Türkmenoğlu'ndan Bilgi Eksikliğine Tepki

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Van Milletvekili Kayhan Türkmenoğlu, hükümetleri tarafından yapılan yatırımları takip ederek yerinde incelemek kadar doğal bir şeyin olmayacağını belirtti.

Türkmenoğlu'ndan Bilgi Eksikliğine Tepki
Kayhan Türkmenoğlu, geçtiğimiz günlerde bazı basın yayın organlarında çıkan haberlere tepki gösterdi. Bazı konuların bilinmesi halinde yazılması gerektiğini ifade eden Türkmenoğlu, eksik bilgilerle yapılan bu gibi eleştirilerin mesleki ahlaka sığmadığını söyledi. Hafta içi genel kurul çalışmaları sebebi ile Ankara'da olduğunu, hafta sonu itibari ile seçim bölgesine geldiğini anlatan Türkmenoğlu, "Bazı yayın organlarının köşe yazılarında gerek hükümetimiz gerekse de şahsıma atfen gerçek dışı ve bilgi eksiklikleri sebebi ile art niyetli kişilerin yazı ve beyanlarına karşılık daha önce defalarca açıkladığım konuları bir kez daha altını önemle çizmek istiyorum. Seçildiğim günden itibaren görevim yarısını seçim bölgem olan Van'da geçirdim. Milletvekili arkadaşlarımız beraber Van halkı ile iç içe olmaya çalıştık. Hemşehrilerimizin derdini dinleyip sorunlarını çözmeye gayret gösterdik. Bununla birlikte her kim şahsıma ulaşmışsa kendi meselem bilip ilgilendim. Öte yandan ülkemizi ilgilendiren meclis çalışmalarımı da aksatmamaya özen gösterdim. Seçim bölgemde sosyoekonomik kalkınmayı gerektirecek konulara eğildim. Kentimin daha çok yatırım almasını, gelişmesini ve iş alanlarının oluşması için çalıştım. Üç yıl boyunca hiç tatil yapmadan gelen yatırımları yerinde görmek, varsa problemleri çözmek için Van'da kurumlar arası, Ankara'da ise bakanlıklar arası mekik dokudum. Bizler bunları yaparken, şahsıma atıfta bulanarak üç yıldır yaptığım bu emeklerimi boşa çıkarıp Van kamuoyunu yanıltıcı beyanlarla kafa karıştırmak hiç kimseye fayda getirmez. Görünen köye de kılavuz gerekmez" dedi.
"HÜKÜMETİMİZİN YATIRIMLARINI TAKİP ETMEK KADAR DOĞAL NE OLABİLİR Kİ?"
Mensubu olduğu ve onur duyduğu AK Parti iktidarının Van'a yapmış olduğu yatırımları anlatmaktan bazı çevrelerin neden rahatsız olduğunu anlayamadığını vurgulayan Kayhan Türkmenoğlu, "Hükümetimiz tarafından tüm yatırımları takip etmemiz, yerinde incelememiz, iktidar partisinin milletvekili olarak elbette görev alanımızdır. Hükümetimizin gerçekleştirdiği yatırımları anlatmamızdan, reklamını yapmamızdan daha doğal ne olabilir ki? Asıl bizim gerçekleştirdiğimiz icraatları sahiplenen emek hırsızlarından hesap sorulması gerekir. İlimize yapılan tüm yatırımların altında AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik başta olmak üzere tüm milletvekili arkadaşlarımızın imzası bulunmaktadır" ifadelerini kullandı.
"SERBEST SANAYİ BÖLGESİ IĞDIR'A KURULUYOR SÖYLEMİ BOŞ LAFTIR"
Serbest Sanayi Bölgesi'nin Iğdır'a kurulduğu yönündeki söylemlerin boş laftan ibaret olduğunu dile getiren Kayhan Türkmenoğlu, "Bu söylem hiçbir şekilde dolu olmayan boş söylenmiş bir laftır. Serbest Sanayi Bölgesi düşüncesi Van'da oluşmuş bir fikir olup, Başbakanın İran gezisinde gelişmiş, teknik incelemeler yapılmış ve yeri, ismi, şekli daha neticelenmemişken bunu Iğdır'a kuruldu gibi göstermek yanlıştır. Bunun uzun vadeli bir proje çalışması olduğunu defalarca ifade ettim. Öküzün altında buzağı aramanın anlamı yok" dedi.
