Rum yönetimi silahlanma kararından vazgeçmiyor

Kıbrıs Rum Milli Muhafız Ordusu (RMMO) Komutanı Korgeneral Petros Çalikidis, '200 milyon Avroya mal olan silahlanma programlarının uygulamaya konduğunu' açıkladı.

Çalikidis, Rum Simerini gazetesine verdiği demeçte, silah sistemlerinin devletin ekonomik imkanlarına bağlı olduğunu fakat küresel ekonomik krize rağmen 200 milyon euroluk maliyeti olan silahlanma programlarının uygulamaya konulduğunu kaydetti. Çalikidis, Kıbrıs sorununda çözüme ulaşılıp ulaşılmamasından bağımsız olarak, RMMO'nun kendi personeline özen göstermeye devam edeceğini ifade etti. Habere göre, silahlanma programlarının içerisinde, 3 ultra modern araştırma ve kurtarma helikopteri ile çok sayıda araç da bulunuyor.

TURNUSOL KÂĞIDI

Kıbrıs’ta çözüme en fazla yaklaşıldığı bir dönemde Rum Yönetimi’nin bu tavrı tepki çekti. Barış taraftarlarının elini zayıflatan bu gelişmenin bilinçli bir şekilde yapıldığını belirten Kıbrıs sorunu uzmanları, silahlanmanın yıllardır devam ettiğini bu gelişmenin Rumlar’ın toplumlararası görüşmelere karşı tavrını anlamak açısından turnusol kağıdı olarak algılanması gerektiğini açıkladı.

RUMLAR NİYETİ BOZDU

2010 yılına silahlanarak giren Rum Yönetimi’nin tavrını verdiği demeçte değerlendiren KKTC Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün, Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Rusya ve daha farklı AB ülkelerinden silah satın alma girişimini, ''maceracı ve sorumsuzca girişim'' olarak niteleyerek, bunun, ''Ada barışının koruyucusu ve Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin yegane sağlayıcısı olan Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ve Türkiye'nin etkin ve fiili garantisinin devamına olan ihtiyacı bir kez daha açıkça gözler önüne serdiğini'' bildirdi. Özgürgün, Rum Yönetimi’ni bu sorumsuz ve saldırgan politikasında silahlanarak daha da cesaretlendiren ülkeleri de daha sorumlu olmaya davet etti.

VAHİM BİR TAHRİK


Bakan, Kıbrıs Rum Yönetimi’nin silahlanma amacını dışa vurmasını büyük bir tahrik olarak niteledi. Özgürgün, ''Bu maceracı ve sorumsuzca girişim Ada’mızda barışın koruyucusu ve Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin yegane sağlayıcısı olan Türkiye'nin fiili garantisinin devamına olan ihtiyacı gözler önüne sermektedir'' ifadesini kullandı.