'Tehdit ediliyoruz dâvâ açacağız'
Eylem günü sadece geçmiş tarihli reçete kabul ettikleri için eczacıların tehdit edildiklerini iddia eden,Türk Eczacılar Birliği (TEB) Genel Başkanı Erdoğan Çolak,'Bu yaklaşım ülkemizde demokrasinin gelişimine samimiyetle inanan ve çabalayan her kişi ve kurum için tam bir hayal kırıklığıdır' dedi.

TEB Genel Başkanı Erdoğan Çolak, düzenlediği basın toplantısında, Türkiye genelinde gerçekleştirdikleri kepenk kapatma eyleminden sonra siyasi irade ve bürokrasi tarafından sorunlarının çözümüne ilişkin herhangi bir adım atılmadığını belirtti. Çolak, Siyasi iradece yapılan tek şeyin kamuoyunu yanlış bilgilendirerek manipüle etmek ve demokratik hakkını kullanan eczacıları tehdit etmek olduğunu iddia etti.
“DAVA AÇACAĞIZ”
Çolak, basın yoluyla öğrendikleri görüşmeler sonucu 800 milyon TL'nin ilaç üreticilerine aktarılacağının açıklandığını ifade ederek, bütçeden böyle böylesi bir miktarın aktarılmasının üzerinde düşünülmesi ve acilen geri dönülmesi bir gereken bir karar olduğunu bildirdi.
Bu anlaşmanın ortadan kalkması için dava açacaklarını bildirdi. Bu konunun meslek örgütleri yok sayılarak, çözülmeye çalışılmasının yanılış ve sonuçsuz bir yaklaşım olduğuna işaret eden Çolak, sözlerine şöyle devam etti:
“Çalışma Bakanı'nın 'sorunlarını çözdüm' şeklinde açıkladığı anlaşma hükümlerini ilaç sanayi ya keyfince uygulamakta ya da yok saymaktadır. Diğer yandan, ilaç fiyat düşüşlerinin 45 gün sonra yürürlüğe girmesi hakkındaki genelge üzerinden 24 saat geçmeden değiştirilmiş, 3 aralık gecesi bir Kararname değişikliği yayınlanarak 45 günlük süre beş güne indirilmiştir.”
SGK'nın 4 Aralık günü panik yaşadığını kaydeden Çolak, başta provizyon sistemine giriş yapan tüm eczaneleri açıkmış ve eyleme katılmamışlar gibi göstermeye çalıştıklarını da iddia etti.
“DÜŞÜK SERMAYELİ ECZANELER KORUNMALI”
Çolak devletin birincil görevinin doğuştan gelen sağlık hakkının tam ve eksiksiz bir biçimde kullanılmasını sağlamak ve sağlık hizmetinin sürekliliğini garanti altına almak olduğunu ifade ederek, bunun için 'zayıf halka olarak görüldüğü için gözden çıkarılmak istenen' düşük sermayeli eczanelerin korunması gerektiğine dikkat çekti. Sağlık ve ilaç alanını kurtarmanın tek yolunun eczacıların bilgi ve sahipliğinden ve danışmanlık hizmetinden kaynaklanan meslek hakkının verilmesi olduğunu belirten Çolak, söyle dedi:
“Bir gecede, bizim vergilerimizle ilaç sanayine verilen 800 milyon TL geri alınmalı. Yaratılan bu kaynakla. Anayasa'ya aykırı bir şekilde hastalarımızdan alınan muayene ücretleri tamamen kaldırılmalı, tüm çağdaş ülkelerde olduğu gibi eczacılara, fiyatlardan bağımsız bir meslek hakkı verilmelidir. Denetimler artırılmalı, sağlığın açık vermesini sağlayanlara, kamunun kaynaklarını zarara uğratanlara yaptırım uygulanmalı. Hepimizin ortak paydası olan sağlık alanında, dayatmalar yerine karşılıklı diyalog ve uzlaşı yolu açılmalıdır.”
TEB'in 4 Aralık'tan önce ne söylüyorsa aynı şeyi söylemeye devam ettiğini ifade eden Çolak, eczacıların az da olsa lehine olan 45 günlük geçiş süresinin beş güne indirildiğini söyledi. Çolak sanayinin stok zararlarını hala karşılayamadığını kaydederek, eczacının zararının telafi edilmediğini, bununla ilgili bir adım atılmadığını bildirdi.
SORULARA CEVAP
Çolak, gazetecilerin sorularını yanıtlarken de, şöyle dedi:
“2004'ten beri fiyatlar düşüyor. Genelge açık değil gerekçesiyle üreticiler yüzde 46'lık ödemenin yüzde 1'ini bile karşılamadılar. Bu konuda çözüm getirecek bir adım atılamadı. Üreticilere de bir şey denilmedi. Eczane stoklarınızdaki zarar karşılanacak denildi, beş günlük bir kararneme çıkarttılar. İlaç üreticileri 45 gün,15 gün, 5 gün, 1 ay karşılayacağız dediler. Hangisini ölçü alacaksınız? Sonuç alamadığımız için inancım sıfır. Süreç geçmiştir.Söz kalmıştır gerisi hikayedir. Stoklar beyan edilir, ilaç üreticileri öder. Yapmayan içinde uygulama başlatılır.”
Bir Gazetecinin yarın toplanacak genel kurulda ne tür kararlar alınabileceği sorusuna ise Çolak, yeni eylem biçimleri çıkacağını asıl amaçlarını eylem takvimi yapmak değil, sorunun çözümü olduğunu kaydetti.
