi Nurettin Yılmaz'ın da ilde yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdiği çalıştayın açılışında bir konuşma yapan Van Valisi Minür Karaloğlu, insanoğlunun sürekli sağlık ve güzelliğin peşinde koştuğunu belirterek, insanların güzellik ve sağlığın sırlarını araştırdıklarını kaydetti. Halk arasında Van gölü suları ile ilgili birçok efsanenin dolaştığını aktaran Vali Karaloğlu, "Halk, 'Van Gölü'nde yıkandıktan sonra sedef hastalığım iyileşti, egzamam iyileşti, tüylerinin sarardı' gibi şeyler
söylüyorlar. Bugün bunların hangisinin doğru olduğunu bilim ortaya çıkaracak. Bölgenin sağlık turizmi gelirlerinin artırılması bakımından bu çalışma önemli olacaktır. Van Denizi 7 bin yıldır bölgemize hayat veriyor. Biz Van Denizi'ni çok iyi korumalıyız. Bir yıldır kirlenmenin önlenmesi için önemli çalışmalar yapılıyor. Katı atıkların düzenli olarak toplanıp depolanması konusunda bir çalışma var. Van Gölü'nü gözümüz, soframız gibi korumalıyız. Kirlenen şeyi temizlemek zordur. Önemli olan
kirletmemektir. Biz Van Gölü'nü korumak için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız" dedi.

"VAN GÖLÜ SUYU CİLT HASTALIKLARINA İYİ GELİYOR"
Daha sonra söz alan İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeki Karagülle, 'Şifalı Su Olarak Bilinen Van Gölü Suyunun Değerlendirilmesi' başlıklı sunumunu yaptı. Karagülle, Van Gölü suyunun içerdiği sodyum klorür, magnezyum gibi maddelerle cilt hastalıklarına iyi geldiğini belirtti. Suyun canlılığın kaynağı olduğunu belirten Karagülle, "Günümüzde uzayda yaşam var mı diye araştırmalar yapılırken, su var mı diye kontrol ediliyor. Çünkü en yaşamsal besin maddesi sudur. İnsanlar sadece su içerek başka
besin almadan aylarca yaşamını sürdürebilir. Su aynı zamanda tedavilerde de kullanılmış. 24 saat içinde insan beyninden bin 400 litre su geçiyor. Bu nedenle insanların günlük 2 litreden daha fazla su tüketmesi gerekiyor. Türkiye dünyanın en zengin yer altı ve yer üstü su kaynaklarına sahiptir. Yer üstü sularını yeraltı sularından daha çok korumalıyız. Çünkü yer altı suları zaten koruma altında. Ancak yer üstü suları kirlenmeyle karşı karşıyadır. Yer üstü sularını koruduğumuz zaman şifalı özelliklerini de
korumuş olacağız. Van Gölü suyu da içeriği ile zengin bir kaynak. Sodyum ve magnezyum içeriyor. Van Denizi aynı zamanda klorür de içeriyor. Kesinlikle mineralli bir sudur. Van Denizi suyu, özel etkileri olan bir sudur. Bu suyu nasıl kullanabiliriz? Banyo amaçlı kullanılabilir. Romatizma hastalıklarda kullanılabilir. Isıtılması durumunda romatizma tedavilerinde ideal bir su olabilir. Cilt hastalıkları konusunda olumlu etkileri olan bir sudur. Sedef hastalığının sodyum bikarbonatlı sularla tedavi edilebildiği
kanıtlandı" ifadelerini kullandı.
Daha sonra 1971 ve 1974 yıllarında Van'a iki kez geldiğini belirten Alman turist Helmuth Leutres'ın Van Gölü'nün suyu ile ilgili dönemin valisine yazdığı mektup basın mensuplarına dağıtıldı.
Birçok ilçe ve belde belediye başkanının da bulunduğu çalıştaya Van Belediye Başkanı ve yardımcılarının katılmaması dikkat çekti.