BDP de bölücü, AKP de...
Başbakan
Ülkenin gündeminde günde bir simit fiyatı kadar artan asgari ücreti kaim kılmaya çalışsa da Başbakan, ülke insanı, 'bölünmeyi' konuşmaktan vazgeçmiyor.
Başbakan, partisinin dünkü Gurup Toplantısı'nda birkaç kez “ilk defa bizim dönemimizde” ifadesini kullandı.
Bu ifadenin gerçekten kullanılacağı yer, bu iktidar zamanında ülkenin bölünme tehlikesi ile 'ilk kez' bu kadar yakın olduğu gerçeğiydi.
Başbakan'ın, 1993 yılında dile getirdiği, bugünkü uygulamaların kaynağı olabilecek sözleri, medyaya taşındı, BDP Başkanı Demirtaş tarafından.
BDP Başkanı Demirtaş,“Halk isterse bölünebilir de ülke…” meallindeki sözlerini tutmasını istedi Başbakan Erdoğan'dan.
Artık PKK, bir terör örgütü olmaktan çıkarılıp, terörün bitmesi için muhatap kabul edilen bir örgüt durumuna geldi ilk kez, bu iktidar zamanında.
Öcalan, Devlet'in her türlü kademesi ile fikir teatisinde bulunan, bir Özgürlük Savaşçısı konumuna getirildi, bu iktidar döneminde ilk kez.
AKP Gurubu'nda, iki dili savunan parlamenterlerin sayısı, BDP Gurubunu fersah fersah geçecek çoğunluğa ulaştı bu iktidar zamanında ilk kez.
“Demokratik özerklik hakkında ne düşünüyorsunuz?”sorusuna olumlu cevap verecek parlamenterlerin sayısında BDP, AKP ile yarışamaz bile.
Bu yüzden 'Bölücüler' kavramı içinde sadece BDP'yi görmek, en hafif haliyle, BDP'ye haksızlık olur.
BDP, içinde bulundurduğu bölücü ideolojiye mensup mebuslar itibariyle bu sıfatı hak ediyorsa, gerçek bölücü AKP'dir.
Zira orada bulunan bölücü mebusların sayısı, çok daha fazladır.
Ülkede ilk kez bu iktidar zamanında Gazze benzeri bir uygulamaya geçildi Yüksekova- Cizre hattında.
Şamil Tayyar'ın da köşesine taşıdığı bu olay, gelinen noktanın ne kadar ürkiüücü olduğunu anlatmaya, yeter de artar bile.
Yüksekova-Cizre hattında bir 'pilot bölge' oluşturdu PKK.
Burada vergiyi de kendisi topluyor, yargılamayı da kendisi yapıyor.
Gazze gibi, yakında uluslararası gözlemcilere açacaklar bölgeyi.
Bunların hepsi de ilk kez bu iktidar zamanında yaşananlar.
CHP derseniz, yapılan operasyonla, Baykal dönemindeki milli çizgisini çoktan terk etti. Bölücülerin değirmenine su taşımaya başladı bile.
Partiye yeni monte edilen Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu'nun bugün basına yansıyan demeçleri de bunun en güzel işareti.
Tanrıkulu, CHP'nin iki dilli hayatı da Özerklik talebini de tartışabileceğini ifade etmiş.
Genel Başkan yerine o işaret fişeğini atmış anlaşılan.
CHP'deki Genel Başkan değişiminin gerçekleştirilme şekli de, CHP'de bu gelişmelere yol açmaya yönelik bir operasyon olduğu ihtimalini kuvvetlendiriyor her geçen gün.
BDP'nin durumu belli.
AKP'de BDP gibi düşünen milletvekili sayısının, BDP'den dört beş misli fazla olduğu da aşikâr.
CHPde, geçirdiği operasyonla, ülkenin bölünmesi noktasında, aslında ne BDP'den ne de AKP'den farklı değil.
Hal böyle olunca, bölünüyoruz korkusu yaşayan bu millet, paranoya mı yaşıyor, yoksa gerçekten gelişmeler karşısında endişelerini mi haykırıyor.
https://twitter.com/lutfuturkkan
LÜTFÜ TÜRKKAN'IN BU YAZISINA FACEBOOK'TA DA YORUM YAZABİLİRSİNİZ
Bu yazı toplam 341 defa okunmuştur
Bu yazıyı paylaşın :
Kaynak: İnternethaber
Başbakan, partisinin dünkü Gurup Toplantısı'nda birkaç kez “ilk defa bizim dönemimizde” ifadesini kullandı.
