Kızılırmak Deltası’nda ikinci risk

Kızılırmak deltası DRONE GÖRÜNTÜSÜ
Tarım İçme Suyu Biyoloji Pınarlar Hayvan 

-Yerden delta içerisinde detaylar
-Prof. Dr. Yusuf Demir röportaj
-Delta dışarıdan görüntü ve yakın detay

( SAMSUN - DRONE)- Prof. Dr. Demir: "Deniz suyu deltanın tuzlanmasına ve oradaki biyolojik yaşamın tamamen döngüsünün değişme riskini taşıyor"- UNESCO Dünya Geçici Miras Listesi’nde yer alan Kızılırmak Deltası kuruyor SAMSUN

- UNESCO Dünya Geçici Miras Listesi’nde yer alan Kızılırmak Deltası azalan yağışlardan dolayı kuruma tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. Prof. Dr. Yusuf Demir, "Deltada su seviyesi riskli dediğimiz seviyenin bile altına düşme noktasındadır. Deniz suyunun alttan tuzlu su girişi deltanın tuzlanmasına ve oradaki biyolojik yaşamın tamamen döngüsünün değişmesi riskini getiriyor" dedi.
Samsun’da bulunan Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti birçok farklı bitki ve hayvan türüne ev sahipliği yapıyor. Son aylarda bölgeye yeterli yağışın düşmemesi ise bölgede bulunan sulak alanları tehlikeye düşürdü. Samsun’da özellikle son 6 ayda istenilen yağışın düşmedi. Deltada ise suların çekildiği topraklarda derin çatlaklar oluştu. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, "Özellikle Samsun’da son 6 aylık süreçte hemen hemen doğru dürüst yağış almadığımızı söylemek doğru olur. Aldığımız yağışlarda ancak belli dönemlerde çok az aldık. Bunu da gerek sulak alanlardaki su seviyelerinden gerekse barajlardaki su seviyelerinden görmek mümkündür. Bugün Karadeniz’in dağlarına çıktığınızda Samsun’un dağlarına çıktığınızda bizim bu bölgemizin özelliği olan pınarlarımızı ve pek çok su kaynaklarımızın kuruduğunu pek çok su kaynaklarımızın yaz dönemindeki debinin bile altına düştüğünü görmek aslında bizi bu noktada ciddi endişe sevk ediyor. Önümüzdeki günler için belli umutları taşıyoruz. Ocak ayının sonu mart ayı gibi eğer yeterli kış yağışları alırsak belli ölçüde yaşadığımız sürecin özellikle tarıma, çevreye ve su kaynaklarına etkisini tolere etme şansınız hala taşıyoruz. Gidişat normal bir gidişat değil. Hepimizin bu noktada herkesi duyarlı olması gerektiği bir sürece girdik. Tabii, eğer yeterli yağışları alabilirsek tarım açısında belki belli ölçüde verim düşüklüğü olsa bile yine de kurtarabiliriz. Biz her ihtimale karşı bugünden başlayarak gerekli tedbirleri almak zorundayız" diye konuştu.
"Deltada su seviyesi riskli dediğimiz seviyenin bile altına düşme noktasında" Su seviyenin düşmesinin deltada yaşayan su canlılarının florası açısından büyük bir risk taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Yusuf Demir, "Özellikle mevcut su kaynaklarımızı korumak ve bu kaynakları geleceğe daha optimum seviyede taşımak zorundayız. Türkiye yaşanan süreci biliyoruz. Ankara’da, İstanbul’daki kaynakların doluluk oranlarını biliyoruz. Samsun’da hem içme suyu kaynağımız hem de baraj suyu kaynaklarımızın su seviyeleri uyarı vermeye başladı.
Biz bugünden itibaren bir damla suyu bile koruyacak tedbirleri hem vatandaşlar olarak hem yönetenler olarak almak zorundayız. Samsun özelinde hem ülkemiz açısından hem dünya açısından önemli kılan iki tane sulak alanımız var. Bunlardan bir tanesi Kızılırmak Deltası, bir tanesi de Ladik Gölü. Bu bölgede yine Yedikır Barajımız var. Bu üç tane sulak alanımız da çok ciddi risk altında olduğunu görüyoruz. Bugün Kızılırmak Deltası’na baktığımız zaman su seviyesi ciddi anlamda risk seviyesinin bile altına düşme noktasında. Tabii, bu oradaki su canlılarının florası açısından büyük bir risk taşıyor hem de çevredeki biyolojik ortam açısından risk taşımaya başladı.
Bunun için hem yer altı suyu girişlerinin besleme noktasında yağışları bekliyoruz. Bundan sonraki süreçte toplum olarak daha duyarlı hale gelmemiz, özellikle Kızılırmak Deltası’nın yaşadığı bu süreç ve tehlikenin giderilebilmesi için gerekli önlemlerin alınması lazım. Şu an Kızılırmak Deltası’nın ikinci bir risk başladı.
Deniz suyunun alttan tuzlu su girişi sağlayarak deltanın tuzlanmasına ve oradaki biyolojik yaşamın tamamen döngüsünün değişmesi riskini taşıyor. Bundan dolayı deltanın beslenmesi lazım yağışlar, yukarıdan gelen taban suyu ve benzer sular ile uzun vadede sulak alanların korunması ile ilgili projelerin yapılması ve geliştirilmesi lazım" şeklinde konuştu.
(FAU-
5 Ocak 2021 Salı günü yayınlandı