Öcalan Kandil'e telefon mu etti?

PKK dün yaptığı açıklama ile ateşkesi seçimlere kadar uzattı. Açıklamada avukat ziyaretlerinin yapılmadığı dönemde İmralı'dan Kandil'e kapsamlı bir mesajın gittiği ve bu mesaja dayanarak ateşkesin uzatıldığı ifade edildi.


KUZEY IRAK GÜNCESİ

1 KASIM 2010 SAAT: 18.00


PKK

PKK dün yaptığı açıklamayla 31 Ekim’de sona eren eylemsizlik sürecini 2011 genel seçimlerine kadar uzattığını açıkladı. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre, sürecin kalıcı ateşkese dönüşmesi için askeri ve siyasi operasyonların durdurulması, KCK tutuklularının serbest bırakılması, Öcalan ile diyaloğun müzakere düzeyine çıkarılması, anayasa ve hakikatleri araştırma komisyonlarının kurulması ve seçim barajının kaldırılması istenildi.
Açıklamada şöyle denildi: “Önderliğimiz ve hareketimiz her ne kadar AKP hükümeti ciddi ve olumlu bir karşılık vermemiş olsa da sorunun giderek gündeme oturması, kamuoyunda tartışılması ve bazı çevreler ile devlet içindeki bir kesimin diyalog ve çözüm eğiliminde olması olumlu bir gelişme olarak değerlendirmiştir. Önderliğimiz bu eğilimi cesaretlendirmek, güç vermek, hükümette ve parlamentoda çözüm zihniyetini geliştirmek için eylemsizlik sürecini uzatmaya dönük hareketimize kapsamlı bir mesaj iletmiştir.”
PKK, bu süreçte herhangi bir askeri eylem yapmayacaklarını, imha saldırısı olması halinde kendilerini savunacaklarını ve misilleme haklarını kullanacaklarını duyurdu. Açıklamada, “Eylemsizlik durumunu zorlayan koşulların dayatılması halinde yeniden durum değerlendirmesi yapılacaktır” denildi.
PKK, pazar günü Taksim’de meydana gelen patlamayla ilgisinin olmadığını açıkladı. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre, “Hareketimizin yönetimi, önderliğimizin yeni çağrısı temelinde yoğun bir tartışma sürecini tamamlayarak bundan sonraki dönem için önemli ve tarihi bir adım atmanın hazırlığı içindeyken dün istanbul Taksim’de bir intihar eylemi gerçekleşmiştir. Hareketimizin eylemsizlik sürecini uzatma kararını aldığı, barış ve demokratik çözüm için tarihi bir adıma hazırlandığı günde bizim böyle bir eylemi düzenlememizin mümkünatı yoktur” denildi. Açıklamada sivil insanların zarar görebileceği türden eylem biçimlerinin olmadığı belirtildi.
Öcalan’ın avukatları ve DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk dün İmralı’ya gitti.

ANKARA

Aysel Tuğluk İmralı’dan dönüşünde Öcalan ile görüşmelerin müzakere aşamasına geçtiğini söyledi. Tuğluk şunları söyledi: “Devlet yetkilileriyle çok ciddi ve önemli bir görüşme yaptığını ve bir nevi diyalog sürecinden müzakere sürecine geçildiğini ifade etti. Bununla bağlantılı olarak olumlu gelişmenin aslında devletin çözümden ve barıştan yana bir süreci devam ettirmek istediğini, ancak bu sürecin önündeki engelin siyaset olduğunu söyledi. AKP, CHP ve MHP’nin bu sürecin çözüme dönüşmesi konusunda sorumluluklarını yerine getirmediğini dile getirdi.”
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, 21. yüzyılda silahın rolünü tamamladığını, sorunların çözümünde silahın bir araç olma özelliğini yitirdiğini söyledi. DHA’nın dünkü haberine göre, Kanada’nın Ankara Büyükelçisi Mark E. Bailey’in belediyeyi ziyareti sırasında konuşan Baydemir “Temel duruşumuz silahların bir an önce susmasıdır. Silahların bir daha konuşmaması için diyalog ve istişarenin başlamasıdır” dedi.

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR

PKK’nın ateşkesi uzatması, 20 Ekim tarihli “PKK ateşkesi ne yapacak?” başlıklı Kuzey Irak Güncesi’ndeki “...örgütün kasım ayıyla birlikte Aktütün ve Hantepe gibi ‘orta yoğunluklu’ saldırı modundaki eylemlerden ziyade, kentlerdeki yaygın kitlesel eylemler çerçevesinde tabanını mobilize etmeyi düşündüğü fark ediliyor. Kış koşullarının coğrafyaya hâkim olmasına da uygun düşen bu çizgi sayesinde örgüt, hem diyalog kapısının açıldığı bir dönemde süreci sabote eder pozisyona düşmemiş olacak hem de Ankara’nın kendisini, dayandığı tabandan tecrit etme atağının önünü kesmeye çalışacak. Diğer bir ifadeyle Kuzey Irak’taki varlığının ciddi bir riskle karşılaşmaması halinde gelecek bahara kadar saldırıya geçmeyerek ‘mevcudu koruma’yı hedefleyecek” analizi teyit ediyor.
Kandil’in rutinin dışına çıkarak Öcalan’ın avukatları daha İmralı’dayken kararını duyurmasının nedeni ise yapılan açıklamalardan anlaşılıyor.
Örgütün hem ‘mecburi istikamet’ine hem de Taksim eylemine ilişkin yaptığı açıklama, en son 13 Ekim’de avukatlarıyla görüşen ve “Devlet benimle görüşmezse 31 Ekim’den sonra çekileceğim” restini çeken Öcalan’ın avukat görüşmelerinin ‘hava muhalefeti’ nedeniyle yapılmadığı son 17 günlük dönem içinde Kandil’e ‘kapsamlı’ mesaj gönderdiğine işaret ediyor.
Diğer bir ifadeyle Ankara’nın örgüte ateşkesi uzattıracak mesajın kamuoyunda dillendirildiği şekilde telefonla- ya da telsiz ya da ‘kurye’ marifetiyle - adresine ulaşmasını sağladığı fark ediliyor.
Öcalan’ın “Müzakere sürecine geçildi” ifadesi de böyle bir imkanın sağlanmasının şaşırtıcı olmayacağını düşündürüyor.
1 Kasım itibariyle;
Ankara’nın Bir yandan Öcalan ile görüşmeleri yürüterek İmralı’nın PKK’yı hareketsizleştirmesini sağladığı diğer yandan da örgütü tasfiyeye yönelik askeri ve siyasi baskıyı sürdürdüğü,
PKK’nın Öcalan’ın muhatap alınması ve görüşmelerin yapılmasını Kürt sorununa siyasi çözümün kapısını açacağı düşünerek Ankara’nın tasfiye hamleleri karşısında saldırıya geçmeyip ‘mevcudu koruma’ya çalıştığı görülüyor.