Güler, Terörle Mücadele Ve Gaziantep'i Değerlendirdi

Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarı Muammer Güler, terörle mücadelenin sadece güvenlik boyutu değil, siyasi, kültürel, hukuki, ekonomik, sosyal ve psikolojik birçok boyutu olduğunu belirterek, "Türkiye, gelişimini maalesef frenleyen terör meselesini çözdüğü takdirde artık önü tutulamayacak bir ülke olacaktır" dedi

Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarı Muammer Güler, terörle mücadelenin sadece güvenlik boyutu değil, siyasi, kültürel, hukuki, ekonomik, sosyal ve psikolojik birçok boyutu olduğunu belirterek, "Türkiye, gelişimini maalesef frenleyen terör meselesini çözdüğü takdirde artık önü tutulamayacak bir ülke olacaktır" dedi.
Gaziantep'te yayımlanan Objective Dergisi'ne kapak konusu olan Müsteşar Muammer Güler, yeni görevi ve terörle mücadeleyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Derginin sahibi M. Erhan Durukan'ın sorularını cevaplayan Güler, 1994 ve 2000 yılları arasında 6 yılı aşkın bir sürede yerine getirdiği Gaziantep Valiliği dönemiyle ilgili de bilgiler verdi.
Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı'nın teşkilat ve görevleri hakkında çıkarılan ve 17 Şubat 2010 tarihinde kabul edilerek, 4 Mart 2010 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 5952 sayılı kanununla ilgili bilgi veren Güler, "Bu Kanunun amacı; terörle mücadeleye ilişkin politika ve stratejileri geliştirmek ve bu konuda ilgili kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak üzere İçişleri Bakanlığı'na bağlı Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı'nın kurulması ile teşkilat, görev, yetki ve
sorumluluklarına ilişkin esasları düzenlemektir. Güvenlik kuruluşları ve ilgili kurumlar arasında terörle mücadele alanında gerekli koordinasyonu sağlamak, bu alandaki politika ve uygulamaları değerlendirmek amacıyla Terörle Mücadele Koordinasyonu kurulmuştur. Kurulun sekretarya görevi Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı tarafından yerine getirilir" ifadelerini kullandı.
Uzun yıllar valilik görevinden sonra Türkiye'de ilk kez kurulan terörle mücadelede koordinasyonu sağlamak, terörle mücadelede politika ve stratejiler geliştirmek amacıyla kurulmuş bulunan bu önemli teşkilatın ilk müsteşarı olma onuruna eriştiğini dile getiren Muammer Güler, şöyle devam etti:
"Türkiye 26 yıldan beri önemli bir terör mücadelesini sürdürüyor. Bu mücadelenin daha etkin ve koordinasyon içerisinde yürütülmesi için devletimiz böylesine bir kuruluşu uygun gördü. Gerçekten de ihtiyaç duyulan bir kurumdur. Bilgi ve tecrübemi bu müsteşarlığa taşıyarak, bu alanda da devletime hizmet etmek istiyorum. Tabii ki bu alandaki hizmet, terörle mücadelede çok etkili sonuçlar meydana getirecek ve bölge üzerinde uygulanacak terörle mücadeleye ilişkin her türlü tedbir ki, bunların ısrarla
belirttiğim bir noktası var; sadece güvenlik boyutu değil. Bakın bana göre terörle mücadelenin Sayın Cumhurbaşkanımız da geçtiğimiz günlerde ifade etti; sadece güvenlik boyutu değil. Bu işin siyasi, kültürel, hukuki, ekonomik, sosyal, psikolojik birçok boyutu var. Eğitim boyutu var. Bunları hepsiyle beraber değerlendirecek yeni politikalar, yeni stratejiler geliştirerek bu işin altından kalkınması gerekir. Türkiye, gelişimini maalesef frenleyen bu meseleyi çözdüğü takdirde artık önü tutulamayacak bir
ülke olacaktır. Bin yıldan fazla bu ülkede beraberce; kaderde, kıvançta, tasada ortak bir bütünlük halinde yaşayan insanların arasına nifak sokmayı önleyecek politikalar, stratejiler geliştirilirse ki ben bunları yapmak için elimden gelen gayreti göstereceğim. Bu anlamda bir hizmet fırsatı doğmuştur, önemli çalışmalar yapılacağına da inanıyorum. Hep ifade ettim, Gaziantep'te de söylüyordum; ben Mardin'de doğmuş 8 çocuklu mütevazı bir PTT memurunun oğlu olarak bugün Türkiye'nin en önemli görev
noktalarında görev yapabildiysem bu Cumhuriyetimin gücünü, Türkiye Cumhuriyeti'nin fertlerine tanıdığı imkan ve fırsat eşitliğini gösteren en önemli örnektir. Bunun binlerce de örneği vardır. Bu memlekette ayrı gayrı yoktur. Bu memleketin Doğulusu-Batılısı, Kuzeylisi-Güneylisi hepsi birdir, beraberdir, Herkese her makam açıktır. Bunu ifade ediyorum ve bu ülkeye de sadakatle hizmet hepimizin görevidir. Ülkenin birliği, bütünlüğü, bu işin önemli kilit noktasıdır. Ve ben bu terörle mücadelede bu
müsteşarlığın geliştireceği politikalarla çok önemli hizmetler yapacağına inanıyorum."
Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı'nın yapacağı çalışmalardaki önemli örneklerden bir tanesinin de Gaziantep olacağını vurgulayan Güler, "Çünkü Gaziantep, hem Milli Kurtuluş Mücadelesi'nin meşalesini yakan, hem o mücadeleyi Cumhuriyetle beraber üstlenen ve ekonomik anlamda da bu yükü taşıyan bir kenttir. Oradaki birlik beraberlik anlayışının Türkiye'ye teşmil edilmesi de bunların içerisinde önemli bir çalışma olacaktır. İnşallah bunu da gerçekleştirmiş olacağız" dedi.

