Düzce İgm'de Hes Tartışması
Düzce'nin Derdin, Nasırlı ve Esençam köylerinde kurulacak Hidroelektrik Santralleri (HES) İl Genel Meclisinde iktidar ile muhalefet partilerinin üyelerini karşı karşıya getirdi.
MHP'li üyeler HES'lerin ekolojik dengeyi bozacağını ve turizme zarar vereceğini savunurken, AK Partili üyeler de varsayımlarla hareket etmenin doğru olmayacağını vurguladılar.
Tartışma, HES'lerin imar planına onay veren komisyon raporların meclis üyelerine okunmasıyla başladı.
İmar ve Bayındırlık Komisyonu Başkanı İbrahim Canpolat tarafından meclise sunulan raporlarda şu ifadeler yer aldı: "İlgilisi tarafından yapılarak onaylatılan hali hazır haritalar üzerine imar planına esas zemin etüdü raporları ve ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri doğrultusunda hazırlanan HES Tesisine ait 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama ömar planları komisyon üyelerimizce uygun görülmüştür."
Rapor sunumunun ardından söz alan MHP Grup Başkanı Ahmet Turhan, HES'lerin doğal yaşama zarar vereceğini belirtti. Derdin üzerine kurulacak HES nedeniyle Düzce güneyinin turizm planlamasından çıkartılacağını iddia eden Turhan şöyle devam etti: "Türkiye genelinde 2 bin 500 HES projesi uygulanacak. Bizim derelerimiz çok yüksek değil. HES'ler dereden suyu alıp yukarı çıkartacak ve daha sonra tekrar dereye bırakacak. Yani dere yatağını değiştirecek. Dereye yüzde 10 oranında cansuyu bırakılacak. Ama kurumların bu oranı bırakıp bırakmayacağının kimin denetleyeceği de belli değil. Bizim anladığımız şu yukarıdan birileri buralara HES yapılacak, kimse de sesini çıkartmayacak diyor. Burada çok önemli bir detay var. Derdin Eko turizm alanı olarak belirlenmiş. Yani HES'in kurulmasıyla Düzce'nin güneyi turizm planlamasından çıkıyor."
MHP'li üye Adem Dursun iktidar muhalefet ayrımı gözetmeksizin birlikte hareket ederek suyun korunması gerektiğini vurguladı. Dursun, HES'leri kuran firmaların Düzce suyuna uzun süre sahip çıktığını kaydederek "Enerjinin alternatifi var ama doğanın alternatifi yok. HES'leri kuran firmalar suya uzun süreli sahip çıkıyor. Suyumuzu korumalıyız. Enerjide dışa bağımlılıktan kurtulacağız deniyor. Ancak bu HES şirketlerinin büyük bölümü yabancı şirketler tarafından kurulan paravan şirketler. Biz teknolojinin esiri olmayalım. Amacımız muhalefet yapmak değil, suyumuza sahip çıkmak ve doğamızı korumak" diye konuştu.
Muhterem Parlak ise faaliyet başlayan HES'lerin bazı kurallara uymadığını iddia ederek "Benim bölgemde 2 adet HES kuruluyor. Defne HES'in inşaatı bitti. Ama HES'lerin daimi çalışmadığını gözlemledik. Çünkü su yetmiyor. Su borulara alınıyor ve enerji üretildikten sonra dere yatağına bırakılıyor. HES'lerden biri dere yatağını yaklaşık 42 kilometre değiştirdi. Bu çok önemli değişim. Orada 20'ye yakın köy var ve tarım yapmak için bu dere sularından faydalanıyorlar" dedi.
AK Partili Muzaffer Bülbül, varsayım ile hareket etmenin doğru olmayacağını dile getirerek "HES'lerin rantabıl olmadığı söyleniyor. Bu projeleri oluşturan firmaların hepsi özeldir. Rantabıl bir iş olmasa neden yapsınlar. Ayrıca HES'lerin ekolojik dengeyi bozduğuna bir örnek verilsin. Lüks yaşamın bir bedeli var. Dolayısıyla bu çalışmanın bizim için ne kadar yararlı veya zararlı olduğunu tartışmak lazım" şeklinde açıklama yaptı. Rapor oy çokluğu ile kabul edildi.
