Kandil'den İmralı'ya 'açık çek'
PKK tepe yöneticisi Murat Karayılan, Radikal'e yaptığı açıklamada, Öcalan'a gönderdikleri mektupta Kandil'in her koşulda İmralı'nın alacağı kararlara uyacağını belirtiklerini söyledi.
PKK tepe yöneticisi Murat Karayılan, Radikal'e yaptığı açıklamada, Öcalan'a gönderdikleri mektupta Kandil'in her koşulda İmralı'nın alacağı kararlara uyacağını belirtiklerini söyledi.
KUZEY IRAK GÜNCESİ
28 EKİM 2010 SAAT: 19.00
ANKARA
İnsan Hakları Derneği (İHD), Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yollarla çözülmesi gerektiğini belirterek, “KCK’nin eylemsizlik sürecinin süresinin uzatmasını; hükümetin de sürecin barış sürecine evrilmesi doğrultusunda somut adımlar atmasını ve operasyonlara son vermesini” istedi. ANKA’nın dünkü haberine göre dernekten yapılan yazılı açıklamada diyalog ve müzakere sürecinin derinleştirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek “Bu beyanların arka planına bakmak lazım. Hangi sebeple bakmak lazım. Terör örgütlerinin istismar etmediği bir konu yoktur” dedi. ANKA’nın dünkü haberine göre Çiçek “Özellikle Geçitli Köyünde 2 yaşında çocuk sakat kaldı. 12 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti. Koydukları mayın sebebiyle. İlk önce bunu devletin üzerine atmak istedi ama şapka düştü kel göründü. Sonradan yapılan incelemede bu mayının örgüt tarafından konulduğu anlaşılınca o bölgede bir infial meydana geldi. Şimdi bunu yumuşatmak gayreti içerisindeler” diye konuştu.
BDP’nin dün yayımlanan Cumhuriyet bayramı mesajında “Cumhuriyetin; herkesi kucaklayan, eşit yurttaşlık hukukunu ve bütün farklılıkların özgürlüklerini güvence altına alan, demokratik-çoğulcu-ademi merkeziyetçi bir yapıya kavuşturulabilmesi için demokratik değişim ve dönüşüm artık kaçınılmaz hale gelmiştir” denildi.
PKK
PKK tepe yöneticisi Murat Karayılan Öcalan’ın kendilerine gönderdiği çözüm perspektifli mektuba yanıt verdiklerini söyledi. Radikal gazetesinden Ertuğrul Mavioğlu’nun Kandil’de sorduğu sorulara yanıt veren Karayılan “Biz yanıtımızda kaygılı olduğumuzu ama onu hiçbir koşulda boşa düşürmeyeceğimizi, diyalog sürecine stratejik düzeyde yaklaşabileceğimizi, hareket adına tüm diyalogları sürdürebileceğini, tamamen orada yürüteceği diyalogları bizim de burada pratikleştireceğimizi yazdık” dedi. Karayılan “AKP ve devlet iki hat üzerinde çalışıyor. Bir yanda marjinalleştirme projesi çerçevesinde askeri hazırlıklar var. Diğer yanda çözüm vb. görüntüsü” diye konuştu. PKK’nın devleti yenemeyeceğini, devletin de PKK’yı tasfiye edemeyeceğini ileri süren Karayılan şunları söyledi: “İstenirse şiddet yolu devam ettirilir, bu durumda inanın PKK yine daha güçlenir. O zaman belki kendi çözümünü de kendisi geliştirir, ilan eder. Son seçenek olarak ona da gidebilir.”
31 Ekim’de bitecek olan ateşkese ilişkin kararlarını henüz vermediklerini belirten Karayılan “Top karşıda. Güven verici adımlar atması lazım. Operasyonların durdurulması bir adım olabilir. Öcalan ile diyalog sürecinin geliştirilmesi önem taşıyor” dedi.
Karayılan sivil kayıplara ilişkin olarak “Evet bizden kaynaklı hatalar oldu. Yeri gelse, zamanı gelse kendimizden kaynaklı bu hatalar için özür dileriz, telafi etmeye yoluna da gideriz. Ama unutmamak gerekir ki bize ait olmayan eylemleri de devlet bizim üzerimize yıkmaya çalıştı. Buna rağmen bizden kaynaklı eylemlerde hiçbir sivilin zarar görmemesi için tüm güçlerimizi eğitimden geçirmede, anlayış kazandırmada daha emin ve güvenli biçimde konuşabilirim. Asla olmayacak” diye konuştu.
GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR
Cemil Çiçek’in sözleri Karayılan’ın “Gerekirse özür de dileriz” yollu ifadelerinin Ankara’da olumlu yankı bulmadığını ve örgüte yönelik tavrı etkilemeyeceğini gösteriyor.
Karayılan’ın Radikal gazetesine yaptığı açıklamalar, Başbakan Erdoğan ve yakın çevresinin “Öcalan’ın örgüt üzerinde etkinliği yok” eksenli iddialarının aksine Kandil’in her şart altında Öcalan’ın talimatlarına uyacağını teyit ediyor. Kandil’den İmralı’ya verilen ‘açık çek’ten başka bir anlama gelmeyen Karayılan’ın sözleri Öcalan’ın Ankara açısından ‘önemini’ artıran nitelik taşıyor.