"GÖNLÜMDE BİR 'ANTEP ATEŞİ' VARDIR VE HİÇ SÖNMEMİŞTİR"
Gaziantep Valiliği dönemi hakkında bilgi veren Güler, "Cumhuriyet döneminde Gaziantep'te en uzun süreli görev yapma onuruna erişmiş olmanın mutluluğunu her zaman ben, ailem hep taşıyoruz. Ve benim için bu meslekte en büyük kazanım, tecrübelerimi pekiştiren, beni Büyükşehir yönetiminde ve Türkiye'nin yönetiminde önemli bir yere taşıyan hep Gaziantep olmuştur. Bunu özellikle belirtiyorum. Özellikle Gaziantep'in 1994 ve 2000 yılları arasında yaşadığı bütün gelişmelerin, değişimlerin ve Türkiye'de öncüsü
olduğum birçok çalışmaların hep içinde yer aldık. Özellikle Organize Sanayi Bölgeleri'nin, Serbest Bölge ticaretinin gelişimindeki Gaziantep'in, Gazianteplilerin çabalarının hep yanında olduk. Zeugma ve Gaziantep Kalesi başta olmak üzere Gaziantep'teki kültürel faaliyetlerin başlangıcında hep emeklerimiz oldu. O emeklerimizin sonradan çok önemli projelere, çok önemli sonuçlara dönüştürülmüş olduğunu da hep zaman içinde izledim. Gönlümde bir 'Antep ateşi' vardır. Hiç sönmemiştir ve bu ilgimiz de halen devam
etmektedir. Gaziantep'te çok sayıda dostum var, her biriyle, her zaman görüşürüm. Ben açık söylüyorvar; sadece güvenlik boyutu değil. Bakın bana göum: Görev yaptığım her yerde; İstanbul'da 7,5 yıl, Samsun'da 2,5 yıl Türkiye'nin nabzını tutarken hep Gazianteplilere danışarak bu işi yaptım. Yani Gaziantepli sanayicilerle görüşmeden, istişare etmeden, hiçbir konuda kesin bir karar sahibi olmadım. Bunu da halen devam ettiriyorum. Çünkü bana göre 'Gaziantep, Türkiye'nin nabzıdır', 'Gaziantep Doğu'nun,
Güneydoğu'nun olmazsa olmazıdır' ve gerek oluşturduğu istihdam, gerek yatırımı, gerek dış ticaretimize ve vergi gelirlerine olan katkısını çok önemsiyorum. Ama sonuçta söylemek istediğim şudur: Gaziantep, insanlarının dayanışma gücü, birliktelik gücü, çalışkanlığı, girişimciliği, o bölgeye katkısı, bütün Türkiye'ye etkisi, hatta dünyaya açılan bir penceresi olarak her zaman gurur duyduğumuz bir yerdir. Gönlümüz her zaman Antep'ten yanadır. Ben hep 'Antepli olmak bir yana, Antepçi olalım' sloganını
orada söyleye gelmiştim. Görüyorum ki, Antep'te yaşayan herkes hem Antepli, hem Antepçi. Bu çok önemli bir şeydir ve Gaziantep'in gücü de buradan gelmektedir. Gazianteplinin motivesi, Gaziantepliye hizmetin insana kazandırdığı tecrübe ve o bakış açısı orada görev yapan yöneticileri başka yerlere taşıyabiliyor. Ben meslek hayatımdaki bu ileri noktalara gelmemi hep Antep'e borçlu olduğumu rahatlıkla ifade ediyorum. Gaziantep'e hizmet edenlere bir de Gaziantep'in vefası var. Gaziantepli kendisine hizmet
edenleri hiç asla unutmuyor ve yukarılara taşımak için de siyasi gücünü de, kent gücünü de kullanıyor. O da tabii çok önemli bir avantajdır" diye konuştu.
İleride siyasete girip girmeme konusundaki soruyu da cevaplayan Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarı Muammer Güler, "Şimdi tabii bürokrat olarak Türkiye'de 38 yıldan beri kamu hizmetinin içinde olan birisiyim. 18,5 yıl kesintisiz valilik yaptım. 4'ü büyükşehir olmak üzere 5 vilayette valilik nasip oldu. Bu büyükşehirler içerisinde Gaziantep'te 6 yılı aşkın, İstanbul'da da 7 yılı aşkın bir görev yaptım. Bunların içerisinde 10 sene süreyle İçişleri Bakanlığı Merkez Teşkilatı'nda yürüttüğüm üst düzey görevler
var, 10 yıla yakın süre kaymakamlık görevi var. Bunların hepsinde değişik alanlarda hizmet etme imkanımız oldu. Tabii ki, siyaset de çok önemli bir kurumdur. Siyaset, hizmetin en önemli alanlarından birisidir. Önümüzdeki dönem neyi gösterir bilemem ama hangi kulvarda olursak olalım, hangi makamda olursak olalım, memleket sevdamız ve bunların içerisinde de Antep'e olan sevdamız bitmez, eksilmez. Şartların gerektirdiği durum neyse ona bakılır ama ben ülkeme hangi kulvarda olursa olsun hizmet etme
arzusundayım" ifadelerini kullandı.