Doktorlar 'Defansif' Oldu
Samsun Tabip Odası Başkanı Yrd
Samsun Tabip Odası Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mithat Günaydın, cezai ve sağlık hizmeti uygulama endişeleri nedeniyle doktorların artık 'defansif' denilen kendini koruyucu metotlar geliştirdiğini, korkak olduklarını söyledi.
Samsun Tabip Odası tarafından düzenlenen ve 16 tabip odasının katıldığı '1. Genişletilmiş Hekim Çalıştayı', Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Mavi Salon'da başladı. 16 ilden tabip odası başkanları ve doktorların katılımıyla gerçekleştirilen çalıştayın açılışında konuşan OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ferşat Kolbakır, Türkiye'de artık gençlerin hekim olmak istemediğini, başka meslek dallarına yöneldiğini söyledi. Hekimliğe itibar kaybettirildiğini belirten Kolbakır, "Bizim çocuklarımız
doktor olmak istemiyor. Mühendis olmak istiyor. Ekonomi devlerinin ellerinde köleleşen doktorlar istemiyoruz. Fedakarlık içerisinde olan doktorların değerlerini, itibarlarıyla verilmesini istiyoruz. Hekimlerin köleleşmesini istemiyoruz" dedi.
OMÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. DR. Haydar Şahinoğlu ise sağlık alanın da önemli değişim ve dönüşümlerin gerçekleştirildiğini kaydetti.
Sağlık alanında ve üniversite hastanelerinde yaşanan sorunlar üzerine açıklama ve sunum yapan Samsun Tabip Odası Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mithat Günaydın, Tam Gün Yasası'nın hekimlerin ve tabip odalarının görüşleri alınmadan hazırlanmasının ardından, Anayasa Mahkemesi'nin bazı maddelerini iptal etmesiyle içinden çıkılmaz bir yumak haline geldiğini söyledi. Sağlıkta dönüşümde hekimin hak ettiği statü, şahsiyet ve gelire kavuşabilmesi için gereğini yapılmasını talep ettiklerini vurgulayan Günaydın,
üniversitelerin döner sermaye gelirleri ile hastanelerin de her şeyi yapmalarının beklendiğine dikkat çekti. Doktorlar arasında ücret farkına değinen Günaydın, "Uzman doktor 5 bin ila 5 bin 500 döner artı maaş birlikte alırken, bir yardımcı doçent 4 bin TL gelir elde etmektir. Maaşların artırılması gerekmektedir. Tıp fakültesindeki bir öğretim üyesinin geliri kamu da çalışan doktordan fazla olmalıdır. Üniversite hastaneleri yaşam savaşı vermektedir. Çok yakın zamanda üniversite hastaneleri finansal çöküntü
yaşayacaktır, yaşamaktadır" diye konuştu.
Doktorlar üzerinde baskı ve ceza uygulamaların giderek artığını, bununda olumsuz sonuçlar doğurduğunu, doktorların kendince önlemler aldığının üzerinde duran Günaydın, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Hasta hakları birimi oluşturulabilir. Bu birimlere vatandaş şikayette bulunabilir. Hatalı doktor varsa trafik cezası kesilir gibi cezai işleme tabi tutulabilir. Genele baktığımızda şikayetlerin yüzde 99'undan fazlası gerçek değil. Fındık kabuğunu dolduramayacak şikayetler. Gelinen noktada yetersiz, korkak
ameliyatlar girişimler, muayeneler, kalitesi düşük sağlık hizmeti ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle de sürekli yeni muayenelere ameliyatlara tetkiklere gerek duyulması sonucu çıkmaktadır. Artık Hekimler defansif değimiz kendini koruyucu metotlar geliştirmiştir. Sürekli tahlil istemek sürekli kontifikasyon istemek, lüzumsuz yere ilaçlar yazmak, kendi koruyucu tedbirlere yönelmiştir."
