Şerzan Kurt Davası 8 Aralığa Ertelendi

11 mayısta Muğla'da çıkan olaylarda üniversite öğrencisi Şerzan Kurt'u (21) tabancayla vurarak ölümüne neden olduğu iddia edilen polis memurunun yargılandığı ve güvenlik gerekçesiyle Eskişehir'e nakledilen davanın duruşması 8 aralığa ertelendi

11 mayısta Muğla'da çıkan olaylarda üniversite öğrencisi Şerzan Kurt'u (21) tabancayla vurarak ölümüne neden olduğu iddia edilen polis memurunun yargılandığı ve güvenlik gerekçesiyle Eskişehir'e nakledilen davanın duruşması 8 aralığa ertelendi. Sanık polis memurunun tahliye talebini reddeden mahkeme heyeti, olay yerinde keşif yapılmasına karar verdi.
Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın duruşmasına, sanık polis memuru G.Ş. ve 3 avukatı katıldı. Maktul Şerzan Kurt için Eskişehir'e gelen çeşitli kentlerdeki barolara mensup 18 avukatın katıldığı duruşma sebebiyle trafiğe kapatılan adliye çevresinde geniş güvenlik tedbirleri alındı. Mahkeme heyeti, tarafların ifadelerini aldıktan ve talepleri dinledikten sonra duruşmaya yaklaşık bir saat ara verdi. 6 saat süren duruşma sonunda, suçlamayı reddeden sanık polis memurunun tahliye talebini
reddeden mahkeme heyeti, Muğla'daki olay yerinde keşif yapılmasına karar verdi. Kurt'un annesi Necla, babası Ömer Kurt ile AK Parti Batman Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, BDP milletvekilleri Ayla Akat Ata, Bengi Yıldız, Hamit Geylani, Akın Birdal, Pervin Buldan ile bazı parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin de izlediği duruşma, 8 aralık 2010 günü saat 10.00'a ertelendi.
Adliye önünde bekleyen bir grup Türkçe ve Kürtçe sloganlar attı. Burada açıklama yapan Şerzan Kurt'un babası Ömer Kurt, ''Oğlum Şerzan Kurt, böyle bir durumla, ülkedeki sorun yüzünden karşı karşıya kaldı. Aslında Şerzan, okuyan, düşüncelerini kardeşçe paylaşan bir şahsiyetti. Şerzan, bu ülkenin birliği, beraberliği, kardeşliği, dostluğunun sembolü olsun. Şerzan şahsında adalet hak ettiği şekilde yerini bulsun ki bir daha tetiğe elini uzatan kötü niyetliler, provokatörler o cesareti kendilerinde
görmesinler'' dedi.
BDP Batman Milletvekili Bengi Yıldız da adliye dışında alınan güvenlik tedbirlerinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, şöyle konuştu: ''Bugün buradaki güvenlik önlemleri hepimiz açısından önemli bir sınav verdi. Ama içerisi için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Bana göre içeride yargıdan çok önyargı vardı. Umarım ki bu da benim önyargım olsun. Çünkü, bu dava daha sonuçlanmadı. Toplumun birarada yaşamasının, devletin demokratik devlet olabilmesinin en önemli koşulu, adaletin yerine gelmesidir. Umarız ki
devletimiz ve yargımız, hukuk devletinin gereğini yerine getirir, buradaki mevcut haksızlığı giderir. Çünkü, hepimizin burada olmamızın temel sebebi bu'' diye konuştu.
Kurt ailesinin avukatlarından Arif Ali Cangı ise bugünkü duruşmada öncelikle dava dosyasının Muğla'dan Eskişehir'e naklinin anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırılığını tartıştıklarını anlatarak, şunları söyledi: ''Zira dava dosyasının nakline yol açan Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 19. maddesinin 2. fıkrası doğal yargıçlık ilkesine, Yargıtay'ın vermiş olduğu nakil kararının kesin olması, itiraz yolunun olmaması nedeniyle hak arama özgürlüğüne aykırı olduğundan anayasanın 36. ve 31. maddesi,
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. ve 13. maddesini ihlal ettiğinden, yasanın anayasaya uygunluğu açısından konunun Anayasa Mahkemesi'ne götürülmesi talebinde bulunduk. Mahkeme, bu istemimizi reddetti. Ardından doğal yargıçlık ilkesine aykırı bir şekilde olay yeri dışında başka bir mahkemede yargılamanın yapılmasının bir doğal sonucu olarak, tanıkların Talimat Mahkemeleri'nde dinlenmesinin tartışmasını yaptık. Zira, tanıkların doğrudan doğruya karar verecek yargıç tarafından sorgulanması, tarafların
itirazlarını ileri sürmeleri, soru sormaları adil yargılama hakkının bir doğal sonucudur. Mahkeme bu istemimizle ilgili olarak şu ana kadar ifadesi alınan tanıklar da dahil olmak üzere yeniden bulundukları yerlere talimat yazılmasına ve bu tanıkların anlatımlarının taraf vekillerinin hazır bulunacağı şekilde görüntü ve ses kayıtları alınarak yapılmasına karar verdi. Muğla Ağır Ceza Mahkemesi de olay yerinde keşif yapacak.''
Öte yandan duruşma görülürken adliye binasının yakınlarındaki apartmanlarda büroları bulunan bazı avukatlar, iş yerlerinin pencere camlarına Türk bayrakları astı.
Kurt'un ölümüyle ilgili olarak Muğla Emniyet Müdürlüğü'nde görevli polis memuru G.Ş. tutuklanmıştı. G.Ş. hakkında Muğla Ağır Ceza Mahkemesi'nde ''olası kasıtla nitelikli adam öldürme'' suçundan dava açılmıştı.
(HÖ-AS-EA-Y)