"25 YILDIR YAPILMAYANI 2 YIL İÇERİSİNDE YAPTIK"
Kapıköy'ün kara taşımacılığına açılmasının sonuçlandırılmadığı eleştirisine de değinen Kayhan Türkmenoğlu, "25 yıldır dilden dile söylenen, ancak bir arpa boyu yol almayan Kapıköy için iki yıldır 13 ayrı devlet kurumunun olur yazısını bire bir takip ederek sonuçlandırdık. Nitekim Van-Kapıköy Kara Hudut Kapısı'nın açılması Türkiye Cumhuriyeti Devleti Bakanlar Kurulu'nca 13 Mayıs 2010 tarihinde kararlaştırılmış olup 22 Mayıs 2010 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanmıştır. Ardından ilin valisi hatta Ticaret Sanayi Odası sinevizyon kapsamında bu somut ve sonuçlandırılmış karara sahip çıkıp hükümetimize teşekkür etmişlerdir. Hal böyle iken kamuoyunda sonuçlanmadı demek bu 2 kurumu samimiyetsiz bulmak anlamına gelmez mi? Herkes ne konuştuğunu iyi bilmelidir. Ancak bizim için aynı kararın İran tarafından da alınması gerektiğini ve bunun için de çalışma yaptığımızı defalarca ifade ettim. Takdir edersiniz ki karşınızdaki ayrı bir devlet ve onun da kendisine göre yasa ve kanunları var. Bu çerçevede çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İran'a gidip gelmemiz seyahat amaçlı değil, tamamen işi takip eden kararlığımızı hissettiren bir yaklaşımdır" şeklinde açıklamasını yaptı.
"DIŞ TİCARET HACMİ 40 MİLYON DOLARI GEÇMİŞTİR"
Sınır ticaretinin aksadığı, dükkanların belirli isimlere verildiği ve çalışmaz halde olduğu yönündeki eleştirilere de sert tepki gösteren Kayhan Türkmenoğlu, tüm bu bilgilerin araştırılmadan yazıldığını belirtti. Eksik bilgilerle bir takım çevreleri karalamanın kimseye bir fayda getirmeyeceğini anlatan Türkmenoğlu, "Sınır ticaretinin canlanması için her iki ülkenin dış ticaret heyetleri, tacirler ve konu ile ilgili ticaret odalarının katılımı ile Türkiye-İran Sınır Ticareti Ortak Komitesi IV. Dönem Toplantısı 31 Mayıs 2008'da Van'da yapıldı. Aynı şekilde 13 Ekim 2008'de ise Urumiye'de toplanılmıştır. Tarihte ilk kez Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın ortak toplantıları Van ve Urumiye'de gerçekleştirilmiş, karşılıklı görüşler doğrultusunda 16 Haziran 2009'da Bakanlar Kurulu Kararı ile 16 Haziran 2009'da Resmi Gazete'de yayınlanmış ve yürürlüğe girmiştir. Sonuç ise nettir. Bizler milletvekili ve hükümet olarak yasama yapanlarız. Yasa, kanun ve kararname çıkarma görevimizi yerine getiririz. Sınır ticaretini yürütme organı tabi ki valilik başkanlığında sınır ticareti değerlendirme kuruldur. Kararname çıktıktan sonra sadece bir şirketin yetkisinde olan ticaretin tabana yayılması hedeflenmiş ve Van'da şu an belge sahibi olan firma sayısı ise 409'a ulaşmıştır. 2008 yılında ticaret hacmimiz 10 milyon dolar iken 2010'da ise 40 milyon doları geçmiştir. Bundan da anlaşılan odur ki yaptığımız iş doğrudur. Gönlümüz Van'ın 100 milyon dolar ticaret hacmine ulaşmasıdır. Bunun için daha çok ithalat ve ihracatçıya ihtiyacımız var. Dükkanların kişilere verilmesi ve ticaretin yürütülmesinin şahsıma bağlanması vicdansızlıktır. Muhatap bu işi yapan değerlendirme kurulu ve başkanıdır. Sorgulamanız gereken makam ben değilim" şeklinde tepki gösterdi.