Bu ifadenin gerçekten kullanılacağı yer, bu iktidar zamanında ülkenin bölünme tehlikesi ile 'ilk kez' bu kadar yakın olduğu gerçeğiydi.
Başbakan'ın, 1993 yılında dile getirdiği, bugünkü uygulamaların kaynağı olabilecek sözleri, medyaya taşındı, BDP Başkanı Demirtaş tarafından.
BDP Başkanı Demirtaş,“Halk isterse bölünebilir de ülke…” meallindeki sözlerini tutmasını istedi Başbakan Erdoğan'dan.
Artık PKK, bir terör örgütü olmaktan çıkarılıp, terörün bitmesi için muhatap kabul edilen bir örgüt durumuna geldi ilk kez, bu iktidar zamanında.
Öcalan, Devlet'in her türlü kademesi ile fikir teatisinde bulunan, bir Özgürlük Savaşçısı konumuna getirildi, bu iktidar döneminde ilk kez.
AKP Gurubu'nda, iki dili savunan parlamenterlerin sayısı, BDP Gurubunu fersah fersah geçecek çoğunluğa ulaştı bu iktidar zamanında ilk kez.
“Demokratik özerklik hakkında ne düşünüyorsunuz?”sorusuna olumlu cevap verecek parlamenterlerin sayısında BDP, AKP ile yarışamaz bile.
Bu yüzden 'Bölücüler' kavramı içinde sadece BDP'yi görmek, en hafif haliyle, BDP'ye haksızlık olur.
BDP, içinde bulundurduğu bölücü ideolojiye mensup mebuslar itibariyle bu sıfatı hak ediyorsa, gerçek bölücü AKP'dir.
Zira orada bulunan bölücü mebusların sayısı, çok daha fazladır.
Ülkede ilk kez bu iktidar zamanında Gazze benzeri bir uygulamaya geçildi Yüksekova- Cizre hattında.
Şamil Tayyar'ın da köşesine taşıdığı bu olay, gelinen noktanın ne kadar ürkiüücü olduğunu anlatmaya, yeter de artar bile.
Yüksekova-Cizre hattında bir 'pilot bölge' oluşturdu PKK.
Burada vergiyi de kendisi topluyor, yargılamayı da kendisi yapıyor.
Gazze gibi, yakında uluslararası gözlemcilere açacaklar bölgeyi.
Bunların hepsi de ilk kez bu iktidar zamanında yaşananlar.
CHP derseniz, yapılan operasyonla, Baykal dönemindeki milli çizgisini çoktan terk etti. Bölücülerin değirmenine su taşımaya başladı bile.
Partiye yeni monte edilen Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu'nun bugün basına yansıyan demeçleri de bunun en güzel işareti.
Tanrıkulu, CHP'nin iki dilli hayatı da Özerklik talebini de tartışabileceğini ifade etmiş.
Genel Başkan yerine o işaret fişeğini atmış anlaşılan.
CHP'deki Genel Başkan değişiminin gerçekleştirilme şekli de, CHP'de bu gelişmelere yol açmaya yönelik bir operasyon olduğu ihtimalini kuvvetlendiriyor her geçen gün.
BDP'nin durumu belli.
AKP'de BDP gibi düşünen milletvekili sayısının, BDP'den dört beş misli fazla olduğu da aşikâr.
CHPde, geçirdiği operasyonla, ülkenin bölünmesi noktasında, aslında ne BDP'den ne de AKP'den farklı değil.
Hal böyle olunca, bölünüyoruz korkusu yaşayan bu millet, paranoya mı yaşıyor, yoksa gerçekten gelişmeler karşısında endişelerini mi haykırıyor.
https://twitter.com/lutfuturkkan
LÜTFÜ TÜRKKAN'IN BU YAZISINA FACEBOOK'TA DA YORUM YAZABİLİRSİNİZ
Bu yazı toplam 341 defa okunmuştur
Bu yazıyı paylaşın :
Kaynak: İnternethaber
