HÜRMÜZ BOĞAZI KAPANINCA NELER OLUR?

Prof. Dr. Beyhan Asma

Prof. Dr. Beyhan Asma

Hürmüz Boğazı, haritada sadece dar bir mavi çizgi gibi görünebilir ama dünya ekonomisi için hayati bir geçit demek abartı olmayacaktır. Umman ve İran arasında yer alan bu su yolu, Basra Körfezi'nden çıkan petrol ve doğalgazın dünyaya ulaştığı ilk kapı. güncel verilerine göre, 2025 yılı boyunca bu dar geçitten günde ortalama 20 milyon varil petrol taşınmıştı. Bu, dünyadaki tüm petrol tüketiminin yaklaşık %20'sine, deniz yoluyla taşınan petrolünse %30'una denk geliyor. Ayrıca Katar'dan çıkan sıvılaştırılmış doğalgazın (LNG) büyük kısmı da buradan geçiyor. Bununla birlikte, bu miktarın %69'u Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore tarafından tüketildi. Yani bu geçidin kapanması halinde bu ülkelerin enerji sistemleri doğrudan alarm durumuna geçebilir. Suudi Arabistan tek başına, 2025 yılında Hürmüz'den geçen petrol trafiğinin %38'ini oluşturdu. Peki, Hürmüz kapanırsa dünya ne yapar? Alternatif yollar elbette var, ancak hiçbiri yeterli değil. Suudi Arabistan, doğudaki Abqaiq tesislerinden batıdaki Yanbu limanına uzanan West-East Pipeline ile petrolü Kızıldeniz'e taşıyabiliyor. Bu hattın kapasitesi günlük 5 milyon varil, yani Hürmüz'den geçen petrolün yaklaşık dörtte biri kadar. Birleşik Arap Emirlikleri ise iç bölgelerden Fujairah limanına bağlanan 1,8 milyon varillik bir boru hattına sahip. İran'ın elindeki tek alternatif olan ve Eylül 2024'ten bu yana aktif kullanılmayan Goreh–Cask boru hattı ise sadece 300 bin varil kapasitesine sahip. Yani boğaz gerçekten kapanırsa, dünya kısa vadede bu kaybı telafi edecek bir güzergaha sahip değil. Bu kırılgan yapının üstüne bir de savaş eklenince enerji piyasaları hızla tepki verdi, yani askeri gerilimin tırmanması enerji piyasalarında zincirleme bir reaksiyon yarattı. Petrol fiyatı artışı sadece fiyatla sınırlı kalmadı. Lloyd's List'e göre bölgedeki sigorta primleri %60 arttı, bazı şirketler Hürmüz üzerinden geçecek her varil için 2 milyon doları aşan ek teminatlar talep etmeye başladı. VLCC tipi dev tankerlerin sefer ücretleri sadece bir hafta içinde %150 yükseldi. Güvenlik kaygısıyla birçok gemi rotasını uzattı ya da teslimatları erteledi. İran'ın geçmişte sıkça dile getirdiği boğazı kapatma tehdidi ilk kez resmi bir karar metnine dönüşünce, enerji piyasaları bu riski artık somut bir senaryo olarak fiyatlandırmaya başladı. Kısaca sözün özü; Hürmüz Boğazı yalnızca bir su yolu değil, dünya ekonomisinin nabzını tutan stratejik bir geçittir. Alternatif yolların sınırlılığı, enerji arz zincirinin bu noktadaki kırılganlığını her krizde bir kez daha gözler önüne seriyor. İsrail-İran arasında yaşanan çatışmalar ve ABD'nin müdahalesi, bu kırılganlığın sadece teorik bir risk olmadığını dünya kamuoyuna gösterdi. Petrol fiyatlarından sigorta maliyetlerine, gemi rotalarından devlet politikalarına kadar her alanda nasıl somut etkiler doğurduğunu gösterdi.