Kurtaranı kim kurtaracak?
Kurtarmaya katkı yapacak ülkelerin yardım alma olasılığının belirmesi içkarartıyor.
Avrupa Birliği, Yunanistan’ı kurtarmak için ortaklaşa harekete geçtiğinde, haziran ayında yeni bir mekanizma kurdu. Adı EFSF: Avrupa Finansal İstikrar Kolaylığı. Hepimizin 440 milyar euro büyüklüğündeki kurtarma paketi olarak bildiği, işte o. Peki, bu paketin içinde halihazırda nakit var mı? Yok. İşte sorun da burada. İçinde batanların, batmaya aday olanların da ‘borçlanmaya garanti verme taahhütlerinin’ olduğu bir kurtarma paketinden bahsediliyor. Bu açıdan bakınca, kurtaranın da kurtulamayacağı bir sarmal görünüyor gelecekte!
Tabii, bunun hazırdaki ‘nakit paket’ olmadığı çok fazla dillendirilmedi. Sadece IMF’nin verdiği destekte 250 milyar euro nakit para var. O da harcanmaya başlandı bile. Şimdi, İrlanda kurtarması ile birlikte o ‘kurtarma defteri’ açılıyor. Çünkü bu 440 milyar euro büyüklüğündeki paketin şimdilik içi boş. Biraz bunun matematiğine girelim. Zira batık duruma geçmeye aday ülkeler potaya girdikçe, EFSF de anlamsız hale gelecek.
Henüz içinde nakit yok
EFSF tam anlamıyla garanti mekanizmasına dayanan bir fonlama kolaylığı. Şöyle çalışacak; Euro Bölgesi ülkelerinden herhangi biri zor duruma düşüp bu fona başvurduğunda, bu ülkeye sağlanacak kaynak, yapılacak garantili tahvil ihracı ile sağlanacak. Bu ülkeye verilmek için borçlanılan para, 16 ülke tarafından kendi payları oranında garanti edilecek. Eğer garanti veren bir ülke, bu garantisini yerine getiremeyecek duruma düşerse onun payı da kalan ülkeler tarafından karşılanacak.
440 milyar euro ‘de facto’ 420 milyar euro seviyesine düşmüş durumda: Çünkü Yunanistan’ın koyacağı para 12 milyar euro, İrlanda’nın koyacağı para ise 7 milyar euro idi. Bu ülkelerin para koymak bir tarafa, koymaları gerekenin 10 katı kadar bir yardım almaları söz konusu.
Kurtarma paketi küçülecek
Kriz sarmalına Portekiz ve İspanya’nın girmesi de büyük bir olasılık. Zaten bugünden bu ülkelerin 420 milyar euroluk fona katkı vermesi zorlaşıyor. Krize girmeleri halinde yardım alacak duruma düşecekler. Bir de İspanya’nın borç yapısının büyük olması, ağırlıkla bankaların mali zorluklarının bulunması, EFSF’nin gelecekteki ‘kudretini’ bugünden küçültüyor. Portekiz’in EFSF’ye katkısı 11 milyar euro, İspanya’nın ise 52 milyar euro olacaktı.
Avusturya gibi Yunanistan’dan başlayarak ‘yardıma muhalif’ olan ülkelerin de ilerideki olası kurtarmalara karşı çıkarak katkısını yapmaktan kaçınması halinde; ileride öyle bir durum ortaya çıkacak ki, Almanya ve Fransa’nın üzerine yıkılacak tüm kurtarma katkısı! Haydi, birkaç ülke daha kalsın yardıma katkı yapacak; eldeki destek paketi en fazla 300 milyar euro olacaktır. Ya da durumu iyi olmayan ülkelerin verdiği garantiyi taşıyan tahvillerin iştahlı müşterisi olacak mıdır? Faizi nerede olacaktır? Tüm bu hesaplar, kriz adayı ülkeler ‘düşmeden’, iç karartıcı matematik egzersizi olarak çoktan yapılmaya başlandı.