Mektubun ‘adrese’ ulaşmaması, son dönemde İmralı-Kandil hattının ‘parazitli’ olmasına uygun düşüyor. Diğer bir ifadeyle Öcalan’ın İmralı’da yürütülen görüşmelerde örgütü etkisizleştirmede ‘cömert’ davranmadığını düşünen Ankara dolaylı iletişim kanalını ‘açık’ tutmaya gerek görmüyor.
KUZEY IRAK GÜNCESİ
28 EKİM 2010 SAAT: 19.00
ANKARA
İnsan Hakları Derneği (İHD), Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yollarla çözülmesi gerektiğini belirterek, “KCK’nin eylemsizlik sürecinin süresinin uzatmasını; hükümetin de sürecin barış sürecine evrilmesi doğrultusunda somut adımlar atmasını ve operasyonlara son vermesini” istedi. ANKA’nın dünkü haberine göre dernekten yapılan yazılı açıklamada diyalog ve müzakere sürecinin derinleştirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek “Bu beyanların arka planına bakmak lazım. Hangi sebeple bakmak lazım. Terör örgütlerinin istismar etmediği bir konu yoktur” dedi. ANKA’nın dünkü haberine göre Çiçek “Özellikle Geçitli Köyünde 2 yaşında çocuk sakat kaldı. 12 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti. Koydukları mayın sebebiyle. İlk önce bunu devletin üzerine atmak istedi ama şapka düştü kel göründü. Sonradan yapılan incelemede bu mayının örgüt tarafından konulduğu anlaşılınca o bölgede bir infial meydana geldi. Şimdi bunu yumuşatmak gayreti içerisindeler” diye konuştu.
BDP’nin dün yayımlanan Cumhuriyet bayramı mesajında “Cumhuriyetin; herkesi kucaklayan, eşit yurttaşlık hukukunu ve bütün farklılıkların özgürlüklerini güvence altına alan, demokratik-çoğulcu-ademi merkeziyetçi bir yapıya kavuşturulabilmesi için demokratik değişim ve dönüşüm artık kaçınılmaz hale gelmiştir” denildi.
PKK
PKK tepe yöneticisi Murat Karayılan Öcalan’ın kendilerine gönderdiği çözüm perspektifli mektuba yanıt verdiklerini söyledi. Radikal gazetesinden Ertuğrul Mavioğlu’nun Kandil’de sorduğu sorulara yanıt veren Karayılan “Biz yanıtımızda kaygılı olduğumuzu ama onu hiçbir koşulda boşa düşürmeyeceğimizi, diyalog sürecine stratejik düzeyde yaklaşabileceğimizi, hareket adına tüm diyalogları sürdürebileceğini, tamamen orada yürüteceği diyalogları bizim de burada pratikleştireceğimizi yazdık” dedi. Karayılan “AKP ve devlet iki hat üzerinde çalışıyor. Bir yanda marjinalleştirme projesi çerçevesinde askeri hazırlıklar var. Diğer yanda çözüm vb. görüntüsü” diye konuştu. PKK’nın devleti yenemeyeceğini, devletin de PKK’yı tasfiye edemeyeceğini ileri süren Karayılan şunları söyledi: “İstenirse şiddet yolu devam ettirilir, bu durumda inanın PKK yine daha güçlenir. O zaman belki kendi çözümünü de kendisi geliştirir, ilan eder. Son seçenek olarak ona da gidebilir.”
31 Ekim’de bitecek olan ateşkese ilişkin kararlarını henüz vermediklerini belirten Karayılan “Top karşıda. Güven verici adımlar atması lazım. Operasyonların durdurulması bir adım olabilir. Öcalan ile diyalog sürecinin geliştirilmesi önem taşıyor” dedi.
Karayılan sivil kayıplara ilişkin olarak “Evet bizden kaynaklı hatalar oldu. Yeri gelse, zamanı gelse kendimizden kaynaklı bu hatalar için özür dileriz, telafi etmeye yoluna da gideriz. Ama unutmamak gerekir ki bize ait olmayan eylemleri de devlet bizim üzerimize yıkmaya çalıştı. Buna rağmen bizden kaynaklı eylemlerde hiçbir sivilin zarar görmemesi için tüm güçlerimizi eğitimden geçirmede, anlayış kazandırmada daha emin ve güvenli biçimde konuşabilirim. Asla olmayacak” diye konuştu.
GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR
Cemil Çiçek’in sözleri Karayılan’ın “Gerekirse özür de dileriz” yollu ifadelerinin Ankara’da olumlu yankı bulmadığını ve örgüte yönelik tavrı etkilemeyeceğini gösteriyor.
Karayılan’ın Radikal gazetesine yaptığı açıklamalar, Başbakan Erdoğan ve yakın çevresinin “Öcalan’ın örgüt üzerinde etkinliği yok” eksenli iddialarının aksine Kandil’in her şart altında Öcalan’ın talimatlarına uyacağını teyit ediyor. Kandil’den İmralı’ya verilen ‘açık çek’ten başka bir anlama gelmeyen Karayılan’ın sözleri Öcalan’ın Ankara açısından ‘önemini’ artıran nitelik taşıyor.
Mektubun ‘adrese’ ulaşmaması, son dönemde İmralı-Kandil hattının ‘parazitli’ olmasına uygun düşüyor. Diğer bir ifadeyle Öcalan’ın İmralı’da yürütülen görüşmelerde örgütü etkisizleştirmede ‘cömert’ davranmadığını düşünen Ankara dolaylı iletişim kanalını ‘açık’ tutmaya gerek görmüyor.
