Türk Büro-sen'den Memurlara Uyarı
Türk Büro-Sen kayseri Şube Başkanı Muammer Öner yaptığı basın toplantısında memurları bayram harcamalarında dikkatli olmaları konusunda uyardı.
Öner açıklamasında, "Kurban Bayramı'nı kutlamaya hazırlandığımız bu günlerde, düşük bütçe ile geçinmekte olan memurlarımızı aşırı ve gereksiz harcama yapmamak konusunda; özellikle kredi kartı ile taksitli kurban kesmeye yönelen memurlarımızın, dikkatli olmalarını, bütçelerini aşmamalarını, aksi halde bugüne kadar on binlerce memurun saplandığı kredi kartı batağı ile karşı karşıya kalacakları uyarsında bulunuyoruz" dedi. Öner, "Türkiye'de kredi kartı takibindeki tüketici sayısı 4 milyon 224 bin 804 kişidir. 10 milyona yakın kredi kartı sahibi, kartlarının sadece asgari ödeme tutarını ödeyebilmektedir. Bu kişilerde, borçlarını ödeyemedikleri için yasal takibata girecek risk grubundadırlar" ifadesinde bulunarak açıklamasına şu şekilde devam etti:
"2009 yılında taksitle bağlanmış tüketici kredisi borcu 18 milyardır 2010'un ilk on ayında ise bu tutar çoktan aşılmıştır. Mayıs 2010 itibariyle kişisel borçlanma tutarı 170 milyardır. Söz konusu tutarın 39 milyar lirasını kredi kartı borcu oluşturmaktadır.
Konfederasyonumuz Türkiye Kamu-sen'in 2009 yılında memurlar üzerinde yaptırmış olduğun anket, memurların ekonomik sıkıntılarını somur rakamlarla ortaya koymaktadır. Kamu görevlilerinin % 58'i ailesinin geçimini tek maaşla sağlıyor.Yani evlerine ikinci bir maaş girmiyor (eşleri ya da çocukları çalışmıyor). Memurların %97'si ise gelirleri ile tüm ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Bu da memuru borçlanmaya zorluyor. Son altı ayda borç ödemek zorunda kalan memur sayısında %53 artış olduğu gözleniyor. Maaşı harcamalarına yetmeyen memurların, %31 kredi kartına borçlanarak ay sonunu getirebiliyor. Aynı araştırma gösteriyor ki ; kamu çalışanlarının %83'ü kredi kartı borçlarını düzenli ödemekte zorluk çekiyor.
Memurun aldığı maaş ve hükümetin neva gördüğü zam oranı ortadadır. Ay sonunu sağa sola borçlanarak ya da kredi kartına yüklenerek geçiren memur, yaklaşan bayram öncesinde bankaların kamu çalışanlarına yapmış olduğu kampanyalarla yeni bir ekonomik felaketin içine sürüklenmek üzeredir.
Tüm vatandaşlarımız arasında kronikleşen bir sorun haline gelen kredi kartı ve banka kredileri borçları, ülkemiz insanlarını cinnet noktasına getirmiştir. İcra dosyalarının sayısı 14,5 milyona ulaşmış, geçim sıkıntısına bağlı olan boşanmalar ve hatta intihar vakaları katlanarak artmıştır. Borcunu ödeyemeyeceği için yasa dışı işlere kalkışan ve daha kötüsü böbreklerini satan inanlarımızın hiç de azımsanacak bir oranda değildir.
Bilindiği üzere, ülkemizde bankacılık sistemi küresel sermayenin kontrolüne girmiştir. Her yıl bankalar, rekor düzeyde kazanç elde ettiklerini basın yoluyla ilan etmektedir. Bunun tek sebebi, Bankacılık sektörünün iktidarında desteği ile yüksek faizlerle ''halkı sömürü sektörüne'' dönüşmesidir.
Bayram kredisi adı altına albenisi yüksek tüketici kredilerinin faiz oranlarının ve vadelerinin gerçekte ne kadar olduğu ile perde arasındaki ödeme tutarları iyi hesaplanmalıdır."
"2009 yılında taksitle bağlanmış tüketici kredisi borcu 18 milyardır 2010'un ilk on ayında ise bu tutar çoktan aşılmıştır. Mayıs 2010 itibariyle kişisel borçlanma tutarı 170 milyardır. Söz konusu tutarın 39 milyar lirasını kredi kartı borcu oluşturmaktadır.
Konfederasyonumuz Türkiye Kamu-sen'in 2009 yılında memurlar üzerinde yaptırmış olduğun anket, memurların ekonomik sıkıntılarını somur rakamlarla ortaya koymaktadır. Kamu görevlilerinin % 58'i ailesinin geçimini tek maaşla sağlıyor.Yani evlerine ikinci bir maaş girmiyor (eşleri ya da çocukları çalışmıyor). Memurların %97'si ise gelirleri ile tüm ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Bu da memuru borçlanmaya zorluyor. Son altı ayda borç ödemek zorunda kalan memur sayısında %53 artış olduğu gözleniyor. Maaşı harcamalarına yetmeyen memurların, %31 kredi kartına borçlanarak ay sonunu getirebiliyor. Aynı araştırma gösteriyor ki ; kamu çalışanlarının %83'ü kredi kartı borçlarını düzenli ödemekte zorluk çekiyor.
Memurun aldığı maaş ve hükümetin neva gördüğü zam oranı ortadadır. Ay sonunu sağa sola borçlanarak ya da kredi kartına yüklenerek geçiren memur, yaklaşan bayram öncesinde bankaların kamu çalışanlarına yapmış olduğu kampanyalarla yeni bir ekonomik felaketin içine sürüklenmek üzeredir.
Tüm vatandaşlarımız arasında kronikleşen bir sorun haline gelen kredi kartı ve banka kredileri borçları, ülkemiz insanlarını cinnet noktasına getirmiştir. İcra dosyalarının sayısı 14,5 milyona ulaşmış, geçim sıkıntısına bağlı olan boşanmalar ve hatta intihar vakaları katlanarak artmıştır. Borcunu ödeyemeyeceği için yasa dışı işlere kalkışan ve daha kötüsü böbreklerini satan inanlarımızın hiç de azımsanacak bir oranda değildir.
Bilindiği üzere, ülkemizde bankacılık sistemi küresel sermayenin kontrolüne girmiştir. Her yıl bankalar, rekor düzeyde kazanç elde ettiklerini basın yoluyla ilan etmektedir. Bunun tek sebebi, Bankacılık sektörünün iktidarında desteği ile yüksek faizlerle ''halkı sömürü sektörüne'' dönüşmesidir.
Bayram kredisi adı altına albenisi yüksek tüketici kredilerinin faiz oranlarının ve vadelerinin gerçekte ne kadar olduğu ile perde arasındaki ödeme tutarları iyi hesaplanmalıdır."