Günaydın, hekimlerin gün geçtikçe durumlarının daha kötüye gittiğini, acil önlemlerin alınmasının gerekti olduğunu kaydetti. İki gün sürecek olan çalıştay sonrasında bir rapor hazırlanarak ilgili yerlere sunulacak.
Samsun Tabip Odası tarafından düzenlenen ve 16 tabip odasının katıldığı '1. Genişletilmiş Hekim Çalıştayı', Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Mavi Salon'da başladı. 16 ilden tabip odası başkanları ve doktorların katılımıyla gerçekleştirilen çalıştayın açılışında konuşan OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ferşat Kolbakır, Türkiye'de artık gençlerin hekim olmak istemediğini, başka meslek dallarına yöneldiğini söyledi. Hekimliğe itibar kaybettirildiğini belirten Kolbakır, "Bizim çocuklarımız
doktor olmak istemiyor. Mühendis olmak istiyor. Ekonomi devlerinin ellerinde köleleşen doktorlar istemiyoruz. Fedakarlık içerisinde olan doktorların değerlerini, itibarlarıyla verilmesini istiyoruz. Hekimlerin köleleşmesini istemiyoruz" dedi.
OMÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. DR. Haydar Şahinoğlu ise sağlık alanın da önemli değişim ve dönüşümlerin gerçekleştirildiğini kaydetti.
Sağlık alanında ve üniversite hastanelerinde yaşanan sorunlar üzerine açıklama ve sunum yapan Samsun Tabip Odası Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mithat Günaydın, Tam Gün Yasası'nın hekimlerin ve tabip odalarının görüşleri alınmadan hazırlanmasının ardından, Anayasa Mahkemesi'nin bazı maddelerini iptal etmesiyle içinden çıkılmaz bir yumak haline geldiğini söyledi. Sağlıkta dönüşümde hekimin hak ettiği statü, şahsiyet ve gelire kavuşabilmesi için gereğini yapılmasını talep ettiklerini vurgulayan Günaydın,
üniversitelerin döner sermaye gelirleri ile hastanelerin de her şeyi yapmalarının beklendiğine dikkat çekti. Doktorlar arasında ücret farkına değinen Günaydın, "Uzman doktor 5 bin ila 5 bin 500 döner artı maaş birlikte alırken, bir yardımcı doçent 4 bin TL gelir elde etmektir. Maaşların artırılması gerekmektedir. Tıp fakültesindeki bir öğretim üyesinin geliri kamu da çalışan doktordan fazla olmalıdır. Üniversite hastaneleri yaşam savaşı vermektedir. Çok yakın zamanda üniversite hastaneleri finansal çöküntü
yaşayacaktır, yaşamaktadır" diye konuştu.
Doktorlar üzerinde baskı ve ceza uygulamaların giderek artığını, bununda olumsuz sonuçlar doğurduğunu, doktorların kendince önlemler aldığının üzerinde duran Günaydın, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Hasta hakları birimi oluşturulabilir. Bu birimlere vatandaş şikayette bulunabilir. Hatalı doktor varsa trafik cezası kesilir gibi cezai işleme tabi tutulabilir. Genele baktığımızda şikayetlerin yüzde 99'undan fazlası gerçek değil. Fındık kabuğunu dolduramayacak şikayetler. Gelinen noktada yetersiz, korkak
ameliyatlar girişimler, muayeneler, kalitesi düşük sağlık hizmeti ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle de sürekli yeni muayenelere ameliyatlara tetkiklere gerek duyulması sonucu çıkmaktadır. Artık Hekimler defansif değimiz kendini koruyucu metotlar geliştirmiştir. Sürekli tahlil istemek sürekli kontifikasyon istemek, lüzumsuz yere ilaçlar yazmak, kendi koruyucu tedbirlere yönelmiştir."
Günaydın, hekimlerin gün geçtikçe durumlarının daha kötüye gittiğini, acil önlemlerin alınmasının gerekti olduğunu kaydetti. İki gün sürecek olan çalıştay sonrasında bir rapor hazırlanarak ilgili yerlere sunulacak.