Tartışma, HES'lerin imar planına onay veren komisyon raporların meclis üyelerine okunmasıyla başladı.
İmar ve Bayındırlık Komisyonu Başkanı İbrahim Canpolat tarafından meclise sunulan raporlarda şu ifadeler yer aldı: "İlgilisi tarafından yapılarak onaylatılan hali hazır haritalar üzerine imar planına esas zemin etüdü raporları ve ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri doğrultusunda hazırlanan HES Tesisine ait 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama ömar planları komisyon üyelerimizce uygun görülmüştür."
Rapor sunumunun ardından söz alan MHP Grup Başkanı Ahmet Turhan, HES'lerin doğal yaşama zarar vereceğini belirtti. Derdin üzerine kurulacak HES nedeniyle Düzce güneyinin turizm planlamasından çıkartılacağını iddia eden Turhan şöyle devam etti: "Türkiye genelinde 2 bin 500 HES projesi uygulanacak. Bizim derelerimiz çok yüksek değil. HES'ler dereden suyu alıp yukarı çıkartacak ve daha sonra tekrar dereye bırakacak. Yani dere yatağını değiştirecek. Dereye yüzde 10 oranında cansuyu bırakılacak. Ama kurumların bu oranı bırakıp bırakmayacağının kimin denetleyeceği de belli değil. Bizim anladığımız şu yukarıdan birileri buralara HES yapılacak, kimse de sesini çıkartmayacak diyor. Burada çok önemli bir detay var. Derdin Eko turizm alanı olarak belirlenmiş. Yani HES'in kurulmasıyla Düzce'nin güneyi turizm planlamasından çıkıyor."
MHP'li üye Adem Dursun iktidar muhalefet ayrımı gözetmeksizin birlikte hareket ederek suyun korunması gerektiğini vurguladı. Dursun, HES'leri kuran firmaların Düzce suyuna uzun süre sahip çıktığını kaydederek "Enerjinin alternatifi var ama doğanın alternatifi yok. HES'leri kuran firmalar suya uzun süreli sahip çıkıyor. Suyumuzu korumalıyız. Enerjide dışa bağımlılıktan kurtulacağız deniyor. Ancak bu HES şirketlerinin büyük bölümü yabancı şirketler tarafından kurulan paravan şirketler. Biz teknolojinin esiri olmayalım. Amacımız muhalefet yapmak değil, suyumuza sahip çıkmak ve doğamızı korumak" diye konuştu.
Muhterem Parlak ise faaliyet başlayan HES'lerin bazı kurallara uymadığını iddia ederek "Benim bölgemde 2 adet HES kuruluyor. Defne HES'in inşaatı bitti. Ama HES'lerin daimi çalışmadığını gözlemledik. Çünkü su yetmiyor. Su borulara alınıyor ve enerji üretildikten sonra dere yatağına bırakılıyor. HES'lerden biri dere yatağını yaklaşık 42 kilometre değiştirdi. Bu çok önemli değişim. Orada 20'ye yakın köy var ve tarım yapmak için bu dere sularından faydalanıyorlar" dedi.
AK Partili Muzaffer Bülbül, varsayım ile hareket etmenin doğru olmayacağını dile getirerek "HES'lerin rantabıl olmadığı söyleniyor. Bu projeleri oluşturan firmaların hepsi özeldir. Rantabıl bir iş olmasa neden yapsınlar. Ayrıca HES'lerin ekolojik dengeyi bozduğuna bir örnek verilsin. Lüks yaşamın bir bedeli var. Dolayısıyla bu çalışmanın bizim için ne kadar yararlı veya zararlı olduğunu tartışmak lazım" şeklinde açıklama yaptı. Rapor oy çokluğu ile kabul edildi.
