Virüsler Değişti, Alışkanlıklarımız Değişmedi

Oytun Erbaş

Oytun Erbaş

Kalabalık ortamlarda hâlâ aynı hataları yapıyoruz. Oysa virüsler artık eski virüsler değil. Daha dirençli, daha saldırgan, daha inatçı. Buna rağmen biz hâlâ “bir limon, bir nar suyu” ile işin çözüleceğini sanıyoruz.
 
Ben yıllardır şunu söylüyorum: Ağız ve burun temizliği, el yıkamak kadar önemlidir.
Nasıl ellerimizi günde defalarca yıkıyorsak, ağzımızı da yıkamak zorundayız. Diş fırçalamaktan bahsetmiyorum; onu günde 10 kere yapamazsınız ama gargara yapabilirsiniz.
 
Ben günde sekiz defa gargara yapıyorum.
Suyla olur, tuzlu suyla olur.
Mavi renkli gargaralar olur.
Dişleri biraz boyar ama plağı önler.
İsterseniz batikonla yapın, iyotla yapın.
Bir bardak suya 10 damla oksijenli su koyun, olur.
 
Hatta bir bardak suya 3–5 damla bebek şampuanı koyun. Burnu yakmaz, ağzı yakmaz. Yağ çözücü ve antibakteriyel etkisi vardır. Ağız da sonuçta deridir. Ellerinizi yıkıyorsanız, ağzınızı da yıkayacaksınız.
 
Nar suyu, limon, greyfurt…
Evet, eskiden işe yarıyordu.
Ama mikroplar artık çok azgın.
Antibiyotik direnci var, antiviral direnci var. Virüsler mutasyona uğruyor, şekil değiştiriyor. Eskisi gibi değil.
 
Bugün şunu net söylüyorum:
Virüslerin gerçek anlamda ilacı yok.
Sadece HIV için koruyucu tedaviler çıktı, o da özel bir durum. Onun dışında influenza, Covid, para-influenza… İlaç yok. Aşılar var ama her virüsü durduramıyor.
 
Peki bağışıklığı ne bozuyor?
 
Bir: Ek hastalıklar.
Diyabet, kanser, otoimmün hastalıklar, kronik yorgunluk sendromu…
Bu hastaların bağışıklığı zaten zayıf.
 
İki: Alkol.
Bir duble alkol bile bağışıklığı bozar.
Etkisi bazen bir ay sürer.
Bunu söylediğimde bana “gerici” diyorlar. Umurumda değil. Bu bilimsel bir gerçek.
 
Üç: Psikolojik stres.
Ayrılık, yas, iş kaybı, sosyal baskı…
Hepsi interferon salgısını düşürür.
Interferon, vücudun virüslere karşı ana savunma hattıdır.
 
Peki interferonu nasıl artırırız?
 
Beta-glukan ile.
Arpa, çavdar, yulaf, bulgur, karabuğday…
Kepekli tahıllar.
Ekşi maya, nohut mayası, ekmek mayası.
Gerekirse tablet olarak da alınabilir.
 
Yoğurtla birlikte tüketin.
Yoğurttaki kazein bağışıklığı destekler.
 
Bir de sıcak…
Kışın sıcak içeceksiniz.
Ihlamur, adaçayı, çay… Fark etmez.
Göğsünüzü sıcak tutacaksınız. Sternum dediğimiz iman tahtası bölgesi, bağışıklık için kritik. Soğuk yedi mi, bağışıklık çöker.
 
Ve tuz…
Tuz çok önemli ama fazlası zehir.
Yemeğe bir kere dökün, yeter.
Fazlası hipertansiyon yapar, böbreği bozar, bağışıklığı düşürür.
 
Ben tek tip beslenmeye karşıyım.
Hayatta da karşıyım.
Beslenmede, ilişkide, işte, yatırımda…
 
Riski bölüştürün.
Tek bir gıdaya, tek bir kişiye, tek bir fikre saplanmayın.
Fanatizm sağlıklı değildir. Hastalıktır.
 
Vücut çeşitlilik ister.
Hayat da.
 
Bunu anlamadığımız sürece, virüslerle mücadelede hep geriden gelmeye devam ederiz.